Uzun yıllar yerel ve genel seçimleri izlemiş biri olarak, ilk kez böylesine tansiyonu yüksek bir seçim takip ettiğimi ifade etmek isterim.

Seçimlerde başarılı olmak için, sandık dışında her türlü yolu mübah gören bir kesimi de, ilk kez izliyorum.

Seçim propogandaları esnasında kullanılan dil ve agresif davanışlar da cabası. Hem yerelde hem genelde durum aynı.

Bakın Anayasa'mızın 2. maddesinde Cumhuriyetin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu yazılıdır.

Peki söylermisiniz, bu ilkelerin hangisi şu anda siyaset meydanlarında hükmünü koruyor acaba ?.

İddia ediyorum ki şu an siyaset meydanlarında bazı liderlerin söylediği sözleri bir vatandaş yada bir gazeteci söylemiş olsaydı çoktan hakaret suçundan ceza alırdı.

İşin daha da ilginç yanı yerelde yaşanıyor, bizim ilimizde de örneği var bu ibretlik yarışın.

Hele bir yönetici var ki ; Ne istediğinden bi haber seçim çalışması yapıyor, ya da öyle sanıyor.

Bir yanda parti flamalarını "çamaşır"a benzeten idareciler varken, öte yanda basit bir matematik işlemini yapmaktan aciz olan ama %57 ile seçim kazanacağı hayalini taşıyan yöneticiler var.

Tam da burada bir fıkra ekleyelim.

Temel, altında son model bir arabayla mahalleye gelmiş.

Bunu gören Dursun hemen Temel'in yanında koşmuş ve ;

- Ula uşağum bu kadar pahalı bir arabayı nasıl aldın ?. Diye sormuş.

Temel başlamış anlatmaya.

- "Bir gün otostop yapıyordum ki,  önümde habu arabayla, mini etekli güzel bir kadın durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi."

- Sen olsan ne ederdun Dursun'um ?.  Ben de arabasını aldım.

Dursun.

- "Çok iyi etmişsin Temel, zaten sana mini etek hiç yakışmazdı !."

İşte dostlar mini etekle %57 arasında olsa olsa böyle bir bağ oluşabilir ancak.

Neyse biz konumuza devam edelim, fıkra adrese ulaşır mı bilinmez ama bir hususun altını çizmek istiyorum.

31 Mart sabahı Türkiye genelinde çok iyi bir yüzde ile Ak Parti seçimleri kazanmış olacak.

Peki her yerde mi ?. Hayır, tabi ki kazanamayacağı il ve ilçeler olacak, demografik yapı nedeniyle kazanamayacağı yerler olacak, bu da demokrasinin gereği bir durum.

Ancak öyle yerler varki oralarda kaybetmek için yukarıda ki fıkra mantığı lazım.

Bunlardan bir tanesi Kocaeli. Benim tahminlerime göre, Kocaeli en yüksek oy oranı ile seçimi kazanacak illerden bir tanesi.

Ancak iki ilçe var ki, durum tıpkı fıkradaki gibi. Buralarda seçim kaybedilirse kimse Temel'e suç bulmasın sakın.

30 Mart, ayrıca geleceğimizin oylanacağı bir seçim olacak kuşkusuz, tamam Başbakanımız olağan üstü bir gayret ile bu davayı sırtında taşıyor ama biraz gayret de bizden olsa fena mı olur ?.

Bir mahalle düşünün ki, halef selef kavgası yaşanıyor adeta.

Aday gösterilmeyen eski meclis üyeleri ile aday gösterilen yeni meclis üyeleri arasında geçen kıyasıya mücadele.

Üstüne üstlük aday gösterilmeyen belediye başkan adayları ve onların taraftarlarının zemin çökertme savaşı var. Konuyu bilmesi gerekenler biliyor.

Aslında başkan adayları ile ilgili herhangi bir sorun olduğunu sanmıyorum. Diğer partilerde de başkanlar ile ilgili sıkıntı yok, tüm adaylar makamlarını hak edecek seviyedeler.

Bütün mesele listeler ile ilgili, parti içi mücadele meselesi. Siyasi alt yapıdan yoksun bu kadar insanı bir araya getirmeye çalışırsanız olacaklara katlanacaksınız demektir.

Şu anda olup bitenlerin ve seçimlerden sonra yaşanacak iç mücadelenin sorumlularını burada zikretmeyeceğim. Onlar kendilerini, partililer de onların kimler olduğunu biliyorlar.

Hangi amaçlar doğrultusunda bir ucubeler ordusu kurdunuz bilinmez ama, hiç olmazsa diğer ve çoğunlukta olan gönül erlerinin harcanmasına izin vermeyiniz.

İttihat ve Terakki'den bu yana neredeyse yüz elli yıldır bu millet çok eziyet çekti, cuntacılardan, darbecilerden, milletle yürümeyi beceremeyenlerden çok çekti.

Artık 30 mart yeni bir gün, yeni bir milat olsun, bu milletin Cumhuriyet'le buluştuğu, Ülkenin Cumhuriyet'e kavuştuğu, demokrasi ile birlikte taçlandığı gün olsun.

Bu irade ve azim bu millette var, onu hedefe yönlendirecek olan siyasi kadrolarında da var, yeterki siz gölge etmeyin.

Diyojen'in ifadesiyle "Gölge etmeyin başka ihsan istemez."

Selametle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
oğuz 4 yıl önce

30 martta herkes cumhuriyetle tanışacak kimse merak etmesin, yüzde 57 ler geldikleri gibi giderler merak etmeyin

Avatar
TEVFİK AYYİLDİZ 4 yıl önce

Herşeyin Hayirlisi Gerçek jüri Kararını vermeye sayili günler kaldi

Seçim sonuçlari ülkemize milletimize hayirli olmasi temennisiyle

Avatar
serdat 4 yıl önce

Ahmet abi dikkat kartepe de malum çevreler ikili oynuyorlar benden söylemesi