|
SON DAKİKA
Vahşi Kapitalizimde İşçilik
Tarihten günümüze gelene kadar en büyük sorunlardan biri çalışma hayatı olmuştur.
Çalışanlar ve çalıştıranlar arasında ki sorun kölelikle başlamış, sömürgecilikle devam etmiştir.
Köleliğe ve sömürgeçiliğe İslamiyet geçit vermediğinden genelde bugünkü avrupa devletlerinin sömürgeleri olmuş İslam devletlerinin olmamıştır.
Fakat bu günkü sömürgeçiliğin köleliğin adı vahşi kapitalizimdir.
Bu vahşi zihniyet insanlığın emeğini canını malını sömürerek hayatına devam etmektedir.
Dünyada kurulan sistemlere baktığımızda hep güçlüden sermayeden paradan yana tavır almıştır.
Kendilerine göre yöneticiler bularak sistemlerini insanlığı sömürme üzerine kurmuşlardır.
Bu elit zenginlerin elit yöneticileri ülkelerin karakteristik yapılarına göre ideolojiler geliştirerek suni kavgalarla toplumları korku imparatorlukları kurarak sömürmüştür.
Bu emperyal ideolojiler hep aynı merkeze elit kısma a hizmet etmiştir.
Kapitalizim kominizim, faşizim , libaralizim v.b fikirler insanları sömürmek için kullanılmış toplumları birbirine düşman etmiş ayrıştırmış savaşlar çıkartarak kendi sistemlerine hizmet ettirmişlerdir.
Koruyormuş gibi yaparak kurdukları korku imparatorluklarıyla dünyayı kurdukları sistemlerle sömürmekteler.
Bizler kendi kültürümüzü örf ve adetlerimizi, dini kurallarımızı alarak bir sistem kuramadığımızdan.
Biraz ondan biraz bundan toplama kanunlarla bu zamana kadar geldik.
Dikkat ederseniz şu an yaşadığımız ortam hepimize yabancı gelmekte.
Sokağa çıktığımızda bütün dükkan isimleri yabancı kendi yabancı ,insanlarımızın hal ve hareketleri giyim tarzı dinlediği müzük yaşadığı çevre sanki yabancı ülkedeyiz hissi vermekte.
Baktığımızda sadece bizi tüketici olarak gören yabancı zihniyet fabrika açmak yerine marketler giyim mağazaları açmakta.
Eski veya yeni yapılan fabrikalarda işletmelerde ise sorun içler acısı.
Üst yöneticiler çok yüksek maaş alırken işçileri mütahitleştirmeyle asgari üçrete mahkum etmektedirler.
İşsiz kalma korkusuyla yıllardır darbeler ihtilallerle korkan bireyler hak mücadelesinde sindirilmiştir.
Bu gün 2 bin TL’ nin altında maaş alan bir birey Türkiye şartlarında insanca nasıl yaşayacak.
Yıllık izininde tatilini yapan çoluğu çocuğuyla bir akşam yemeği yiyen, hafta sonu piknik yapabilen, misafirini ağırlayan, misafirliğe giderken 1 kilo baklava alabilen, yüzü bir nebze gülen insan görmek istiyorsak, ‘ asgari üçretle işçi çalışmayı sınırlamalı milyon dolar kazanan fabrikalarda işletmelerde mütahitleşme kaldırılmalı’.
İş verenin kullanacağı değil kendi insanının insanca yaşaması için kanunlar açilen düzeltilmelidir.
Hırsızlık arsızlık boşanmalar artmaz cezaevi, adliye yerine fabrikalar yapılsa suç oranları yüzde 90 düşer .
Çocuğunun reklamda gördüğü bir oyuncağı alamayan baba anne veya eşine bir hediye alamayanların halini anlamak lazım.
Ama ne yazık ki var yokun halinden anlamaz derler.
Gezmeler gitmeler kalktı .
İstatistikler gerçekleri yansıtmamakta.
Çünkü boşanmalarda az maaş boşanma sebebi değil.
Avukatlar aldatma ve şiddetli geçimsizlik diyerek kolay olsun diye mahkemeye vermekte.
Geçim darlığı ve işsizlik sosyal çözülmelere, Türk aile sistemini kökten etkilemekte.
Üniversite okumak evini geçindirmek için insanlar bedeni satmakta bu vebal büyük .
Artık işciyi koruyan kollayan haklının yanında olan kanunlar yapılmalı kolayca insanlar işten atılmamalı yeni getirilen performans, esnek çalışma, saatlik çalışma hep çok çalıştırıp az para vermek için verimi düştüğünde hastalandığında 40 yaşın üstüne çıktığında işten kolayca atmak için kurulan kanunlardır.
Özelleştirme veya yeni açılan fabrika işletmelere dışarıdan genel müdürler gelip sistemi kurmaktalar.
Bayramda çalıştır mesai yerine hafta içi izin ver .
40 yasına kadar memnun olduğu işçisini performansı bahane ederek işten at.
Bu mu adalet?
Kısaca mütahitleşme kalkmalı veya %5 indirilmeli asgari ücretten vergi kesilmemeli ve de yükseltilmeli.
Çalışan alınteri döken karşılığını bekleyen vede adalet çerçevesinde hep kazanandan değil kazandıranlardan yana da kanunlar yapılmalı.
Sendikalar desteklenmeli.
Bunlar olmazsa vahşi kapitalizim insanlarımızı yabancılara sermaye yapar.
Bu memlekette sosyal yıkımları önlemek hırsızlığın, usülsüzlüğün, azgınlığın önüne geçmek kanun yapanların ellerinde.
Çarık ayağı sıkarsa ayakta canı sıkar.
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|