|
SON DAKİKA
Kültür Sanat Komedisi!
Talat ALTINKAYA talataltinkaya@hotmail.com
Bekliyorum biri çıksın desin ki; yok arkadaş bu Kartepe’de kültür sanat manat hak getire.
Kimsenin böyle bir kaygısı yok.Ne alıcısı var nede doğru düzgün sahipleneni. Çoluk çocuğun gittiği tiyatrolar ile hemşehri derneklerinin faaliyetlerini saymazsak, Kartepe’nin kültür sanat şaheseri sayılabilecek tek eseri konumunda ki Necip Fazıl Kültür Kültür merkezi bir türlü doldurulamıyor.
Ne yaparlarsa yapsınlar sıralar bomboş.Gelecek olan kişilerin reklamı billboardlar üzerinden her yerde yapılmasına ve binlerce kişinin telefonlarına sms atılmasına karşın bir türlü istenilen sonuç elde edilemiyor.
Üstelik gelenlerde öyle sıradan kişiler değil. Allah’ı var hemen hepsi konusunun uzmanı.
Arada tek tük Rasim Ozan Kütahyalı gibi her naneye limon olan, İsviçre’deki Cern deneyine bile kendisini yorum yapacak düzeyde görenler de olsa bile genel olarak sağlam kişiler getiriliyor. Gelenlerin siyasi kompozisyonları da açıkçası beni o kadar enterese etmiyor. Çünkü bilgi bilgidir. Yeter ki almasını bil! Haftalardır aklımda. Yazmayayım dedim ama dayanamadım.
Özellikle son haftalarda ki Hüsnü Mahalli ve Erhan Afyoncu konferanslarından sonra artık tak etti. Gerçi bunlara nasıl konferans denilir bilmiyorum ama neyse. Eğer bunları dinlemeye gitmediyseniz ki büyük çoğunluğunuz gitmemişsinizdir. Lütfen o haberleri arayıp bir bakın. Belediyenin encümenleri ve müdürlerini saymazsak sayıları elliler civarında bir insan grubu bu konferanslara teşrif etmişler. Encümenler ve müdürler, zoraki midir nedir kim gelirse gelsin orada boy göstermek zorunda anladığım kadarıyla.
Ancak görünen o ki ne halktan nede öğrenci kesiminden doğru düzgün kimseyi getirtmeyi başaramamışız. Bu ayıplı durum tek taraflı değil her kesime ait. Böylesi bir utanç Kartepe’li olarak bize yeterde artar sanırım. Söz gelimi Erhan Afyoncu konferansını değerlendirelim; Klasik Osmanlı tarihinin Türkiye’deki en önde gelenleri arasında sayabileceğimiz birkaç kişiden birisi.
Zaten bundan dolayı da bir süre Muhteşem yüzyıl dizisinde danışmalık yapmıştı. Fatih,Yavuz ve Kanuni dönemlerini neredeyse gün gün bilecek kadar bilgi sahibi. Nasıl olurda böylesi bir isme dahi, bizim gibi tarihinin haşmetli dönemlerini olur olmaz yerde böbürlenerek anlatan bizler niçin gidip dinleme ihtiyacı hissetmeyiz.
Ne güzel iş! kitap okumayız, ayağına kadar gelen kişiye hürmeten de olsa dinlemeye gitmeyiz. Nasıl olacak peki bu iş?
Oysa ne kadar kıymetli bilgiler kaçırılıyor bir bilinse. Bu söylediklerim sadece Erhan Afyoncu için değil ondan önceki Hüsnü Mahalli içinde geçerli ve daha önceki isimler içinde. Hele Erhan Afyoncu’nun o salonun halini ilk gördüğünde ki yüz ifadesini gerçekten görmek isterdim. Bütün kariyeri gözlerinin önünden adeta bir film şeridi gibi geçip, ‘bu kadar az sayıda kişiye acaba hiç ders verdim mi? diye geçirmiştir içinden.
Oda görüyor en öndeki protokol sıralarını ve geri kalan az sayıdaki meraklı tarih severi.
Böylesi isimler boş değil dolu sıralara konuştukça daha bir coşkulu olurlar. Olmadığını da görünce ne yapsınlar yavan bir sunumla anlatırlar coşkusuz, öylesine işte. Bir daha Kartepe’mi? Bundan sonra sadece Maşukiye’de balık yemek ve zirvede kayak kaymak haricinde asla!
Herhalde böyle geçirmiştir içinden Afyoncu! Bence bundan sonra boşu boşuna kimse ne bilboardlara masraf etsin ne de Sms'ler atarak telefonlarda mesaj kalabalığına neden olsun.
Yapılıyor da ne oluyor? Sadece masraf. Belediye hoparlöründen bir kaç kere anons etsinler yeterli. Gelen gelir zaten. Gelmeyecek olanı da ayağına tahterevan götüremezsiniz herhalde. Gelen sanatçılar, yazarlar, çizerler ve akademisyenler bir Cimilli İbo bir Ağasarlı Zehra kadar rağbet görmedikten sonra eğitimli Kartepe’den, okuyan ve sorgulayan Kartepe’den kimse söz etmesin.
Eğitimciyiz diye geçinen herkes bu ayıba bir an önce el atmalı. İş işten geçmeden bu ayıptan kurtulmalıyız. İş olsun torba dolsun organizasyonları, bindirilmiş kıtalarla ve az sayıda katılımcıyla ele yüze bulaşıyor, şık olmuyor. Bir aydın, bir yazar bir gün bu ayıbı yüzümüze vuracak. Hem de Tv’ler den milyonların gözüne baka baka!
Ya da Kütahyalı gibi alakasız sorulara sevimsiz espiriler yapacak, konuşma boyunca orasını burasını kaşıyıp mesajlarını kontrol ederek sıkıntısını ifade edecek. Bu durumlara düşmeyelim artık komik olmayalım el aleme!!! Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|