Son yıllarda uyuşturucu madde kullanımı hızla artış gösteriyor. Bilhassa gençler gün geçtikçe bu illetin ağına düşmeye devam ediyor. Genellikle arkadaş ortamıyla buna başvuran bir genç, zamanla zombiye dönüşüyor. İş bu noktaya geldikten sonra ne ailesi ne de çevresi bu duruma müdahale edebiliyor. Sadece üzüntü ve ibretle gencin hayattan kopuşuna seyirci oluyor. Peki durum nasıl bu hale geliyor? Gencecik bir çocuk nasıl böylesine bağımlı olabiliyor? Konu üzerine biraz kafa yoralım…

Hemen herkesin etrafında bu tip gençler mutlaka vardır. Fakat yaptığımız, eleştirmek ve yadırgamaktan öteye geçiyor mu hiç? Toplumdan kopma noktalarını hiç düşündük mü bu gençlerin? Onlar için dertlenip işe yarar bir adım attık mı? Bugün her yanımızda birçok genç hepimizin gözü önünde ölüme doğru hızla ilerliyor. Kendi yakınlarımızdan birinin başına böyle bir durumun gelmesini beklemeden, toplumun her ferdinin bu konuda refleks göstermesi gerekiyor. Gelin hep birlikte etrafımıza karşı sorumluluğumuzu bir kat daha arttıralım. Bu konuda sevgi ve şevkat elini kimseden esirgemeyelim. Bu anlamda sıkıntı yaşayan gençleri gördüğümüzde kafamızı çevirip ötekileştirmek yerine, onları anlamaya çalışalım. İnsan yerine konulduklarını, onların da bu toplumun bir parçası olduklarını hissettirelim. Bir bakışın bile bu anlamda çok etkili olabileceği gerçeğini aklımızdan çıkarmayalım.

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için biraz uzattık. Esas meseleye gelmek gerekirse, bizler toplum olarak onların yanında olmaya çalışalım dedik. Peki bu anlamda özellikle yerel yönetimlere ne gibi sorumluluklar düşüyor? Madem etrafımızda da böyle gençler var, o halde yakın çevremizden başlayarak bu konuda neler yapılabileceğini tartışalım. Örneğin Kartepe’nin en yoğun mahallelerinden biri olan Köseköy’ü ele alalım. Mahallede gençlerin “takılabileceği”, sosyal ve kültürel aktivitelere katılabileceği, zaman geçireceği bir tane bile mekan yok. En verimli çağında, enerjisini kontrol edemediği dönemde bu mahallede yaşayan gençleri düşünün. Kahvehaneye gitmekten başka yapabileceği bir şey var mı? Sportif aktivitelerden tutun da, mesleki uğraşlara kadar, yeteneklerini keşfedeceği, kendini geliştirebileceği “bir gençlik merkezi” var mı örneğin?

Her insanın kendine göre bir yeteneği, yatkınlığı, uğraş alanı mutlaka vardır. Kimi basketboldan, kimi gitar çalmaktan hoşlanır, kimi futbol sever, kimi resim yapmayı. Ama mutlaka herkesin yöneleceği bir alan vardır. Yerel yöneticilerin bu anlamda taşıdığı vebal ağır. Bölgeyi yönetenlerin bu gibi sosyolojik altyapısı olan “gerçek” sorunlara eğilmeleri herkesin ortak temennisi. Genç kardeşlerimizle yaptığımız her konuşmada aynı serzenişe şahit oluyoruz. Mahallemizde bir gençlik merkezi ihtiyacı herkesin dilinde. Üstelik hemen her ilçede olan, çok da ilgi gören yerler bu mekanlar. Bu kadar genç nüfusun olduğu Kartepe’de bu gençleri yok saymak, isteklerine kayıtsız kalmak akıl işi değil.

Düşünün ki, kendini sağlıklı bir şekilde ifade edebilen, sanatla sporla uğraşan, okuyan, “boş” vakti olmayan bir genç uyuşturucuya neden ihtiyaç duysun? Neden göz göre göre hayatını karartmak istesin? Çözüm çok uzakta değil. Kucaklayıcı, ihtiyaçlara önem veren, gençlerle istişare yapılan bir yöntemle üretilen projeler hem sahiplenilir, hem de derdimize deva olur. Umarım bu çağrımız havada kalmaz…

NFK Kültür Merkezi’nde havalandırma sorunu

Geçtiğimiz günlerde Ak Parti Gençlik Kolları’nın kongresine katılmak üzere Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’ndeydim. Konu gençlerin kongresi olunca heyecan da tavan yapmış durumdaydı. Birçok milletvekilinin yanı sıra Ak Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı da salondaydı. Ancak salonun konfor koşulları öylesine kötü ki, zaman ilerledikçe nefes alamaz hale geliyorsunuz. Bazı milletvekillerinin de rahatsızlığını mimikleriyle göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Mekanik sistemde mi yetersizlik var yoksa çalışmıyor muydu bilmiyorum ama, her toplantının yapıldığı bu önemli salonda böylesi büyük hatalarla karşılaşılmamalı. Haa… Aynı binanın düğün salonu kısmına hiç girmiyorum, oranın bakımsızlığı ayrı bir yazı konusu olur.

Okulların açılmasını mı bekliyordunuz?

Geçtiğimiz günlerde Pireli Anadolu Lisesi’nin önü altyapı çalışması nedeniyle kazıldı. Koca yazı boş geçiren yetkililer, ne hikmetse okulların açılmasından bir gün önceyi buldu okulun önünü kazmak için. Onlarca veli ve öğrencinin okula ilk gelişi olduğunu düşündüğünüzde, ortaya hiç de hoş olmayan bir tablo çıktı. Şu sıralar yağan yağmurla birlikte ise okulun önü çamur deryasına dönmüş durumda. Çalışma yapılsın diye bağırıyoruz her yerden ama şunun zamanlamasını da bir zahmet ayarlayın be kardeşim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nedimf 3 hafta önce

Maalesef Hasan, gençlerimizi bu uyuşturucu illetinden kurtarmayı bırak daha çok yaygınlaşmasını bile engelleyemedik. Bu bizim gibi Müslüman bir toplum için büyük bir utanç ve yaradır.