banner290

20 Nisan 2014 Pazar

BALABAN HALKININ SU DİRENİŞİ DEVAM EDİYOR

Tezgahlar Hep Aynı

03 Haziran 2012, 10:01
Bu makale 828 kez okundu
Tezgahlar Hep Aynı
Vural BAL

Osmanlı Devleti'nin en geniş sınırlarına ulaştığı 1699 yılında, devletin yüzölçümü, etki alanları ile birlikte 24 milyon km2'yi buluyordu. Çünkü, İslam âleminin halifesi, Osmanlı padişahı olduğu için, devletin etki alanı, hemen hemen tüm İslam dünyasını kapsıyordu. Gerçekten o dönemlerde, üç kıta topraklarında, Osmanlı padişahları adına hutbeler okunuyordu. Bu yönüyle düşünüldüğünde, devletin etki altında kalan topraklar, Afrika kıtasının ortalarına, Asya kıtasının en doğu ucuna kadar uzanıyordu.

Osmanlı Devleti'nde ilk olarak toprak kaybı, Sultan II. Mustafa döneminde, yapılan Avusturya Seferi'nin yenilgisinin ardından imzalanan Karlofça Antlaşması'yla (26 Ocak 1699) olmuştur.

Gerileme döneminin başlangıcı olan bu tarihten itibaren 200 yıl içinde, devletin yüzölçümü peyderpey küçülmüş, ancak bu küçülme; çok yavaş gerçekleşmiştir.

1913 yılına gelindiğinde, Osmanlı Devleti'nin yüzölçümü; 180.000 km2'si Avrupa-i Osmaniye'de, 1.800.000 km2'si Asya-i Osmaniye'de, 3.000.000 km2'si Afrika-i Osmaniye'de olmak üzere, toplam 4.980.000 km2'yi buluyordu.

Görülüyor ki, 4 milyon km2'den fazla bir toprak, 1913 ile 1923 yılları arasını kapsayan sadece 10 yıl içinde kaybedilmiştir. Bu yönüyle, cihan hakimiyetine sahip olan Osmanlı Devleti, azametini ve ihtişamını yıkıldığı yıllara kadar koruduğu görülür.

Koca imparatorluktan bugünkü T.C topraklarına gelişi Aptulazizin Mithat paşa ve 4 arkadaşı tarafından tertip düzenleyerek tahtan indirtip yerine 5. Murat geçmesi bu arada Aptulazizin intihar süsü verilerek katledilmesi bu olaydan sonra kayıncosu cerkez Hasan tarafından Mithat paşanın köşkü basılması 5 kişinin öldürülmesi üzerine korkudan deliren 5. Muratın yerine ağabeyi Aptulhamit hanın tahta çıkması. Amcasının başına gelenler kendi başına gelmesin diye yıldız istihbarat teşkilatını kurması ama sonunun amcasına benzer oluşu çok acıdır. Kendine bağlı teşkilatı kurma amacını şöyle açıklamaktaydı.

Yabancı devletler kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir İstihbarat Teşkilâtı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. İşte düşmanlarımın Jurnalcilik dedikleri teşkilât budur. Teşkilat, emsallerinden farklı olarak devlete değil tek bir kişiye, Abdülhamid Han'a hizmet veriyordu.teşkilat daha sonra kendi arasında ikiye ayrıldı Abdülhamid lehine çalışanlar ve aleyhine çalışanlar olmak üzere.

Abdülhamit tahtan indirilince Enver paşa ve tayfası tarafından yıldız istihbarat teşkilatı kapatılmıştır. BU teşkilatın jöntürkler sonraki adı ittihatcılar 1918 yılında İngilizlerin işgaline kadar vatan kurtarayım derken ne yazık ki Osmanlının  parçalanmasına etken olmuştur.

5 yıl İngiliz işgalindeki İstanbul yeni kurulan hükümete bırakılmıştır. İttihatcıları Turancılıkla ( Birleşmiş Türk Devletleri) Osmanlıyı eski güçüne kavuşturacaklarını söyleyerek Siyonistler  masonlar tarafından kandırarak kendilerine hizmet ettirip işleri bittiğinde hepsi öldüttürmüş veya vatan haini ilan edilmiştir. Özellikle ittihatcılara anadoludaki Ermeniler ve Rumlar kovdutturulmuştur. Vadedilen topraklar  Türklerin elinden çabuk alınacağı düşünülerek herhalde. Vatana hizmet ettiğini düşünenler aslında kendi devletlerini yıkmış ne yazık ki. 

Bu günkü olaylar aslında 150 yıldan buyana alenen gözükmektedir. Pkk nın kurulması nı Ergenekoncular yaptı denilmekte sebebini ise büyük kürt devleti kurulacak onu engellemek için. Peki bugün vatana hizmet ettiğini düşünenler, Osmanlının yıkımına sebep olan ittihatcılar gibi kandırılmışmıydı. Kuzey ırakta Barzani başbakan olunca Pkk ve Ergenekoncular işi bitti  tasfiye mi edildiler. PKK sayesinde Müslüman dinine bağlı kürt yerine dinsiz veya başka dinlere Barzani ailesinin din anlayışına hakim  kürt kardeşlerimiz mi isteniyor. Yeni Osmanlı Projesi derken kandırıldık mı yoksa. Kendi ellerimizle bize büyük kürdüstan devleti mi kurdutturuyorlar  düşünmek lazım. Büyük kürdüstan yarının büyük vaat edilmiş toprakları mı yoksa .

Arap baharı  ne oldu?  Kaddafi  öldürüldü 500 milyar dolarlık servetten Türkiye ne aldı. Fransa İngiltere Almanya İsrail ABD ne aldı düşünmek lazım.  İhtilaller suikastler derken düşmanlarımız korku imparatorluğu mu  kurmaktalar.  Çocuğu zeki insanlar Aselsanda ki mühendisler gibi olacağından korktukları  için çocuklarının bilim adamı olmalarını istememekte. Rahmetli Menderes  rahmetli Özal çocukları ve eşi öldürüldü diyor Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, Eşref Bitlis paşa aklıma gelenler hepsi için aileleri öldürüldü diyor. Bunları bilen siyasetçi veya devlet adamları nasıl vatana hizmet etsin kuzu gibi sıranın kendisine gelmesini mi beklesin Önemli olan  ihtilalleri yapanları değil yaptıranları bulmalıyız.

Bunlar devlet veya kurum olabilir.  Aptulhamithan  zamanında olduğu gibi düşmanları bilip tedbir almayıp takdiri Allaha bırakmak koskoca  Osmanlı devletinin  parcalanmasına sebep olmadı mı. Bu günkü Uludere olayı bence hükümete ve devlete yapılmış çok büyük tertibattır. İçerdeki ve dışarıdaki dost düşman kim olursa olsun taviz bizleri nerelere götürür göreceğiz. Tavizin sonu taviz verenin yok olmasıdır. Bu normal hayatta da böyledir. Tazminat hataydı bence gecenin o saatinde kaçakcı da olsa teröristde olsa vatanseverde olsa habersiz düşman gibi sınıra gelenin sonu budur. Memlekette beyazı  kumralı kürdü lazı çerkezi gürcüsü dinlisi dinsizi neyi paylaşamıyoruz. Devlet olarak bir yaprağımızı bilerek koparanın  bir dalını kırmazsak bu vatanda bizi yaşatmazlar. Cezaevlerine veya dışarıda nerde olursa olsun bile bile hainlik yapmayan herkese ihtiyaç vardır .Kurtuluş savaşımızı hatırlamak lazım. Teknolojik gelişmelerde Aselsan benzeri şirketler devlet eliyle kurulmalı her sene teknolojik olarak buluş yarişmaları yapmalı. Dostlarımızın yeniden dostlukları kazanılmalı Azerbeycan’ı  Ermenistan yüzünden kırdık. Onlarda İsraille dost oldular. Ne gerek var dış ilişkilerde çok hassas ve dikkatli olunmalı büyüyelim derken yok olmayalım.  Dost dediğimiz  insanın düşman düşman dediğimiz insanın dost olabileceğini nihai hedefin ALLAH rızası olduğunu düşünerek bir aşk ile Allah’a ve Vatana sevdalı tüm okuyuculara selam olsun. ALLAH’a emanet olun.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV