banner447
Öne Çıkanlar Afet depremden düşman KOCAELİ gökha kaya kaza

Spor Şehirlerimizin Ve Ülkemizin İtici Gücü Olmalıdır

Ekonomisi ile eğitimi ile, sosyal hayatı ile ve dünya ile yarışan bir çok yönü ile yeni Türkiye hızlı bir yol alacaktır. Bir çok alanda dünya ile rekabet edecek olan Türkiye bu rekabet edilebilirliğini spor alanında da yerel, ulusal ve uluslararası alanda yeni sistem ile daha güçlü devam ettirecektir. Yeni sistemde Gençlik ve Spor Bakanlığı müstakil bir bakanlık olarak yeni Türkiye’nin gençliğine ve sporuna hizmet edecektir.  Yeni bakanlıkların hızlı bir şekilde yeni bir çalışma şekli ile politikalar belirleyen ve hayata geçiren bir yapıda olacağı açıklandı.  Birçok alanda olduğu gibi spor alanında da değişim ve gelişim için bu fırsat değerlendirilmelidir. Yeni Türkiye sisteminde ülkenin kalkınması birçok yönde bütüncül bir yaklaşımla olacaktır.

Ülkemizin birçok alanda kalkınma hamlesi yapması beklenmektedir. Spor bu kalkınmayı kendi içinde gerçekleştirecek, hem de diğer alanların kalkınması için gerekli olan pozitif enerjiyi sağlayacak bir güce sahiptir.

Bakanlıkların açıklanması ile beraber oluşan enerji en üsten en alta yayılmalı ve spor alanında en kısa zamanda politikalar belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir. 

  • Şehirler bir çok alanda kalkınmayı destekleyecek enerjiye sahiptirler. Kentlerin bu enerjilerini canlı tutacak ve şehri bir araya getirecek şehir adı ile anılan spor kulüplerinin sorunları çözülmelidir.
  • Şehir ölçeğinde Gençlik ve Spor’un yönetiminden hangi kurumun tek başına sorumlu olduğu veya diğer kurumların koordinasyonunu kimin sağlayacağı net belirlenmelidir. Bugün şehirlerde büyükşehir ve gençlik ve spor il müdürlüğü arasında gidip gelen bir yapı vardır.
  • Gençlik ve Spor alanında yapılacak hizmetler mahalle düzeyinde planlanmalıdır. Sporda gelişmiş bir mahalle demek sporda gelişmiş ilçe demek, sporda gelişmiş bir ilçe demek sporda gelişmiş bir şehir demek, sporda gelişmiş şehirler demek sporda gelişmiş ve dünya ile rekabet edebilen Türkiye demektir.
  • Spor tesisleri ve eğitimi anaokulundan başlamalı ve üniversiteye kadar devam etmelidir. Anaokuluna gitmek için evinden ayrılan ve akşama eve dönen çocuğun sportif ihtiyaç ve beklentileri bu zaman diliminde çözülmelidir.
  • Spor bakanlığı ve belediyeler spor tesislerini yönetecek ve spor tesislerinde görev alacak personeli çalıştıracak ve halka sportif hizmeti götürecek personeli görevlendirmede kolaylıklara sahip olmalıdır. Bugün bir spor tesisinde temizlik ve güvenlik elemanı görevlendirmek daha kolay iken spor eğitmeni ve antrenör görevlendirmek ne yazık ki zor hatta bazen imkansızdır. Görevlendirilenlere ödenen ücret asgari ücret bile değil ders saati ücretidir.
  • Yerel de spor taban birlikleri dediğimiz grubun futbol ağırlığından  kurtulup bir çok spor branşını ve kurumunu kapsayan bir hale gelmesi sağlanmalıdır.
  • Yerelde ve ülke düzeyinde spor da oluşan veriyi toparlayan ve derleyen merkezler kurulmalıdır.
  • Spor da verilen ödül ve destek sistemi tekrar düzenlenmeli sadece başarı elde eden değil mahalle düzeyinde veya şehir düzeyinde spora yeni kişileri katan veya yeni bir spor branşını başlatana destek vermesi sağlanmalıdır.
  • Spor Federasyonları yönetim kurulu üyeleri seçimi ve yer alacaklar bazı kotalara göre belirlenmelidir. (bölge temsili, akademik temsil, iş dünyası veya kurumsal temsil)
  • Üniversitelerin spor kulübü kurmaları ve öğrencilere halkla buluşma noktasında spor yapmaları için kanun maddesine yaptırım ifadeleri ve bütçe ayırma zorunluluğu geitirilmelidir.
  • Şehirlerin bölgesel özellikleri ve potansiyellerine göre hangi spor branşında tesis yapacakları ve destek sağlayacakları ayrıca rapor edilmelidir.
  • Şehirlere ve özellikle büyükşehirlere spor için mahalle ve şehir ölçeğinde hedefler koyulmalı ve kurumsal görevler belirlenmelidir.
  • Spor alanında kendi alanında (spor branşı) dert edinmiş kişileri bulmalı ve onlara ilgili oldukları branşın gelişimine katkı vermeleri için fırsat verilmelidir.
  • Amacı ve yararı net olmayan malzeme yardımlarından kaçınılmalıdır. Tek bir örnek üzerinden değil toplamda malzeme verildi ne gelişti? sorusu sorulmalı bu malzeme maliyetin daha iyi ne yapılabilirdi?
  • Şehir düzeyinde Gençlik ve Spor İl müdürlükleri çalışma şekli ve yapısı değiştirilmelidir. Koordine eden bir çok kurumu bir araya getiren bir yapı halini almalıdır.
  • Üniversiteler sportif bilgiyi toplayan derleyen ve mahalle düzeyinden başlayarak ülke düzeyinde spor içinde uygulamada yer alacak bir yapıya dönüşmelidir. Üniversiteler şehirlere göre spor uzmanlıkları belirlemeli o branşa yönelik daha etkin çalışmalıdır.
  • Mahalle düzeyinden başlayarak ülke düzeyinde spor ekosistemi iyi analiz edilmeli bir standart işleyiş sağlanmalıdır. Her mahallede muhtarlık vardır diyorsak her mahallede bir spor eğitimci var diyebilelim. Her mahallede sağlık ocağı vardır diyorsak her mahallede kriterleri belirlenmiş spor alanı veya spor salonu vardır diyelim.
  • Spor hizmetlerinden popilist sayısal hedefleri çıkaralım ve gerçekçi sayılar kullanalım. Aktif ve faal sporcu sayısı aldatmacasından vazgeçelim. Madalya sayısı veya birinciliklerden önce anaokulundan başlayan spor eğitimi veya fiziksel etkinlere katılım sağlayan kişi sayısından başlayalım.
  • Spor tesislerini türlerine göre sınıflayalım ve 1500 kişilik yarışmaya yönelik tesisleri her mahalleye yapmayı hedef koymayalım. Bu sefer her mahalleye maliyetten dolayı yapamıyoruz. Her ilçeye hedef koyalım ama bu son hedef olmasın. Her mahalleye maliyetleri bina olarak az ama eğitici personeli çok olan ve her saati dolu spor salonlarını inşaa edelim.
  • Gençlik ve Spor hizmetlerinde görev alacakları siyaset, adam kayırma ve bölgecilik yöntemi ile değil liyakata ve sporda verebileceği katkıya göre görevlendirelim.
  • Her kamu veya özel kurumda fahri olarak Gençlik ve Spor temsilcisi olacak bir yapılanma sağlanmalıdır.
  • Gençlik ve Spor hizmetlerine yönelik kanun ve yönetmeliklerde ifadeler yapabilir edebilir gibi ucu açık cümleler değil. Yapmalıdır ve şu kadar bütçe ayırmak zorundadır. Bu bütçeyi bu işten başka yerde kullanamaz ve gelecek yıla aktaramaz ifadeleri yer almalıdır.
  • Bugün gelinen noktada spor eğitiminden, spor takımlarının sporcu seçme ve takım oluşturma süreçlerine yönelik yeni bir sisteme ihtiyaç vardır. Hala konuşulan pilot takım veya kolej takım kavramlarıdır ki bunların altları boştur.
  • Milli eğitimin ne öğretilecek boyutunda değil saatleri ve öğrencini geçirdiği zaman açısından spora ayırabileceği zaman koordine edilmelidir.

Sonuç olarak sporun gelişimi için birçok öneri veya eleştiri getirebiliriz. Herkes kendi ilgi alanı ve tecrübesi boyutunda katılabilir veya eleştirebilir. Bende ilk etapta önemli gördüğüm birkaç başlığı paylaşmak istedim.  Asıl bu aşamada önemli olan bu yeni sisteme güç katacak veya engelleyecek unsurları yerelden başlayarak ülke genelinde tartışmak ve nihai olarak gelişmeye açık bir sonuca varmak. Bir başka boyutu ile ülkemiz özeline yönelik gençlik ve spor için ne yapabilirizi/yapmalıyızı tartışmaya açmak asıl amacımdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.