banner447

HÜKÜMETTEN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ!

Açıklamasında Türkkan şunlara değindi;

bugün neyin değiştiğini soran MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Deniz Feneri Davası
sanıkları kaç yıl sonra gözaltına alındılar. Bunların delilleri karartma ihtimali hiç mi yoktu?
Konu hakkında hükümetten açıklama bekliyoruz”, dedi.

Almanya'daki Deniz Feneri e.V davası Türkiye'nin gündemine Eylül 2008’de girdiğini
dile getiren MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, şunları söyledi. “Türkiye'ye aktarılan
paralar ve RTÜK Başkanı Zahid Akman’la ilgili iddialar gazetelere yansırken, derneğin
üç yöneticisi Almanya’daki yargılamanın henüz başında yardım için toplanan paralarla
gayrimenkul aldıklarını ve şirket kurduklarını itiraf etti. Almanya'daki davanın sonuna
gelinirken, soruşturmayı yürüten başkomiser Alexander Böhm şok bir açıklama yaptı.
Böhm mahkemede, Almanya’daki dernekle Türkiye’deki derneğin bağlantılı olduğu
yönünde ellerinde somut kanıtlar bulunduğunu söyledi.”

Davanın muhatabı değildiler

Türkiye’de faaliyet gösteren Deniz Feneri Derneği’nin, Almanya’daki dernekten 7 milyon
Euro aldığını açıkladığını ifade eden MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, “Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı Almanya'daki davanın Türkiye’deki bağlantıları hakkında
soruşturma başlattı. Bu dönemde Deniz Feneri'yle ilgili hükümete birçok suçlama
yöneltildi. Başbakan Erdoğan Almanya'daki davanın muhatabı olmadığını söyledi. Üstelik
Deniz Feneri davası Başbakan Erdoğan'la Doğan Grubu arasında yaşanan tartışmanın
da ana konularından birisi oldu. Bugün ne değişti ki konunun üzerine gidiliyor”, şeklinde
konuştu.

Delillerin kararma ihtimali nolacak?

Almanya'daki davada karar 18 Eylül 2008'de açıklandığında, derneğin toplam 41 milyon
Euro bağış topladığını, 17 milyon Euro'nun Türkiye'ye gönderildiği ifade edilirken
hükümetin aklı nerdeydi diyen MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sözlerini şöyle
tamamladı. “Olayın Türkiye boyutunda kararda yer alan, Mehmet Gürhan’ın dernekte
yönetici olmasına karşın büyük oranda Türkiye’den yönlendirildiği ve karar vermede tek
yetkilinin kendisi olmadığını, Türkiye’de Zekeriya Karaman’ın ön plana çıktığı vurgulandı.
Kararda sanık Mehmet Gürhan’ın, İsmail Karahan, Harun Yoldaş, Mustafa Çelik ve Zahit
Akman ile geçmişte ticari ilişkileri olduğu belirtildi. Savcı Lötz ise asıl faillerin Türkiye'de
olduğunu söyledi. Almanya’dan gelen bu açıklamanın ardından Türkiye'de muhalefet,
savcıların ve maliyenin harekete geçmesini istedi. Ancak istediği ile kaldı. Hükümet kılını
bile kıpırdatmadı. 2008’de yaşananları özetle aktardım. Bugünkü tarihi de hatırlatmak
isterim. 2011 yılı temmuz ayı içerisindeyiz. Deniz Feneri Davası sanıkları kaç yıl sonra
gözaltına alındılar. Bunların delilleri karartma ihtimali hiç mi yoktu? Konu hakkında
hükümetten açıklama bekliyoruz. Gecikmenin ana sebebi nedir?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.