Şehit haberlerinin birbiri ardına geldiği, her sabah farklı bir acıya uyandığımız şu günlerde, ne yazı yazmak geliyor içimizden ne de başka bir iş yapmak…

Gecenin karanlığında, sevdiklerinden uzak, gönlü vatan aşkıyla dolu fidanlar şehadet şerbeti içerken “anlamlı” ne yazılabilir ki?
Ne yapsak boş, ne söylesek az…
İnsanın elinden hiçbir şey gelmiyor. İçin kan ağlıyor adeta, kahrediyorsun!
Kafamdaki bin türlü düşünceyi, üzüntüyü, acıyı, nefreti düzene koyup nasıl sıralayacağım diye düşünüyorum da…
Sanırım daha fazlasını yapamayacağım.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Bu yaşanan acıların son bulması, terör örgütü ve türevlerinin önce bu dünyada sonra ahirette hüsrana uğraması için dua ediyor; menfaatleri uğruna bu leş sürülerine destek olanları da Allah’a havale ediyorum.

Biz her gün biraz daha ölürken, milletçe öfkemiz de tepkimiz de kabarıyor.
İçimize sığmayan bu öfke öylesine büyük ki, çoğu zaman kontrol edemiyoruz.
Provokatörlerin oyununa çok çabuk gelebiliyoruz hâl böyleyken.
Kırşehir’deki esnafa yapılan saldırı örneğin…
Kimliğinden dolayı vatandaşımıza yapılan bu saldırıyı ne vatan sevgisiyle, ne şehitlere olan saygıyla izah edebilirsiniz.
Kaş yaparken göz çıkarmak bu.

Hepimiz öfkeliyiz, bağırmak çağırmak yürümek tepki göstermek istiyoruz.

Ama saldırarak, vurup kırarak ne kendimizi doğru anlatabiliriz, ne de karşımızda gerçek bir muhatap bulabiliriz.

Her oyunu kuralına göre oynamalı, oyunbozanları içimizden ayıklamalıyız.
Hakiki vatansever, suçsuz günahsız insanlara saldırmaz.
Bunu “vatanseverim” diye yapıyorsa kendini kandırıyordur.

 

Ülkemizde tüm bunlar olurken, ilçemizde neler oluyor peki?

Üzgünüm ama bu konuda da sınıfta kalmış olabiliriz.
Yeni bir ilçe olmamız ve dağınık coğrafyamız dolayısıyla “Kartepelilik Kültürü”nün henüz oluşamadığı bundan önce defaatle yazıldı, çizildi.
Buna rağmen beldeler arası kaynaşmanın olması gerektiği, Kartepeli vatandaşı bir araya getirecek sivil platformların kurulması gerektiği her seferinde hatırlatıldı.
Bu konuda adımlar atılması gerekirken, ne yazık ki henüz pek bir şey göremiyoruz.
Mesela koca ilçe organize olup bir yürüyüş yapamadık teröre tepki için.
Toplanıp dualar okuyamadık şehitlerimizin ruhu için.

Gençlerin sosyal medya aracılığı ile organize olup yaptıkları da olmasa, bu konuda “sıfırız” diyebiliriz.
Böyle durumlarda ilçeye öncülük eden sivil toplum kuruluşu, dernek, konsey, platform… Hiçbir şey yok.
Halbuki hepimiz biliyoruz ki, bu potansiyel Kartepe’de fazlasıyla mevcut.
Tek yumruk olup, sesimizi her yere duyurabilirdik.
Tecavüz haberleriyle, sel baskınlarıyla ülke gündemine gelmeyi başarabilen bu güzel ilçe, öfkelendiğinde de ne kadar güzel olduğunu herkese gösterebilirdi.
Herkese “Edebiyle tepki öyle olmaz, böyle olur” dedirtebilirdi. Ama olmadı.

Anca merkez ilçenin, komşu ilçelerin etkinliklerinde yer bulduk kendimize.
İzmit’te, Gölcük’te, Kandıra’da…
Halbuki Eşme’yi, Karatepe’yi, Suadiye’yi, Sarımeşe’yi…
Maşukiye’yi, Köseköy’ü, Uzuntarla’yı…
Derbent’i, Acısu’yu…

Tüm Kartepe’yi tek yürek olmuş halde görmek nasıl olurdu, bizi birbirimize ne kadar bağlardı kim bilir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
oktay 2 yıl önce

suadiye ve arslnabey gençliği oalrak ayrıca köseköydende kardeşlerimizle elimizden geleni yaptık.kartepe şehitleri konu oldumu birberbaerdir.bende kartepenin çok daha büyük ses getircene ginanıyom.

Avatar
melih aydın 2 yıl önce

burdayızzz kartepe