Şeffaf yönetim takdir topluyor

Kartepe’de Başkan Üzülmez ile birlikte uygulamaya geçen “şeffaf yönetim modeli” kamuoyunda büyük memnuniyet yaratmaya devam ediyor. Musluğun ağzına gelip de kamu parasını koruyup kollamak her baba yiğidin harcı değil. Zaten toplum olarak genel zaafiyetimiz de bu değil mi? Hangimiz hırsızlık yaparız diye bir yerlere geliyoruz? Ya da kim ben kamu parasını kendi tanıdıklarımla bir şekilde kılıfına uydurup zimmetime geçireceğim diye oy toplayabilir? Böyle bir şeye zaten kimse cesaret edemez. Ama ne yazık ki, çeşitli hilelerle milletin parası birilerinin cebine gidiyor. Hala daha birçok kurum ve kuruluşta yolsuzluğun bittiğini söylemek mümkün değil. Kim fırsatını bulursa kendine yakın yandaşlar aracılığı ile kamuyu soyup soğana çevirebiliyor. İşin kötü tarafı bu artık milletçe kanıksanmış bir durum. Artık eleştirisi bile pek olmuyor! O yüzden koltuk sahipleri  yer değiştirmek için mücadele ediyor. Çünkü oralara kendi  ya da kendine yakın birileri geldiğinde aynı tezgahı sürdürecek. Artık şuna inanıyorum ki, özellikle siyasette dava şuuru yok denecek kadar az. Menfaatlerin uyuştuğu bir ortamda zıt gözüken insanların bile nasıl bir araya gelebildiğini hepimiz biliyoruz.

Tüm bu karamsar tabloya rağmen içimize bir tebessüm serinliği yaşatan gelişmeler de olmuyor değil. Benim de yaşadığım Kartepe’de gerçekten kamunun parasını çarçur etmeyen, en yakınından en uzağına kadar kimseye yedirtmeyen bir belediye başkanı var. Hizmeti yeterli veya yetersiz, bunu tartışalım. Ama mevzu bahis kamu parası olduğunda Üzülmez’i belediye başkanları içerisinde tek geçmemek mümkün değil. Göreve geldiğinde kısa sürede nasıl tasarruf yaptığı kamuoyunca zaten biliniyor. Açıkçası bu kadar tasarrufun olması beni de şaşırtmıştı. “Nasıl olur?” diye kendime sormadan edemiyordum. Demek, isteyince oluyormuş. Aslında olması gerektiği gibi, yapılacak olan işler hak edene ve hak ettiği şekilde verilince bu işler düzeliyor. Böylelikle hem tasarruf ediliyor hem de kamu kazanıyor. Bu sistem şuan Kartepe’de tıkır tıkır işliyor. Bu durumdan rahatsız olanlar yok mu? Elbette var. Hem belediye içerisinde hem de belediyeye çöreklenmiş kesimlerde büyük rahatsızlık var. Kolay değil tabi! Hangi işler kime gidecek belli! Bir şekilde çarkını kuranlar, yıllardır milletin parasını tırtıklamış. Belki iyi bir şey yaptıklarını sanıyorlar ama durum hiç de öyle değil. Böyle hizmet olmaz, olamaz. Kendi şahsına bir iş yaptırırken kılı kırk yarıp, belediyeye bir mal alımı olduğunda tanıdık diye kimseye işi veremezsin. Yok böyle bir şey! Çok şükür ki bu alışkanlıklar yıkılıyor ve yıkılmaya devam edecek. Esasen bunun müsebbibi şu kişi filan demiyorum. Ancak düzgün insanları başa koymamanın faturası ne yazık ki ağır oluyor. Sen dürüstlük dersin, haksızlık etmeyin dersin ama arkanı döndüğünde farklı işler yapılıyorsa burada Başkan’ın da yapabileceği pek bir şey olmuyor. O yüzden yapılacak işlerde liyakat kadar dürüst ve namuslu insanlara da ihtiyaç var. Sırf siyaseten almak zorunda kalınan elemanlar yüzünden belediyelerin itibarı yerle bir olmuyor mu zaten? Bir de personeli aynı birimde yıllarca tutmanın bir mantığı da yok. Baktın ki şüphe uyandırıyor, o personelin nefsine uyma ihtimali çok yüksek hemen yerini değiştir. İnsan önce işe girmek ister, bununla yetinmez ve çalıştığı yerde iş yapmadan rahat etmenin yollarını arar. Bu işin sonu da hırsızlığa kadar gider ve kişi bunun farkında bile olmaz. O yüzden zaman zaman birimler arasında, “Nereye koysan çalışabilir” diyebileceğin personelin görev yeri değişirse bazı şeylerin de önüne geçilebilir. Gelelim tekrar konumuza…Kartepe’de şuan şeffaflık adına güzel bir yönetim modelinin yoluna girmeye başladığını görmek gerçekten sevindirici. Bu konuda başta başkan Üzülmez olmak üzere, Başkan Yardımcısı Gökalp Akpir ve ilgili tüm personeli kutlamak gerekiyor.

************

Geçtiğimiz haftaki yazı üzerine

Geçen hafta yazdığım yazıya yoğun tepki geldi. Arayanlar, mesaj atanlar, yorum yazanlar v.s. Açıkçası bu kadar ilgi beklemiyordum. Yazıyı yazarken bir kesimin yanlış anlamasını zaten bekliyordum. Ama çok şükür ki büyük çoğunluk ne demek istediğimi gayet iyi anlamış. Yanlış anlamakta ısrar edenlere kısaca tekrar hatırlatıyorum. İnsana yaşarken neden değer verilmiyor da öldüğünde her türlü ilgi ve alaka gösteriliyor? Cenazeye saygı iyi güzel ve takdir edilesi davranış ama, daha önemlisi; meftanın her türlü hukukuna riayet etmek değil mi? Mesela hasta olduğunda gidip ziyaret etmediysen, borcunu ödemediysen, geliri yok diye yüzüne bakmadıysan bu adamın cenazesine duyduğun saygı ile kendini kandırma. Evet, saygılı olmak lazım ama bu seni kul hakkından kurtarmaz. Mevzu özetle buydu. Bilmem anlatabildim mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sevgili Hasan 2 yıl önce

sevgili hasan, bu yazdığın yazıya kendin inandın mı? yani için rahat mı? gece yastığa kafanı koyduğunda rahat edecek misin? madem bu kadar şeffaflar bu suadiye sapağındaki ihalesiz bina ne? ve bu binaya 650 bin lira harcanırken sen ve şefaf başkanın ne yapıyordu? hesap gününde hesap vereceksin. yorumu yayınlama, sadece sen oku diye yazdım. kötü biri olmadığını biliyorum ama nefesine uyuyorsun.

Avatar
bilir kişi 2 yıl önce

iş yapamaz ve borçsuz belediye bırakır diyorduk zaten. galiba öle olcak