Aylardır gündemin odak noktası haline gelen genel seçimler beklentilerin üstünde bir katılımla sona ermiş bulunmaktadır.

Ak parti seçmeninin dışında ki bütün parti mensupları seçim sonuçlarını partileri adına bir kazanım olarak görmektedir.13 yıldır tek başına iktidar da olan, girdiği her seçimde belirlediği hedefin üstünde oy alan ve hep zafer şarkılarına alışık olan Ak parti,

7 Haziran seçimlerine çok farklı beklentiler içinde girmiştir.

Hem başkanlık sistemi hem de yeni anayasa için 400 yüz Milletvekili hedefi ile yola çıkan ve bu inanç ile çalışmalar yapan Ak parti bu kez hedef sapmasının ötesinde duvara toslamıştır.

Bu vesile ile Ak partinin rehavet çemberinden kurtulamamış üst aklı, ayağını gazdan çekmek zorunda kalmıştır.

Bu kadar kibir, hırs, özgüven ve güç hastalığına tutulmak, ayakların yere basmamasına ve ardından kendileri için hazırlanan felaketin gelmesine sebep olmuştur.

Elbette bu söylemlerimiz Ak partinin seçimlerden galip çıktığı gerçeğini değiştirmeyecektir. Fakat seçim öncesi belirlenen hedefin çok altında kalınması da bir hayal kırıklığına ve hazım zorluğuna neden olmuştur.

Şimdi 12 yıldır tek başına iktidar olmaya alışmış bu partinin bir koalisyon hükümetinde yer alması pekte kolay bir süreç olmayacaktır.

Bu günden sonra kim kimin ile konuşup bir araya gelir bilemiyorum, bu süreç artık sadece Ak partinin değil CHP, MHP ve HDP’ nin yani TBMM’de temsil yetkisi olan bütün siyasi partilerin büyük bir sınav olacaktır.

Artık seçim bitmiştir. Ak parti için uyanma, diğer partiler için zafer sarhoşluğundan çıkma vaktidir. Ülkedeki bu belirsizlik, toplumda kutuplaşmalara ve toplum içi reaksiyonlara sebep olmaya başlamıştır.

Siyasi liderler artık Dünya politikalarının çok değişken olduğunu, çıkar ve menfaat ilişkilerine dayalı olduğunu bilerek hareket etmeli ve bu doğrultuda sandıktan çıkana boyun bükmelidir.

Eğer birbirleriyle didişmeye ve tabanda ki halka bunu yansıtmaya devam ederler ise bir takım şer odakların da katkısıyla bu Ülke de her sabah 80’li yıllarda olduğu gibi farklı bir kaos ve kriz yaşanmaya devam edecektir.

Milleti temsil yetkisi olan siyasi partiler, sizleri TBMM nin çatısı altına toplayan bu ülkeyi oluşturan farklı kültür renkleriyle bezenmiş olan toplumdur. Binlerce yıldır birlikte yaşayan bu kültür havuzunun şimdi neden kirlendiğini aklıselim bir tutum ile düşünün.

Gelin bir milat başlatın, birbirinizin elinden tutun, CHP-Ak Partiye, MHP- HDP’ye karşı şimdi sergilediğinden farklı bir tutum sergilesin, bu belirsizlik sürecini çok fazla uzatmadan, Ülkeyi 2000’li yıllar öncesinde ki derin endişe ve kaygılı ortamlara sevk etmeden ortak bir sevda da buluşun.

Eğer kuruluşunuz ve ideolojiniz farklı bir yapıya, kimliğe sahip değil ise, amacınız bu ülke topraklarında yaşayan insanlarına hizmet ve önder olmak ise, bunun aksi olmadığını kanıtlamak ise, işte buyurun bunu ispat etmenin en uygun zamanı şimdidir.

70 Milyonu aşkın bu toplum daha rahat geçinmek, daha özgüvende olmak ve huzurlu bir gelecek istiyor.

Toplum sandıkta kendi üzerine düşeni yapmıştır. Şimdi bu ahenge uyum sağlamak siz siyasi partilere düşmüştür.

Tam bir bütünlük içinde, büyük bir beraberlik göstergesi içinde gelin el ele verin bu ülke ve bu toplum bunu hak etmiştir. Kişisel hırslarınızdan uzaklaşın, gökkuşağı gibi bir renk cümbüşünde aynı Devlet ve Bayrak altında olduğunuzu hatırlayın.

Gelin son bir kez daha birlik olalım, içerisinde art niyet olanlara bir fırsat daha vermeyelim, kardeşlik türküleri söyleyelim, el ele barış ve hoşgörü içinde büyük bir devlet olma yolunda bir sonuca ulaşalım.

Çünkü karamsar, umutsuz ve kırıcı olmak bir çözüm üretmeyecektir.

Bu ülke geldiği bu noktadan artık geriye dönemez, yüzünü aydınlığa çevirmişken tekrar karalığa gömülemez, artık şapka düşmüş kel görünmüştür.

8 Haziranın kazananı bu ülkenin güzel insanları ve Türkiye’dir.

Ötesi mi? Zerre kadar faydası olmayan bir gerçektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.