|
SON DAKİKA
Ortadoğu ve Türkiye
İbrahim ŞENMEMİŞ kartepeilcesi@gmail.com
Dünyanın kanayan yarası Ortadoğu. Sebepleri arasından dini argümanları ve yer altı zenginliklerini en başta gösterebiliriz.
Bir rejimin yaşayabilmesi için kendine mutlaka bir düşman seçmesi lazım. Aksi halde batıl düşünce ve anlayışların yaşaması imkansızdır. Oysa hak ve batıl arasındaki mutlak farklar arasında da gösterilebilir.
Ortadoğu yüzyıllar boyu haçlı seferleri ile karşı karşıya kalmasına rağmen günümüzde de Müslüman toprağı olarak göze çarpar. Ancak haçlı seferler mantık ve felsefe açısından değişikliği uğramıştır.
Bu yöntem Batılılar tarafından daha geçerli ve daha mantıklı görülmekte ve bunun için Abdülhamid döneminden bu günlere kadar hala aynı yöntemle devam etmektedir. Ancak Abdülhamid beklenildiği gibi kolay lokma çıkmayınca Siyonizm savaşmayı değil sabretmeyi denemiş ve yıllar sonra Türkiye’de kendi ile çalışabilecek işbirlikçiler bulabilmişlerdir.
Esasında Ortadoğu da sorun siyonizmdir. Siyonizmin el attığı tüm topraklar kan ve gözyaşı içerisindedir. Açlıkla ve sefaletle karşı karşıyadır.
Siyonizm Türkiye’de birçok yapılaşmaların içerisinde kendine yer ve işbirlikçi bulmuştur. Nitekim Türkiye Müslüman bir ülke olmasına rağmen sürekli İslam ve insanlık düşmanı olan Siyonist İsrail ve ABD’ ile uyumlu bir müttefik ülke olarak çalışabilmiştir. Peki iki düşman ortak dostluk kurabilir mi? Fıtrat olarak mümkün değil ancak bu işbirlikçilikle mümkün olabilir.
Millet olarak baktığımızda Fransa, Almanya, İngiltere gibi Avrupa ülkeleri ile ABD ve İsrail başta olmak üzere emperyalist zihniyetleri olan devletlerle ne tür bir bağlantımız ve işbirliğimiz olabilir ki. Bu emperyalistler güçler Osmanlı ya hasta adam deyip bu toprakları aralarında pay etmemişler miydi? Türkiye’de iktidara gelenlerin her ne hikmetse bu emperyalistlerle işbirliği yapma mecburiyetleri var.
Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi Türkiye ve İran. İran rejim itibariyle batı ile kan uyuşmazlığı uzun yıllar sürecek gibi görünüyor. İsrail için en büyük tehlike İran. Bu itibarla İran ı askeri müdahaleden önce ekonomik ve siyasi kıskaca alıp kuvvetini yok etmemin peşindeler. Bunun için Türkiye ile bağı kuvvetli olan İsrail’in bunu iyi kullanıp İran’dan önce son kale Suriye’nin de düşmesinden sonra sıra İran’a geleceğinden söz edebiliriz.
Suriye de meydana gelen olaylar esasında batının desteğiyle ayyuka çıkmış görünen iç meselelerdir. Suriye’deki rejim sanki yeni gelmiş gibi Arap birliği ve ABD ve AB ülkeler ile birlikte Türkiye ülkede demokrasi havarisi kesilmeleri Büyük Ortadoğu Projesi nin bir parçasıdır. Suriye yıllardır PKK’yı desteklerken ABD ve emperyalist güçler Suriye’nin arkasında duruyordu.
Türkiye ise daha dün Suriye ile vizeleri kaldırmıştı. Hatta o kadar ileri gitmişti ki dostluğumuz, Suriye ile ortak Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmıştı. Karşılamalar Uçaklarda yapılıyordu. Peki bu kadar samimi ve dost olduğumuz bir ülke ile bu kadar kısa zamanda neden bu kadar düşman olduk ve savaşın eşiğine geldi. Oysa parolamız neydi bizim komşularımızla sıfır sorun. Dost olduğumuzda da aynı rejim ve aynı kişi vardı Suriyenin başına peki o zaman bu zaman ne değişti? ABD’nin istekleri mi değişmiştir?
Ortadoğu’da meydana gelen olaylar esasında BOP çerçevesinde cereyan eden olaylardır. 2003 yılında dönemin ABD dış işleri bakanı Condalice Rice söylemiş olduğu Büyük İsrail Projesi kapsamında Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırlarının değişeceği sözü bu gün karşımıza çıkıyor.
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|