İnsanlığın son yüz yıldaki gelişmesi , binlerce yıldan bu yana meydana gelmiş gelişmelerden karşılaştırılamayacak kadar büyük boyuttadır.

Bu gelişmeye ayak uyduramayan toplumların hali istikbal vaat etmemektedir.
Dünyadaki medeniyetler kültür zenginliğinden doğar.
Çünkü medeniyetin kaynağı kültür, kültürün kaynağı bilgi, bilginin kaynağı kitaptır.
Bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergesi  kişi başına düşen kitap oranıdır.
Kitap ve bilgi toplumların refah seviyesinin artmasındaki en önemli etkendir.
Kitap okumak bir gelişmişliğin ifadesidir.
Toplumlar geçmiş ile gelecek arasındaki bağlarını kitap sayesinde sağlarlar.
Okuyan toplum gelişme gösterir.
Okumadan gelişen bir toplum dünya tarihinde görülmemiştir.
İlimin ve bilimin kaynağı kitaptır.
Son yüz yıldaki teknolojik gelişmelerin temelinde bilgi birikimi ve kitap yatmaktadır.
Dünyadaki gelişmiş ülkelerde, kişi başında düşen kitap oranına baktığımızda, nasıl gelişmeyi yakaladıklarını çok rahat anlayabiliriz . 
Okumayan toplum geri kalmaya mahkumdur. Kitap okuyucunun hayal dünyasını zenginleştirir.
Türk toplumu olarak maalesef okumayı sevmeyen bir milletiz.

Toplumumuzda hayatında bir tene kitap okumadan giden nice insanlar varken, muasır medeniyet seviyesine nasıl ulaşacağız.
Zamanın çoğunu televizyon, bilgisayar ve cep telefonu ve boş geçiren bir toplum nasıl olacakta bilim ve teknolojide gelişme gösterecek.
Biz okumayı değil de daha çok izlemeyi seven bir topluluk olduk.

Dünyayı yöneten büyük liderlerin çok okuyan kişiler arasından çıktığı bir gerçektir.
Büyük Türk hakanı Yavuz Sultan Selim savaş meydanlarına kütüphanesini de götür ve günde yedi , sekiz saat okurdu.
Çiçero : “ Bir bahçe ve kitaplığın varsa hiçbir eksikliğin yok demektir.
Allah’ım Bana çiçek dolu bir bahçe ile , kitap dolu bir ev nasip et “ diyerek dua ederdi.
Mevlana tan yeri ağarıncaya kadar okurdu.
İbni Sina “Uykuda bile zihnim okuduğum şeylerle meşgul oluyordu.“  der.
Amerikalı meşhur radyo hatiplerinden Dr. Cadman , madende çalışırken mum ışığında 1000 ‘ den fazla kitap okuyarak ünlü bir radyo hatibi olmuş.
Bu örnekleri  daha da çoğaltabiliriz. 

Her şeyden önce kitap denen nesneyi sevmemiz gerekmektedir.
Eğitim öğretim hayatı içerisinde  milyonlarca öğrenci, anne ve babasının elinde hiç kitap görmeden yaşamaktadır.
Gelişmiş ülkelerde her bir kişiye yılda 12 kitap düşerken, ülkemizde yılda  6 kişiye ancak 1 kitap düşmektedir.
Avrupalı bir kişi  bir yılda kitaba 110 dolar harcarken ülkemizde kitaba yılda sadece 0,45 dolar ayırmaktayız.
Gelişmiş ülkelerde her 100 kişiden 14 ‘ü düzenli kitap okurken, ülkemizde ise 10 bin kişide ancak bir kişi düzenli kitap okumaktadır.
Türkiye’de televizyon izleme oranı % 94, kitap okuma oranı ise % 4 iken biz nasıl muasır medeniyetler seviyesine çıkacağız.
Okumadan ancak olduğumuz yerde sayarız, okuyan toplumlar ise okumayan toplumları, teknolojisiyle, bilimiyle, ilmiyle,  ilgisiyle yönetir.
Yerimizde  saymamak için okumaktan başka çare yok.
Bütün teknoloji, bilim, ilim hepsinin temeli okumaya dayanıyor.
Ya okuyup gelişeceğiz, ya da okumayıp sadece seyredip yerimizde sayacağız.
Gelişmiş toplumların teknolojisini, bilgisini, ilmini, bilimini kullanmaya devam edeceğiz .

Yeter geç kaldığımız.
Artık yediden yetmişe okumaya, yetmez çok okumaya, o da yetmez çok ve hızlı okumaya başlamalıyız.

 -Her  kitap bir hapishaneyi kapatır.  Seneca

-Bilginin efendisi olmak için ; çalışmanın ve okumanın uşağı olmak şarttır. Balzac

-“Her şeyin ilmi güzel cehlinden .

  Ar etme , öğren , oku ehlinden . “ Şair Nabi

-“ Okursanız bir kitabı , sahibini sorarsınız

   Gördünüz mü hoş bir yapı , yapan kimse ararsınız “  Mevlana

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.