Neye İnanmanızı İstiyorlarsa Ona İnanıyorsunuz, Olmasın!

İşte İstihbarat-2

Devlet yöneticileri, liderler, parti başkanları, kurum müdürleri, sivil toplum örgütleri vs... genelde istihbarat faaliyetlerini karar destek unsuru olarak algılarlar ve bu algıda anormal bir durum olmasa da , dikkate alınması-hayati derecede değer verilmesi gerektiği halde gözden kaçırılan unsur, istihbarat üzerine inşa edilecek kararları hayata geçirebilecek kadar ekonomik-psikolojik-askeri-sosyolojik-politik vs... güce sahip olunup olunmadığının etkili ve yetkili kişiler tarafından çoğu zaman yeteri kadar dikkate alınmıyor olmasıdır.

Bir devletin istihbarat örgütü, bir yere kadar gücüyle orantılı olmak zorundadır. Aksi takdir de istihbaratçılarınızın motivasyonu zamanla minimal düzeye iner ve angaje edilmeleri(devşirilmeleri) kolaylaşır.( Bir işçi çalıştığı fabrikanın köklü ve güçlü olduğunu bildiğinde tüm planlarını onun varlığı üzerine yaparken, kanaati olumsuz işçi ise mali bakımdan daha köklü ve güçlü bir fabrikaya geçişin yollarını arar, bunu gözden kaçırmamak gerekir...)

Devletin gücünün anlaşılması adına bir örnek verecek olursak;

...yer Fransa...

Saat 03:45 de FLC militanları Korsika da cart sokak curt numaralı evde toplantı halinde bilgisi, doğruluğu da sağlam kaynaklar tarafından çek edildikten sonra merkeze iletildiğinde...

1- Güçlü devlet o evi hava ya da füze saldırısıyla 03:55 de havaya uçurur...

2- Orta güçte bir devlet çok daha önce böyle durumlar da kullanmak üzere kurduğu fason örgütü harekete geçirerek 04:30 da o eve son derece iyi planlanmış bir baskın düzenler, bilgim dışında maskesine bürünerek...

3- Zayıf, yalnız ve  özgüvenini yitirmiş devlet ise fotoğraflar çekip, kamera kayıtları topladıktan sonra söz konusu bölücü örgütün hamilerine gidip, " arkadaş adamlar burnumuzun dibinde cirit atıyorlar" mealinde diplomasinin nezaket kuralları içerisinde feveran eder. Bu tetikçiyi azmettiricisine şikayet etmekten farksız ve sizi alay konusu yapan bir durumdur. Böyle bir mücadele yöntemi devletinizin ciddiyetini yitirmesine neden olur ki bu da hamilerin beraberinde daha da küstahlaşmasına sebeptir.

Bir istihbarat teşkilatının karakter sağlamlığı da son derece önemlidir ve bu personeline çıktığı arkadan anlaşılır. Misal Karakol örgütü " bizden bir giderse karşıdan en az iki alırız " prensibiyle hareket ettiğinden, zamanının emperyalist devletlerine İstanbul'u ve Marmara'yı dar etmeyi başarmış bir örgüttür.

İstihbaratçılarınız sizin kendilerinden asla vazgeçmeyeceğinizden emin olduklarında çok büyük oranla  sizden vazgeçmeyecekler, verdiğiniz görevleri canlarının ve sevdiklerinin canlarının pahasına yerine getirmekten çekinmeyeceklerdir.

Bir devletin istihbarat gücü bir yerde kontrol ettiği medya gücüyle de değerlendirilebilir. Bu bağlamda propagandanın istihbarat argümanı olduğunu hatırlatır ve etkin propagandanın görsel ve işitsel medya(televizyon) aracılığıyla yapıldığını söylersek birde dünya haberciliğinin ve gazeteciliğinin %90 nını düzenleyen sadece 5 ajansın olduğunu zihninize not düşersek, medyaya hakim olan zihinlere hakim olur prensibini birilerinin ne derece ciddiye aldığının farkına varmanızı sağlamış olur muyuz? Ve bu ajanslar neler-kimler mi?

1- Reuters Haber Ajansı = İngiltere

2- The Associated Press = ABD

3- Yourat TV Brass = ABD

4- Fransız Haber Ajansı

5- Alman Haber Ajansı

dünyada algı yönetiminin %50 si ABD'nin %40 ı batının elindeyken, batılı devletler dünyada propagandanın %90'nını üçüncü dünya ülkeleri ise %1'ini kontrol ediyorsa bizde " neye inanmanızı istiyorlarsa ona inanıyorsunuz " dersek bize deli der misiniz?

 Duyduğunuz bir haberin gazına gelmeden önce zihninizde şu sorunun yanıtını arayın," bana ulaştırılan bu haber ile benim bu haberi duymam ve bu habere vereceğim olası tepkiler ile en çok kim kazanç sağlar". Cevap %80 sizi haberin kaynağına götürecektir. ( istihbarat konusuna devam edeceğiz)...

Gürkan Karaçam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.