Lütfen şimdi okuyacağınız kıssanın kahramanlarını günümüze uyarlanmış hali ile yorumlayın

Sultan Murat      = Millet, Halk

Hizmetkâr Ayaz = Recep Tayyip Erdoğan

Paşalar              = Muhalefet ve yandaşları

“ İş, ehline verilince anlam kazanır.”

Osmanlı dönemi padişahlarından Sultan Murat, zamanın birinde Türkmen köylerinden getirdiği Ayaz isimli hizmetkârına çok kıymet vermektedir. Bu olay diğer saray efradının hiç hoşuna gitmez.

Bir gün sarayın ileri gelen paşaları toplanıp Sultanın huzuruna çıkar ve Ayaz isimli bu hizmetkârın ne marifeti var ki ona bu kadar değer veriyorsun derler. Sultan sorulan bu sorulara o an cevap vermez ve birkaç gün sonra paşalarını da yanına alıp ava çıkarlar. Yolda ilerlerken bir kervana rastlarlar.

Sultan paşalardan bir tanesini yollar, kervanın nereden geldiğini öğrenmesini ister; paşa gider ve gelir, Rey şehrinden geliyormuş efendim der. Sultan peki nereye gidiyorlarmış der, paşa susar

Sultan başka bir paşaya var git sende nereye gidiyorlarmış bir öğren der; paşa gider ve gelir, Yemene gidiyorlarmış efendim der. Sultan peki yükü ne imiş der, paşa susar ve cevap veremez.

Sultan bir başka paşayı gönderir sende yükü ne imiş onu öğren bakalım der; paşa gider ve gelir, Efendim çanak, çömlek ve Rey kâsesi imiş der. Sultan sorar peki ne zamandır yoldaymışlar, paşa üzgünüm efendim sormadım der.

Hadise birkaç vezirin gidip gelmesi ile vahim bir hal alınca; Sultan hizmetkârı Ayaz’ı çağırtır; Hizmetkârım Ayaz git bak bakalım şu kervan nereden gelmektedir bir öğren dediğinde; Ayaz huzurda saygıyla eğilip konuşmaya başlar.

Efendim kervanı görür görmez sizin öğrenmek isteyeceğinizi düşünerek biraz araştırdım. Bu kervan Rey şehrinden gelip, Yemen istikametine gitmektedir; Kervan çanak, çömlek ve Rey kâsesi taşımaktadır; kervanda şu kadar insan olup şu kadarı silahlıdır; kervan bu kadar at şu kadar deveden oluşmaktadır, diyerek kervan hakkındaki en küçük ayrıntıyı söyler.

Efendim eğer öğrenmek istediğiniz başka bir husus var ise gidip hemen öğreneyim der; sultan teşekkür eder ve paşalarına dönerek işte Ayaz budur; merakınız giderildi mi der.

 Mahcup duruma düşen paşalar Sultana “bu anlayış doğuştan gelen bir zekâ işidir, Allah’ın bazı insanlara verdiği özel bir ihsan ve lütfudur; çalışmakla elde edilecek bir özellik değildir” derler.

Sultan bu mazeret karşısında paşalara hitaben şöyle söyler “Şu hayat mücadelesinde insan, başarıya ulaşamamış, zarar etmiş ve bir şeyler elde edememiş ise bu hal onun gereği gibi çalışmamasından ve çok gayret göstermemesinden ileri gelmiştir.”

Yukarıda anlatılan kıssadan da anlaşılacağı üzere Millet yapılan son seçimlerle artık rüştünü ispatlamıştır. Bu vatanın gerçek sahibi benim, bundan gayrı ilahi adaletin dışında hiçbir güç bunu değiştiremeyecektir demiştir.

Türkiye’de artık yeni bir dönem başlamıştır. Bu ülke için üreten, çalışan, devleti ve milleti için emek harcayanlar halkın teveccühünü kazanmıştır.

Bu ülke yıpranmış o eski kabuğundan kurtulup, kendinden fazlasına yeten bir ülke olma yolunda hızla yol almaktadır.

Bu anlayış ile yakın bir tarihte bu coğrafyada sadece stratejik olarak değil, ekonomiye yön verme, gündemi belirleme, toplumlar üzerinde söz sahibi olma noktasında da güçlü bir ülke olacağı su götürmez bir gerçektir.

10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan seçimler bu topraklarda artık o köhne, vesayetçi devrin kapandığını, halkın iradesinin Çankaya köşkünden içeri girerek kendi egemenliğini ilan ettiğinin göstergesi olmuştur.

Saygılarımla
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.