''Hükümetimiz döneminde bugüne kadar ormanlarımızın bir santimetrekaresini dahi hiç kimseye işgal ettirmedik, herkes bunu böyle bilsin.
Ormanlarımızı korumak, ormanlarımızı yaşatmak, ormanlarımızı çoğaltmak için bütün gücümüzle çalışıyoruz, her türlü imkanı seferber ediyoruz.
Bu çerçevede ormanlarımızın kül olmasına da müsaade etmemek için elimizden geleni yapıyoruz.”
Bu sözler daha birkaç gün önce orman dikimi açılışında konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan'a ait.
Bu sözlerin altına imza atmayacak bir insan evladı düşünemiyorum.
Başbakan Erdoğan ormanların hangi gerekçelerle olursa olsun talan edilemeyeceğinin altını kalın harflerle çiziyordu konuşmasında.
En azından ben öyle anlıyorum başkası ne anlar onu bilemem.
Son zamanlarda Maşukiye eksenli tartışmaları izlerken bu sözler bende bir güven duygusu oluşmasına neden oldu.
Biliyorsunuz yakın zamana kadar televizyon ekranlarında dönen bir reklam vardı.
Bir holding patronu İstanbul’un göbeğinde kalan bir avuç orman arazisinin yanında inşa edeceği projesinin reklam filminde at üzerinde boy gösteriyordu. Dileyen herkesin at üstünde ormanda gezebileceğini söylüyordu. Ne olduysa o iş bir şekilde iptal ettirildi. Daha doğrusu projenin orman arazisi ile ilgili düşünülen kısmı iptal edilmişti.
Aklı başında herkes buna sevindi.
Başbakan Erdoğan’ın sözleri de böylelikle daha bir anlam ifade etmiş oldu.
Şimdi dönüp bakıyorum Kocaeli’ye. Daha doğrusu Kartepe Maşukiye’ye.
Milli proje olarak lanse edilen Yüksek Hızlı Tren (YHT) çalışmalarında ki ‘gürültü kıyameti’ biliyorsunuz.
İş dönüp dolaşıyor Maşukiye etabında düğümleniyor.
Baştan şunun altını çizelim.
Yapılan Hızlı Tren Projesi’ne karşı çıkanlarla Maşukiye bölümünde ki çalışmalara karşı çıkanları öncelikle birbirinden ayırmak gerekiyor.
Her yapılan işi talan edebiyatıyla savunmak gibi bir adetimiz yok olamaz.
Üstelik bu projeyi aklı başında herkes gibi Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden birisi olarak görüyorum.
Fakat hassasiyet taşıyanların büyük çoğunluğu taş ocağının turizm ile anılan bölgeye endirekt dahi olsa zarar vereceği endişesi taşıyor.
Bu işe sadece Sayın Vali ile Büyükşehir Belediye Başkanı’nın biraz zoraki de olsa rıza gösterdiklerine inanıyoruz.
Fakat onlarında bu eleştiriler karşısında ki cevapları açık.
On aylık bir süre zarfında istenilen taş elde edilecek daha sonra açılmamak üzere ocak kapatılacak.
O bölge tekrardan ağaçlandırma yapılarak eski kimliğine kavuşturulacak.
Büyüklerin düşüncesi bu.
Acaba dedikleri gibi bu süre zarfında olabilecekler konusunda bir garanti verebiliyorlar mı?
Orası ayrı bir soru işareti.
Bu taş başka yerden temin edilsin önerilerine de kulakları kapalı gördüğüm kadarıyla.
Çok masraf olur diye mi düşünüyorlar bilemiyorum ama bir yılda kaybedilen salt turizm prestiji bile bunun yanında çok az bir bedel eder herhalde.
Başkan Karaosmanoğlu’nun bu işi ne kadar içselleştirdiğini bilemiyorum.
Fakat biliyoruz ki Başbakan Erdoğan’a Kocaeli’den telefonun kaldırıp ulaşacak birkaç insanın başında geliyor kendisi.
Sadece Maşukiye özelinde bu meseleyi kendisine anlatsaydı ve özellikle hem partisinden hemde tüm kesimlerden gelen sağduyulu tepkiyi dile getirseydi Başbakan Erdoğan’ın da buna karşı çıkacağına hiç zannetmiyordum.
Böyle bir şey yapıldı mı bilemiyorum fakat geç kalınmış değil kanaatimce.
Yanlıştan dönmek erdemli insanların işidir.
Bizlerde son ana kadar bu yanlıştan dönüleceğine inanmak istiyoruz ve inanıyoruz da.
Çünkü “Biz bu güzel toprakları, tabiatı ve doğal hayatı atalarımızdan miras almadık. Gelecek nesillerden emanet aldık"


Sevdiğim sözler

"Yaş kesen, baş keser!"

Makaleyi Kocaeli Gazetesi'nde okumak için tıklayın
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kel kör kirpi 5 yıl önce

kızak federasyonuna karşı ilgi alaka duyan zihniyet nerede? bak kızak yapılacak yerler elden gidiyor. sponsor bulmak kazılan alanı eski haline getirmek masraf etmek lazım. yok mu sponsor? neyse artık evdeki birikmişleri hanımın kolunda boynunda çocuğun kumbarasında yastık altında ne varsa veririz. gönül verdik bir kere kızak işine