Sendikacılığın tükenme noktasına geldiği günümüzde hala daha ayakta kalan ender sendikal kurumlar var.

Disk’e bağlı Lastik İş Sendikası…

Bu sendikayı diğer sendikalardan farklı kılmayı başaranda neredeyse on beş yıl boyunca yöneten sendikanın Genel Başkanı Abdullah Karacan’dır.

Kimileri tek adam eleştirilerini sürdüredursun Karacan resmen kendisiyle yarışıyor.

Sorumluluğunu taşıdığı yaklaşık dört bin işçi için imrenilecek önemli işlerin altına imzasını attı.

Sözleşme dönemlerinde verdiği mücadelelerinin yanı sıra lastik işçileri için sosyal tesisler ve otel gibi sınırları zorlayıcı işlere kalkıştı.

Ve bu işlerinde altından kalkmasını da bildi.

Hele son yılların en büyük sendikal başarısı olarak nitelendirilecek bir başarı hikayesi var ki takdir etmemek elde değil.

Brisa’da faaliyet gösteren yaklaşık altı yüz taşeron işçisi, verilen mücadeleler sonucunda kadrolu işçi oldu.

Yani artık onlar sendikalılar…

Bunun ne anlam ifade ettiğini o taşeron firmalarda çalışanlara sormak daha anlamlı olur diye düşünüyorum.

Artık güvenli bir sığınağın altında olmak demekti bu.

İşverenin keyfiyetini sınırlandırmak, insani yaşam talepleri için daha bir gür ses çıkarmak demekti bu.

Dahası arkalarında Kocaeli’nin en güçlü sendikalarının başında olan bir yapı olacak artık.

Bunu Yıldız Entegre Fabrikası’nda çalışan ve sendikaya üye olmak istediği için işten atılan insanlara sormak lazım ne anlam ifade ediyor diye.

Keza yine Pakmaya, Bekart gibi sanayi kuruluşlarında çalışıpta işverenin iki dudağı arasına bakan işçilere sormak lazım ne anlam ifade ettiğini?

Anayasal bir hak olan işçilerin sendikal faaliyetleri sürdürme görevini lâyıkıyla yerine getiren Lastik İş Sendikası’nın verdiği mücadele herkes için örnek olmalı.

Biraz ağır kaçacak belki ama ‘Biz sendikacıyız’ diye ortalıkta dolaşıp duran bazı sarı sendikacıların son yaşanan gelişmeleri iyi analiz etmelerinde fayda var.

Yoksa bu iş sadece bir iki güçlü sendikal kuruluşun altından kalkacağı iş değil.

Her zaman için güçlerini bir araya getirmeyi ve kollektif hareket etmeyi öncelikli esas kabul etmeliler.

Yoksa “Lastik İş” gibi güçlü sendikalar şu veya bu gerekçelerle güçten düşürülürlerse o zaman tüm işçiler için toplu bir cenaze namazı kılmayı düşünebiliriz!

Bunun olmaması için herkes gücü nispetinde elini taşın altına koymaktan çekinmemeli.

Ki yarınlarda ah vah para etmesin!

Beyaz Gelinliği Görmelisiniz!

Hiç bir şeye beyazın ona yakıştığı kadar yakışmıyor.

Belkide elimizin altında olduğu için biraz fazla torpil geçiyor olabiliriz.

Ama geçmeyelim de ne yapalım?

Kışın geldiğinin en güzel ispatını bizler oraya çıkınca anlayabiliyoruz.

Kartepe’de şu sıralar gözünüzün alabildiği kadar beyazı, durgunluğu ve sadeliği görebilirsiniz.

Ne de çok özlemişiz bu tabloyu…

Her sene yağıyor fakat son yıllarda göremez olduk Kartepe’nin beyaz gelinliğini.

Yetkililer bu sefer kışın daha bir sert geçeceğini söylüyorlar.

Buda demektir ki “beyaz gelinliği” uzun bir süre göreceğiz.

Şimdiden gerek il dışından gerekse ilimizden insanlar bu harika tabloyu görmek için akın akın Kartepe’ye çıkıyor.

Siz siz olun erkenden beyaz örtüyü görmek ve mis gibi bir dağ havası almak için bu hafta sonunu fırsat bilin.

Zirveden bembeyaz örtünün içerisinden masmavi Sapanca’yı, temiz ve saf görüntüsüyle körfezi seyretmenin insana nasıl bir haz verdiğini göreceksiniz.

O halde daha fazla beklemeden “Şimdi Kartepe Zamanı” deyin ve beyaz gelinliği yerinde görün…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.