|
SON DAKİKA
Lale Devri ve Sandık!
Talat ALTINKAYA talataltinkaya@hotmail.com
Osmanlı’da zevk-i sefa, eğlence, debdebe deyince akla gelen ilk isim tartışmasız Nevşehirli damat İbrahim Paşa’dır.
Saray ahalisinin gözünü boyamakta usta olan bu sadrazam o dönemde ve daha sonraki dönemlerde de anılacak olan Lale Devri'nin mimarıdır.(1718-1730)
Tüm sarayda ve devlet ricalinin yalılarında boğaza bakan evlerinin bahçelerinde birbirinden pahalı ve güzel laleler ektirerek aslında Osmanlının çok güçlü olduğunu göstermek ister.
Kime karşı?
Tabii ki elçiler vasıtasıyla bütün Avrupa’ya ve doğuda ki safevilere karşı.
Ancak tüm bu göz boyamaların zevk ve sefanın karşısında halktada sefalet ve yoksulluk diz boyudur.
Esnaf kan ağlamaktadır. Vergi üstüne vergi insanları patlama noktasına getirmiştir.
Dışarıda kaybedilen savaşlardan bıkan saray erkanı için Nevşehirli İbrahim bulunmaz fırsattır.
Kırk gün kırk gece süren düğünler, şenlikler hepsinin aklını başından almaya yetmiştir.
Padişah’ta halkının kendisi gibi yaşadığı zevklerden nasipleniyor zannederek gözü boyatılmıştır!
Fatih, Yavuz veya Kanuni döneminde hasbelkader sadrazam olsa kellesinin alınması için iki aydan fazla sürmeyecek olan insan, aynı padişahların torunları tarafından savaş yapmıyor diye el üstünde tutulur hale gelmiştir.
Tarihin cilvesi olsa gerek.
Nereden nereye… Padişah vurdum duymaz olunca olanlar oluyor.
İpleri eline geçirmiş olan Nevşehirli İbrahim paşa kaybedilen onca toprağa rağmen ne doğuya ne batıya savaş açacak gücü ne devlette ne kendinde görür.
Başka amaçlar gütmektedir. İpleri eline geçirmiştir artık.
Hem kendi hemde çocuğu padişahın damadıdır.
Böylesi kime nasip olmuş ki koca Osmanlı ülkesinde.
Ancak eski bir levend olan ve daha sonraları istanbul’a gelip tellaklık yapacak olan Halil isminde bir ademden habersizdir Nevşehirli.
Sıradan bir insanın koskoca devlete kafa tutacağı yeter artık illallah diyen asker,esnaf sıradan insanı peşine takacağını hiç kimse gibi oda düşünememişti herhalde.
Patlama noktasına gelen halk Patrona Halil’i desteklemektedir fakat bir taraftanda isyanın devlete ve millete vereceği zararı düşünerek çekimser de kalmaktadır.
Ancak örgütlenmeyi tamamladıktan sonra bir sabah namazı vakti sayıları yirmileri bulan patrona Halil ve ekibi tekbirler eşliğinde kapalı çarşıdan sultan Ahmet meydanına doğru bir çığ gibi büyüyerek istediklerini elde etmek üzeredirler artık.
Kısa sürede sayıları on binleri bulan ve bizim bugünden asi diye nitelendirdiğimiz insanlar şatafatlı yönetimden bıkmışlardır.Ve artık kelle istemektedirler!
Onlarca vezirle beraber Sadrazamında kellesini isterler.
Padişah ise istemeye istemeye asilerin isteğini kabul eder ve İbrahim paşayla birlikte hepsini idam ettirir.
Devamında bir at arabasıyla cesedi sultan ahmet’teki isyancıların önüne getirilir ve köpeklere atılarak parça parça ettirilir!
Böylelikle Lale devri’nin sonu hazin bir finalle biter!
Olaylar sonunda görevi bırakmak zorunda kalan sultan üçüncü Ahmet görevi yeğeni birinci Mahmut’a bırakırken ona şöyle der; ‘’Sakın işleri vezirlere havale etme! Sen sen ol,bütün işlerinin takipçisi ol
Yoksa sonun benimki kadar şanslı olmayabilir!’’
Not: Patrona Halil isteklerini gerçekleştirmiş fakat kendi sonuda Nevşehirli İbrahim Paşa gibi idam edilerek saray dışına atılmak olmuştur!
Tarihimizde 'Lale Devri' olarak bilinen ve 12 yıl süren o dönemde bizler yaşamış olsaydık acaba kimi nasıl destekler hangi tarafta yer alırdık?
Ben şahsen içlerine katılmasamda Patrona Halil’e kalben destek verirdim diye düşünüyorum.
Fakat bu işin sonucunda devletin sonunu bile getirecek bir olay olarak düşündüğümde mutlaka bir sonununda olmasını dilerdim.
Bu tarihi gerçekleri okuduğumuzda kötüde işlese halk egemenliğinin ne güzel bir şey olduğunun farkına varıyor insan.
Bugün çok şükür böylesi hadiseler çok uzağımızda kaldı.
Beğenmezsen oy vermezsin olur biter. Seçenek çok! Bu hadiseyi ne zaman okusam Lale devri'nden sonra halkın önüne en azından sadrazamlık için bir sandık konulsa ne güzel olurdu demekten kendimi alıkoyamıyorum.
Meşruti Cumhuriyet'e giden yolda ilk adımı biz atmış olurduk!
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|