Ramazan Ayı Kur’an-ı Kerimin nazil olmaya başladığı bir aydır.Onun için Ramazan ayına
Kur’an ayı da denilmektedir.Kur’an-ı Kerim insanlığı karanlıklardan aydınlığa,sapıklıktan
hidayete kavuşturmak için Allah tarafından son Peygamber Hz.Muhamme(s.a.v)e melek
Cebrail vasıtası ile M.610 yılında Mekke şehrinde bulunan Nur dağının Hira mağrasında
başlayıp 23 yıl süren bir vahiy süreci ile gönderilen ilahi bir kitaptır.
 
Bu kutsal kitap daha ilk emri ile okumayı ve yazmayı inananlarına emrederek, okuma
yazma bilen sayısı son derece düşük olan Arabistan yarımadasında adeta bir okuma
yazma seferberliğinin ve dünyanın gelmiş geçmiş en etkili ve uzun süreli medeniyetinin
temellerinin atılmasına vesile olmuştur.
 
Daha Kur’an’ın ilk nazil olduğu Mekke döneminde Hz.Muhammed (s.a.v)kendisine gelen
Kur’an ayetlerini  ashabının arasından okuma yazma bilenlerden oluşturduğu Vahiy
katipleri adı verilen görevlilerine yazdırır ve diğer arkadaşları tarafından okunup ezber
yapılmasını emrederdi. Böylece Kur’an-ı Kerim, daha kendisi hayatta iken Hz.Muhammed
(s.a.v)tarafından hem yazdırılarak ve hem de ezber yaptırılmak süretiyle hafızalara kazınarak
 muhafaza altına alınmıştır.Bunun yanında Kur’anı Allah tarafından getiren vahiy meleği
Cebrail, Ramazan aylarında insan şekline bürünerek gelmiş Peygamberimize gelen Kur’an
ayetlerini karşılıklı okumak süretiyle kontrol etmiş,onda şüphe oluşturabilme ihtimalini de
böylece ortadan kaldırmıştır.Çünkü Kur’an bizzat ilahi kontrol altında hem hafızalara
hem de kayıtlara geçmiştir.Onun için 14.asırdır Kur’an, bütün insanlığa daha ilk süresinin
başından itibaren doğruluğu konusunda meydan okumasına rağmen (1)hiçbir kimse onda
şüphe bile oluşturacak noksanlık bulamamıştır.
 
Kur’an-ı Kerim dini, bilgi temeline dayandırmayı esas alan bir Kitabtır. Kur’an’ın canlı
tefsiri Peygamberimiz (s.a.v)e göre “Kişinin aklı yoksa yani deli ise dini mükellefiyeti de
yoktur.”(2) Kur’an’ın  bizzat kendisi ise bir çok ayetinde akla,düşünce ve tefekküre teşvik
eden emirler vermiş “bilen ile bilmeyenin eşitö olamıyacağını “(3)açıkça ifade etmiştir.
Bundan dolayı eğitim öğretim faaliyetleri İslamın  daha ilk günlerinde başlamıştır.Mekke’de
 Erkam’ın evi, müslümanlar için hem gizli bir buluşma yeri ve hem de dinin emirlerini
öğrendikleri bir merkez idi.Daha sonra Medine’ye hicret eden müslümanlar ilk iş olarak
bir cami ve hemen bitişiğine SUFFA adı ile meşhur olan İslamın ilk eğitim yuvasını
yapmışlardır.Buranın ilk öğretmeni Rasulüllah ve ilk talebeleri de fakir, kimsesiz. evi  barkı
olmayan müslümanlar başta olmak üzere ilim aşığı ilk müslümanlardı. Onlar burada
hem Kur ‘an okumayı ve hem de okuma yazma bilmeyenler okuma yazmayı öğreniyorlardı.
Peygamberimiz bizzat kendisi  Kur’an ve onun açıklamalarını öğretirken, tayin ettiği
As oğlu Said Hikmet (İslam felsefesi) Samit oğlu Ubade(4) ise okuma yazma derslerini
öğretiyordu.Bu okuldan Abdullah ibn Mesud, Hz.Ömerin oğlu Abdullah,Peygamberimizin
müezzini Bilal Habeşi Hanzele,Ebu Zerr,Selmani Farisi,Ebu Hureyre,Sa’d bin Ebi Vakkas gibi
ünlü sahabiler yetişmiştir.(5)
 
 Bu gün, Kur’an’ın sağladığı  saadet asrında pratiği bizzat yaşanmış olan mutlu ve huzurlu
toplumu oluşturabilmek için aklımızı ve ruhumuzu yeniden Kur’an a açmak zorunda
olduğumuzu bilmem hatırlatmaya gerek var mıdır?
 
 Peki aklımızı ve ruhumuzu yeniden Kur’ana nasıl açabiliriz ?
Tabiki önce onu okuyup anlayarak.Çünkü Kur’an-ı okuyup anlamak;gerçek İslamı ve
müslümanı anlamaktır.O zaman da bu günkü huzursuzluklarımızın nereden kaynaklandığını
daha iyi anlarız.Günümüz müslümanı ise, Kur’anı anlamaya her zamankinden daha çok
muhtaçtır.Çünkü Batılı hayat standartlarının getirdiği karmaşıklık içersinde kendi inancını
yaşaması artık bir ihtisas gerektirecek kadar zorlaşmıştır.Batının emperyalist etkisi evinin
en ücra köşesine kadar ulaşarak müslümanın düşünce dünyasını da allak bullak etmiş
durumdadır.
Öyleyse günümüz müslamanı hayatını Kur’an standartlarına göre
yeniden gözden geçirerek revize etmek durumundadır.Onun için de önce
Kur’an’ın hayat için ortaya koyduğu standartları bilmeye ihtiyacı vardır,dolayasıyla
Kur’anı okumaya ve anlamaya muhtaçtır.
1. Bakara Süresi:2,23                                                     
2. Kütüb’ü Sitte Tercüme ve Şerhi.İ.Canan,8/159
3.Zümer Süresi,ayet:9
4.M.Hamidullah,İslam Peygamberi,2/768
5.M.Hamidullah,a.g.e,2/771
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
asumankoç 5 yıl önce

SAYIN HOCAM KARTEPEDE Kİ BÜYÜ VE MUSKA İŞLERİ YAPA İMAM NE ZAMAN DEĞİŞECEK,DİYANETE YAZIK EDİYORSUNUZ.