KONFERANSLARA SADECE AKPARTİLİLER DEĞİL HERKES KATILMALI!
Kartepe, ilçe olduktan sonra tam olarak hangi anlamda olumlu etkinlikler yapılıyor denilirse hiç şüphesiz kültür sanat etkinlikleri kapsamında yapılanlar derim. Özellikle büyükşehir ve Kartepe belediyemizin üzerinde en çok eğildiği konu ülke çapında tanınmış yazar, sanatçı,edebiyatçı gibi isimleri ilçemizde ağırlamaları ve bölge halkının bilgilendirmeleri geliyor.

Aslına bakılırsa yeni bir ilçe olan Kartepe’nin de bu isimler üzerinden önemli bir tanıtımıda yapılıyor. Basit ama etkili bir reklam fırsatı aslında. En basitinden bir Kartepe’li olarak bu tür etkinliklerin ilçemizde yapılmasından son derece memnunum.
Bence üzerinde durulması gereken daha önemli bir konu varsa o da, Necip Fazıl Kültür sarayında yapılan etkinliklere, özellikle topluma yön veren yazarlara olan ilginin azlığı konusu. Bir şarkıcı türkücü geldiğinde çoluk çocuk döküldüğümüz kültür sarayına, Türkiye’nin gündemindeki çok önemli konuların anlatıldığı konferanslara ise maalesef çok zayıf bir ilgi oluyor. Kartepe belediyesi, cep telefonlarına gönderdiği mesaj sayısı kadar kişi gelse o salonlar sığmaz taşar. Ancak kimsenin umurunda değil.
Birde bu etkinliklere nedense sadece Ak Parti’nin teşkilatları katılıyor.  Acaba diğer partilerin teşkilatlarına katılmaları konusunda bir çağrı veya mesaj gönderiliyor mu? Merak ediyorum. Bu konuda hem belediye hem siyasi partiler daha esnek davranmalıdırlar. Öteki türlü diyelim ki gelen konuk Ak Parti’ye meyilli bir yazar ise konferans tam bir körler sağırlar ortamına dönüşüyor. En son Mümtazer Türköne örneğinde olduğu gibi.
Diğer yandan muhalifler tarafından söylenen ve yandaş diye tabir edilen kişiler sürekli çağrılıyor eleştirileri ise ciddiye alınmalıdır. Daha renkli konferanslar seyretmemize vesile olabilirler.
Ancak şu var ki muhalefet partilerin taraftarlarının katılmadığı bir etkinlik güdük kalıyor ve daha çok ayrışmaya sebebiyet veriyor. Bunu düzeltebilecek kişinin başkanın kendisi olduğunu birilerinin hatırlatması gerekir.

KADDAFİ VE FARELER!
Yaşanmış gerçek bir olaydan bahsedeceğim.İçinde bulunduğumuz coğrafya ile ülkemizin nasıl bir şekilde yönetilmeye çalışıldığı konusunda az da olsa bizlere bir ipucu vereceğine inanıyorum.
Kaddafi, ülkesinin bugünkü haline gelmesinden yıllar evvel, diktatörlüğünün şaşalı dönemleri diyelim. Generallerini toplar ve onlara: ‘Sizin hepiniz geri zekalısınız’ der!
Komutanları şaşırır! ‘Aman sayın başkan niçin öyle diyorsunuz? Ne hatamızı gördünüz ki kabilinden cevap verirler. Kaddafi’de onlara: ‘Yok yok sizler geri zekalısınız, bakın bunu size ispat edeceğim’ der.
Elindeki kese kağıdını komutanlara göstererek: 'Bu kesekağıdının içerisine 15-20 tane fare koyup, şurdan şuraya götürüp getirin!' der. Generaller şaşırır. Nasıl olur derler. O kadar fare o kağıdı daha gideceğimiz yere varmadan yerler.
Ancak Kaddafi ısrar eder ve kendisi de araca binerek komutanlarla yola çıkar. Komutanlarının dediği gibi daha yolun yarısına gelmeden fareler kağıdı yırtar ve kaçarlar. Kaddafi istifini bozmaz ve geri dönüp tekrar bir kese kağıdının içine fareleri doldurup araca binerler. Bu sefer fareleri Kaddafi taşımaktadır. Tabii komutanlarıda bıyık altından gülmektedirler bu iş nasıl olacak diye. Araç yola çıkar ve Kaddafi elindeki kese kağıdını hafif bir şekilde sallamaya başlar, farelerin sesi arttıkça kese kağıdını daha sert sallamaya başlar. Bir süre sonra fareler sersemleşir ve kağıdı yiyecek hale gelemezler. Kaddafi dediğini yapar ve aracı istediği yere kadar götürüp getirir. Komutanları oldukça şaşırırlar. İçlerinden bazıları acaba içine zehirmi attı diye düşünürlerken Kaddafi kese kağıdının ağzına açıp yere bırakır, fareler içerisinden sersem bir şekilde dışarı çıkarlar. İşte! der Kaddafi: 'Sizler bu halkı böyle sallamazsanız bir şekilde yolunu bulup isyan ederler. Onları her daim sallamalı ve kontrolümüz altında tutmalıyız!'
Bu yaşanmışlığın özüne baktığımızda, son derece akıllı bir diktatörün çarpıcı tespitlerini görüyoruz! 30 yıl boyunca halkını nasıl idare ettiğinin sırrını veriyor bizlere. Bugün gelinen noktada Ortadoğu ülke liderlerinin halklara bakış açısı çıkıyor ortaya. Demokrasi kültürü yerleşmeyen ülkelerin halkları sersem olmaya mahkumdurlar. Asıl olan o çuvalın içerisine girmemektir. Öyle veya böyle birileri sallamak zorunda kalır!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
salih gün 7 yıl önce

eeee firavun gibiler böyle işte ama halk bu oyuna gelmemeli yoksa beşik gibi sallanırız

Avatar
öznur koçak 7 yıl önce

başarılarınızın devamını diliyorum sayın yazar 2. makale çok gerçekçi