KITALARARASI NÜKLEER BAŞLIKLI FÜZE

İnsan Hakları ve Demokrasi

Hiç kendinize şu soruyu sordunuz mu? Bir ülke başka bir ülkenin medenileşmesini , gelişmesini , ilerlemesini , büyümesini neden ister? ABD'nin ve AB'nin dünyaya gümüş tepside sunduğu demokrasi ile amaçları Tanrı'nın(!) rızasını(biz Allah diyoruz) kazanma arzuları mıdır? Avustralya kıtasına medeniyet-insan hakları-gelişme ve modernleşme iteleyen İngiltere öncesi, milyonlarca Aborjin'in yaşadığı bir coğrafya olan kıtada şimdilerde on binlerle ifade edilecek kadar az sayıda Aborjin'in kalmış olmasını , yerlilerin demokrasi-insan hakları-medenileşme ve gelişme uğruna verdiği şehitlere mi bağlamalıyız? Demokrasinin sihirli gücüne rağmen coğrafyamızdaki kürt-arap-acem-ermeni-yahudi vs... ya da alevi-sünni-şia-süryani-ortodoks-protestan vs... kutuplaşmalarını da , demokrasinin hazmı öncesi çekilen sancılar olarak düşünebilir miyiz sizce?

İngiliz medenileşmesi ile terbiye edilen Hong Kong'luların kendilerini Çin'e ait hissetmemelerini de Çin'in medenileşememesine mi yoksa İngilizlerin ayrıştırmada ki hünerlerine mi bağlamalıyız?

Abrakadabra haydi lehçe çık resmi dil olarak ortaya büyüsüyle birbirinden kopartılan Türk Devletleri (Azeri-Kırgız-Özbek-Yakut-Kazak vs...) şuan ortak alfabe ve konuşma dili oluşturmaya çalışıyorsa , bugüne nasıl geldik diye sormak gerekmez mi? (tarih değil hatalardır tekerrür eden)

Kıtalararası nükleer başlıklı bir füze atılır istenilen coğrafyaya , coğrafyadaki halk ilk olarak iliklerinde müthiş bir sıcaklık hisseder ; etnik milliyetçilik-mezhepçilik sonraki dalgada yayılan radyasyon etkisini gösterir ve mutasyon başlar. Dün anlayabildiği , sevdiği insanlara karşı kinle dolar ruhu , komşusunu öldürmekten çekinmeyen mutantlara dönüşür kitleler. Aynı dili konuştukları komşularıyla farklı dilden konuşmaya başlarlar ve zombileşme süreci devam eder hızla...

Adalarından kilometrelerce uzakta ne işi oldukları sorulmaz Bond'lara - Rambo'lara...

Tanrı'nın(!) rızasını kazanmak için çıkmıştır yola ruhu kanlı demokratörler...(biz Allah deriz)

Ok yaydan çıkmıştır bir kere , tebliğ(!) ve irşad(!) başlar ve ilk emir demokrasi...(bize ikra! dır yani oku!)

Suudi Arabistan'a itelenmez demokrasi , BAE ne yapsın ki demokrasiyi , faşist Yunanistan'a da lazım değil zaten, Monarşinin devam ettiği İngiltere'ye de sormayın bunu , şeriat ile yönetilen İsrail'e de gerekmez , Doğu Türkistan'ı kan gölüne çeviren Çin'e demokrasi ne lazım ya da imparatoru duran Japonya'nın niçin ihtiyacı olsun ki vs...

Ne millet olduğu bile belli olmayan ABD'de de okullarda seçmeli ders olarak Almanca,İtalyanca,İspanyolca  veya Fransızca okutuluyor mu diye de soramazsınız...

Dünyaya Fransızca,İngilizce,İspanyolca nasıl yayılmıştır konuşmaz aydınlarımız. Varsa yoksa demokrasi,demokrasi,demokrasi...

Çıktığı yer Yunanistan da bile(eski çağlarda) ülkenin çok büyük bir çoğunluğu demokrasiden faydalanamazdı ya neyse ...(elit demokrasi)

Memurun,işçinin,köylünün hasılı halkın, mevcut demokrasi anlayışı ile seçme özgürlüğü(!) dışında hakikaten bir seçilebilme özgürlüğü var mıdır sizce? Yoksa övülen, savunulan,göklere çıkarılan hatta hatta neredeyse bir din(!) miş gibi sorgulanmadan kabullenilmesi istenen demokrasinin başındaki takısı unutulmuş olabilir mi? Demokrasi istedik burjuvazi-burjuvası bizi buldu vesselam...

Demokrasi diyoruz ya ABD'ye, Almanya'dan Japonya'ya dünyadaki bir yığın üssü referandum sonucu mu verilmiştir? Yoksa İngiltere'ye Kıbrıs'daki  babasından, ABD'ye de; Almanya'dakinden Japonya'dakine dedesinden mi kalmıştır üsleri?

Demokrasi sen nelere kadirsin(!)...

Olympos'un çocukları güçle sindirdikleri,  demokrasiyle çiğnedikleri Hira'nın evlatlarını yutmak ister de ah şu tepedeki Kurt olmasa...

Dahi Kurt sende demokrasi ve insan hakları gelmeden füze kalkanlarını hazır etmeyi unutma çünkü Sen son Kalesin...

Gürkan Karaçam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
BÜLENT ÖZTÜRK 4 yıl önce

mürekkebin hiç bitmesin hocam saygilar