“Bir toplumun yöneticisi o toplumun hizmetçisidir” Hadisi şerifiyle başlayalım sözlere.

Yönetici, bulunduğu toplum adına olumlu işler yapmakla mükellef insandır.
Asıl olmayan fakat vekil olandır.
Yani adaleti ikame edecekse toplum adına edecek, kalkınmayı sağlayacaksa toplum adına sağlayacak, düzeni temin edecekse toplum adına temin edecek olan kişidir.

Peki, bir toplumun kendini yöneten idareciden beklentisi nedir?

Siyasi, idari, içtimai icraatlarında birlik ve ahenkli bir ortam oluşturmalı, meşru bir otorite gücüne sahip olmalı, adalet ve samimiyet tutumu üzerine kurulu bir düzen tertip etmelidir.

Şimdi bu bağlamda;

Kartepe Belediye Başkanı Sayın Hüseyin ÜZÜLMEZ’ in geçmişte İzmit Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde yürüttüğü başarılı çalışmalar hepimizin malumu iken, velhasıl Dokuz aydır kentimiz de sürdürdüğü Başkanlık görevini de hesaba katar isek, belediyecilik anlayışı ve vizyonu hiç de yabana atılacak, görmezden gelinecek bir devlet adamı olmadığı anlaşılmaktadır.

Kendisini beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, temsil ettiği partiye sempati duyarsınız ya da duymazsınız ölçü alınacak şeyler bunlar değildir.
Bizim referans olarak sizlere göstermeye çalıştığımız şey idarecilik anlamında yukarıda açıkladığımız kriterlerdir.
Peki, Sayın Başkan bu kriterlerin hepsinden yoksun mu ki bu kadar pervazsız bir tutum sergilenmektedir? 
Ya da körü körüne bir intikam ateşi etrafında dönülmektedir?

Belki bir anda sihirli bir değnek ile her şeyi değiştirecek lider olmayabilir, fakat bizlerin aradığı da zaten mükemmellik değildir.
Kartepemizi kalkındıracak, cazibe merkezi haline dönüştürecek, toplumun refah ve huzuru için gösterilen her çabanın başımızın üstünde yeri olması gerekmektedir.

Bu arada yanlış da anlaşılmasın Başkan beyle de hiçbir bağım yoktur.
Amacım sadece yıllardır kaderine terk edilmiş beldemizin artık bu hastalıklı halden kurtulmasını istememdir.

Her toplumda olduğu gibi tabi ki farklı fikirler ve görüşler de olacaktır.
Fakat bu farklılıklar yapılacak çalışmaların önün de barikat olmamalıdır.

Yıllar hızla gelip geçiyor, dünya sürekli gelişiyor fakat bizler inadına yaparmış gibi her kalkınma veya gelişim hamlesinin önüne köstek olmak isteyenlere itibar edip, çalışan ile çalışmayıp laf üreten arasında ki farkı ne yazık ki görmezden geliyoruz.

Kartepe halkı olarak bizler halen ebelemece oynamaktan vazgeçmiyoruz.  
Malesef son dönemlerde bazı şer odakların kapalı kapılar ardında çevirdiği entrikalar yüzünden bu kalkınma ve gelişme hamlelerini sekteye uğramaktadır.

Kendi çıkar ve menfaatlerini düşünen bu şer odaklar tarafından salgın hastalık gibi etrafa saçılan, efendim rant sağlıyormuş, adam kayırıyormuş dedikoduları üzerine yoğunlaşıyor.
Sadece siyaset ve para ayrıntılarında kaybolup gidiyoruz...

Oysa Sadece laf ebeliği yapan bu kaotik insanların ortaya bir kalkınma projesi koyduğu yok, üret desen yanaşan yok!
Gelin bir istişare komisyonu oluşturalım ortak bir akıl yürütelim desen ona da itibar eden yok!
Peki nasıl olacak bu iş?
Ha bu arada istişare sorumluluğun paylaşımı demektir.(Anlamak istemeyenlere duyurulur)

Hiçbir genelleme doğru değildir kuşkusuz, ama insanda ahlak karinesi yoksun olunca ortaya çıkan genel tablo bu.
Dürüst ve anlaşılabilir siyaset yapanları bu durumdan istisna tutuyorum.

Emin olun ki artık bu oyundan bu kent sıkılmıştır.
Sergilenen bu tutarsız davranışlar fazlaca can sıkmaya, tiksinti vermeye başlamıştır.
Artık İki kulis yapmayı siyaset, iki satır yazı yazmayı edebiyat zanneden insanlardan bu toplum fazlasıyla yorulmuştur.

Temel misyonu, halkın ortak ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunma olan Kartepe Belediyesi’nin bu misyonu etkin ve verimli bir şekilde kullanamadığını mı düşünüyorsunuz?

Gelişen ve değişen Dünyada ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak kentimizin geride kaldığını mı söylüyorsunuz?

Adil ve çağdaş bir belediyecilik anlayışından uzak rant ve çıkar odaklı bir yönetim biçimi ile idare edildiğiniz kanısına mı vardınız?
Uygulanan politika ve çalışmalarda şeffaf bir anlayış gösterilmediği kaygısı mı taşıyorsunuz?
Madem bu kadar dertlisiniz, yapılan işler sizleri tatmin etmiyor ve daha iyisini biz yaparız diyorsanız, o zaman neyi bekliyorsunuz?
Amaç yaşadığınız toplumda halkın teveccühünü kazanmak değil mi?
O halde sunun kendi projelerinizi ve gösterin bu kent için canla başla çalıştığınızı, bakın o zaman çok arzuladığınız iktidar teveccühü sizden yana nasıl olacaktır.
Fakat asıl amacınız ve gayeniz o değil deyilmi?

Bir toplumda yönetici veya idarecinin takdir görmesi ancak o topumu kendisi gibi sevmesi ve kendini onların hizmetine adamasıyla mümkündür.

Bir yerlerde kan kokusu varsa etrafta yırtıcılar da vardır.
Yani rant varsa laf varsa siz varsınız, hizmet varsa üretmek varsa yoksunuz.
Yani kısacası siz bu cümlenin anlattığı kadar yer teşkil ediyorsunuz.
Şunu da biliniz ki “Küçük insanların hevesleri, Büyük insanların hedefleri vardır”.

Efendim kimi insan odaya girdiğinde odayı aydınlatır, kimi insan da çıktığında.

Ben şunu bilirim arkadaş  “Gayesi halkı olan, elinle demir döver” vesselam!


Selam ve dua ile...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
taci yılmaz 3 yıl önce

eskiler böyle durumlarda(yani iş işten geçtikden sonra) sıç...m soğan evleğine derlerdi.