‘KARABALIK’ GİBİ OLMAK YÜREK İSTER!
Şu günlerde kimin yerinde olmak istemezsiniz diye sorulsa,tereddütsüz Şükrü Karabalık derim.
Neden mi? Aslında o kadar çok nedeni var ki nereden başlayacağımı kestiremiyorum.Hemen ilk aklıma gelenleri yazayım öyleyse.
Daha olayın sıcaklığı taze olduğu için ‘rüşvet skandalı’ndan başlayabiliriz.Böylesi bir olayın başkahramanı olması bile yerinde olmamam için en büyük neden için yeterde artar bile.
Düşünsenize devletin bir müfettişi çıkacak ve günlerce yemeyip içmeyip sizin açığınızı yakalamak için planlar yapacak ve sonunda sizi istediği tezgaha düşürecek. Sonuçta malum final yaşanacak!
Müfettiş benimle ilgili bu kadar bilgiyi belgeyi nereden nasıl elde etmiş, kimler yardım etmiş diye kendi kendimi yerdim.Çevremde en yakın diye tabir ettiğim insanlara paranoyakça yaklaşırdım.Hemen hergün benden nemalanmak için elpençe duranlara ,çıkarları için yüzsüzlüğü adet haline getirmiş olanlara kesinlikle itibar etmezdim.
Hani felsefede ‘septik’ diye bilinen ve her şeye kuşkuyla yaklaşan filozoflar varya, bana göre şuanda Karabalık’ın durumu tamda buna uyuyor. Çevresinde olup bitenlere ve kendisine yakın gözükmeye çalışanlara karşı sürekli bir şüpheci gözüyle bakıyor olmalı.O’nun şu andaki durumunu düşünüyorum da Allah yardımcısı olsun demekten kendimi alamıyorum.İşi çok ama çok zor.
Yine aynı şekilde mensubu bulunduğu Ak Parti’de dahi en çok eleştirilen isim o. Hemde çarşıda, pazarda, kahvehane köşelerinde partilerinin zarar göreceğini aldırış etmeksizin yapıyorlar bunu. Ancak ne var ki tüm bu söylenenler partinin kapalı kapılar ardında sineye çekiliyor.Eleştiri konusu yaptıkları suçlamaları yutuyor,  yokmuş gibi davranıyorlar.
İşte böylesi bir ortamda, her an birilerinin ayağımı kaydırmak için neler planlıyorlar diye düşünmek bile geceleri afakanlar basmasına yeterli sebep. Izdırap dolu geceler geçmek bilmezdi kesinlikle.
Parti içinde bana karşı hizipler olacak ve bunun için aklımı sürekli orada tutacağım.
Partimin büyükleri benimle açılışlarda dahi bir araya gelmeye kaçınacak.
İlçe halkı benimle ilgili akşam sabah eski defterlerimi karıştırıp arkamdan konuşacaklar.
Emrim altında ki insanlar bile benimle bir araya zorunlu olarak gelecekler ve arkamdan neler çevirdiklerini bilemeyeceğim.
Ağzımla kuş tutsam bile basının önemli bir bölümü bana hiçbir şekilde inanmayacak.
Bunlar gibi daha nicesi. Düşünüyorum da herkesin harcı değil böyle şeylerle muhatap olup sineye çekmek. Şükrü başkan gibi bir karaktere sahip olmak gerekirdi herhalde. Kartepe gibi bir yerde,adeta kurtlar sofrasını andıran bir bölgede bu zamana kadar ayakta kalmak herkesin harcı değil.
Kartepe ilçesi henüz eski tarz siyasi anlayışlarından arındırılmış ve şimdiki nesillerin yapabileceği, altından kalkabileceği türden bir bölge değil.Adamda mangal gibi bir yürekle beraber üç yüz altmış derece dönebilen bir ruh dünyasına sahip olması gerekir.
Ee ne yapalım o da yeni nesil siyasilerde yok. O zaman durmak yok Karabalık’larla yola devam!
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatandaş 6 yıl önce

Siz bu yazıyı inanarak mı yazdınız, bir şeyleri bilerek mi yazdınız, neyi ne kadar biliyorsunuz..? Siz yarın bilmediğiniz bir takım gerçekler daha ortaya çıktığında yazdığınız bu yazıdan utanacakmısınız? Sizce Müfettiş siyasete mi soyunacak? yoksa şükrünün yerine mi talip,? yoksa AKP düşmanı mı ? yoksa kaplıcalarda masaj yaptıran müfettiş de sonra gelip faturasını belediyeye mi yerleştirmiş? Madem müfettiş sponsorluk istemiş, madem geldiğinden beri art niyetli imiş bunun için mi sekaparkta arabanın içinde kayıtsız kuyutsuz gözü kapalı 50 binler uzatılmış müfettişe? peki sizce bu para sponsorluk için verildi ise iki resim sergisini basın önünde açan belediye neden bu işi gizleme gereği duymuş, ya taraf ol' açıkça tarafım de ya da biraz daha düşün öyle yaz .. selam ve başarı dileklerimle sayın ALTINKAYA!