Bazen sadece kelimelerin değil cümlelerinde kifayetsiz kaldığı anlar oluyor. Gözümüzün önünde olup bitenler karşısında yaşananlar tüm çıplaklığıyla o kadar bariz şekilde görülüyor ki eskilere rahmet okutturuyor neredeyse.
Yaşadığımız asır her ne kadar bize her türlü rahatlığı kolaylığı ayaklarımızın altına sersede ne yazık ki bizi biz yapan değerleri de beraberinde götürüyor.
İnsanlıktan çıkıp başka bir hale dönüşüveriyoruz çok kısa sürede. Ne yazık ki dünyaya hakim olan anlayışın biz Türkleri de içine aldığı ve üç kuruşluk dünyalıklar için bizi bizden kopardığını görünce insan hayıflanıyor ister istemez.
Adam kayırmalar, suistimaller, adalete olan güvensizlik, alenen suç işleyen yöneticilerin siyasi erkler tarafından görülmemesi en azından görmemezlikten gelmesi.
“Dicle’nin kenarında bir kurt kapsa bir koyunu, yarın adl-i İlahi Ömer’den sorar onu!” anlayışı tarihin tozlu raflarında kaldı maalesef.
Yine devlet dairelerinde ki rüşvet çarkı, insanların bir yerlere sadece torpille gelinebileceği duygusunun daha fazla baskın hale gelmesi, uygulamalarıyla bizden ondan diyerek vatandaşın arasına görünmez nifaklar sokulması gibi gibi bir çok faktör onca güzel işlerin önüne geçebiliyor.
Üzülerek belirtmek gerekir ki hem Türkiye’de hem de yerelde bunu en bariz şekilde görmek mümkün.
Her zaman söyledim söylüyorumda. Bir yurttaş olarak Ak Parti’nin çetelerle ki hem devlet içerisinde hemde sokaklarda cirit atanlarla mücadelesi takdire şayan.
Kim ne derse desin. Herkesin bildiği sağlık, ulaşım gibi bir çok alanda birilerinin dediğinin aksine çok başarılı işlere imza attılar, halen daha atılmakta.
Tüm bu doğrular birileri tarafından maalesef bazı olumsuz işlerin yapılmasında kalkan olarak kullanılmasına neden oldu. Olmaya da devam ediyor.
Çağımızın hastalığı olan ve bunun en büyük savunucusu olan Amerikan başkanlarının en moronu oğul Bush’un dediği; ‘ Ya bizdensin yada düşmandan!’ sözünün geçerliliği ne yazık ki hem Türkiye’de hemde yerel anlamda ilçemizde görebiliyoruz.
Ne yazık ki diyorum çünkü emanetin ehil ellerde olmadığı yönetim anlayışlarından bahsediyoruz. Ya bizdensin yada cehennemin dibine kadar yolun var(!) anlayışı el altından nasıl işleniyor bir yerlere nasıl ulaştırılıyor bizzat görüyoruz.

Yapılan haksızlıklar karşısında elpençe divan olmamızı isteyenler avuçlarını yalarlar! Hadi bizi geçtik.
Benim asıl kızdığım daha ziyade kişiliğinden ödün verenler.
Düne kadar bu yöneticilere demediğini bırakmayan, 'onların tüm kirli çamaşırlarını dökeceğiz' dediğiniz insanların bugün hangi amaçlar uğruna saflarında bulunuyorsunuz merak ediyorum.
Bu kadar mı ucuz sizin haysiyetiniz, şerefiniz onurunuz! Yapılan bunca haksızlık adam kayırma, insan sömürme, alavere dalavere niçin birileri tarafından eleştirilmez sorgulanmaz?
Niçin işiten kulaklar sağır, gören gözler kör olmuştur.
Hani 'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı’. Böyle demiyormuy du Hz Peygamberimiz.
Akşam sabah elimizden tespih düşürmemeyi biliyoruz ama. Müslümanlık bumudur sadece sormak lazım? Bize, size, herkese…
Akil insanlar derler ki insanı köpekleştiren şey eser meydana getirememesi, insanlığa faydalı işler sunamamasıdır.
Doğruda bazı insanlarda vardır ki kemiğin ucunu hatta kıkırdağı biraz gösterdiğinizde ağzından salya sümük akan köpek gibi o anda gözü başka hiçbir şeyi görmez.
Varsa yoksa hedefi o kemik yada kıkırdak parçası ona ne demeli peki? İşte yazık ki her taraf böyle insanlarla dolu! Düzen böyle çünkü. Dün, bugün maalesef yarında görünenin öyle olacağı.
Bu tür insanlar asla böyle şeyleri üzerlerine alınmazlar. Birde böyle bir şey var maalesef. Kendilerine toz kondurmazlar. Onlara göre nasılsa dünyaya bir kere geliyoruz amaç için her türlü araç mübahtır. Kısaca kendilerine Türk makyavelistler diyebiliriz!

Gerekirse dört ayaklı bile olunabilir! Ne olacak ki?
Bazen diyorum ki bu demokrasi denen yönetim biçimi  bizim üzerimizde çok bol duruyor yada çok mu kötü üzerimize oturuyor. Veya biz mi çok kötüyüz bazen sormuyor değilim.
Halkı elde etmek için her türlü köpekliği yaparız. İş başına geçince onlara bu muameleyi layık görürüz. Köprüyü geçenen kadar “ayıya dayı” demek demokrasi olabilir mi acaba?
Acaba bizde mi sorun, yoksa demokrasi denen ve daha iyisi henüz keşfedilememiş bu sistemde mi? Cevabını hala bulamadım. Bilen varsa söylesin?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fatih aydın 6 yıl önce

Neye bağırıp çağırdığını anlamadık.Demokrasinin suçu ne?İnsanların anlayış ve kavrayışları, imkanları ve iltidarları kadarsa demokrasi ne......yesin.Ölçü bana göre olursa iyilikler kişilerin beğenileri kadar olur.Ama şaşmaz ölçülere göre ise vay hepimizin haline.Biz ki,haccı da umreyi de rüşvete çevirmesini beceren bir millet haline geldik...Bekri Mustafanın dediği gibi;sorma,bak hale yeter...

Avatar
alat. turk 6 yıl önce

yaşadığımız dunya ve her ortam içerisinde haksızlık kayırmacılık ve aşırı çıkar ve madde hırsı bazen çekilmez boyutda oluyor örneklemeler guzel aile bireyinden devlet idaresine varıncaya kadar bu işe çanak tutup kötuye önculuk edenleri allah islah eylesin uyarılar kötuluğe engel sesli yazıp çizmeler fren ve doğru işaretlerdir hasetlik fesatlık çekememezlik enbuyuk sermaye yok oluşu ve yine buyuk kötuluğun başlangıcıdır sevgi ve hoşgörulu olmak freni patlamış otomobillerin hiç bozulmayan gerçek durdurucusudur frenidir anlamak için biraz akıl ve duşunmek yeterlidir elinize beyninize sağlık talat bey

Avatar
Özer Karslioglu 6 yıl önce

Kardesim öyle cabuk aldilarki bizi bizden gözünü acip kapatana kadar aldilar bizi,cok ama cok uzaklara götürdüler.Herhalde cok gec hersey artikin.Degisim,degisim,acilim,acilim,yavas,yavas bitirdiler bizi.Cihanin basaramadigini icimizdekiler basardi.Kendi silamizla kendi kendimizi vurduk ama ölmedi yarali belki olurya belki sanmiyorum ama yinede umudumu yitirmek istemiyorum belki ATATÜRK gibi birisi cikmasa bile onun fikirlerine bagli bir Kahraman cikarda ya istiklal ya ölüm der Yahudilerin cizdigi büyük Israil devletini baslarina yikar.

Avatar
qwerty 6 yıl önce

bu konu bu sitede konuşulucak kadarufak bir konu değil