banner432

İmam-Hatip okullarının sayısında son yıllarda inanılmaz şekilde artış görülmeye başladı.

28 Şubat döneminde bir bir kapanan, kimsenin önünden bile geçmediği bu okulların sayısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da teşvikiyle kısa sürede yaşanan artışın, beraberinde birtakım sorunları da getirmeye başladığını görüyoruz.

Birçok anne babanın “bilimsel bilginin yanı sıra dinini de öğrensin” diye çocuğunu yolladığı İmam-Hatip okullarında başarı düzeyi istenen seviyelere bir türlü ulaşamadı. Nerede o 28 Şubat öncesi dereceye doymayan İmam-Hatip okulları…

 Elbette hâlâ birçok başarılı öğrenci yetişiyor ama kitlesel anlamda bir başarıya ulaşılabilmiş değil. Büyük çoğunluğu bireysel yeteneğe dayalı...

**

Birçok kişi çocuğunun bu okullarda olmasını bir statü sembolü gibi kullansa da, bazıları dinini öğrensin diye sorumluluğu üzerinden atmak amacında olsa da, sonuçta herkesin bu başarısızlıkta payı var. Bunun yanında, başarısızlıkta başrol oynayan sistemsel sıkıntıları da göz ardı etmemek gerekiyor. Örneğin yapılan kontenjan genişletmesi meselesi var ki, bu okullara en büyük haksızlık bu vesileyle yapılmış oluyor.

Herkes İmam-Hatipli olsun diye düşünülürse, açıkta kalan her öğrenci bu okullara verilmeye devam edilirse, taban puan diye bir şey kalmayacak. “Şu puanın altını almam” diyen bir okulla, boşta kalan herkesi alan bir okulun başarı düzeyleri arasında elbette uçurum olacaktır. Belli sayıda öğrenci alma niyetiyle kurulan okulun başarısı, sınır ortadan kalktığında elbette düşecektir.

**

Suriyelisinden, TEOG’a girmeyen öğrencisine kadar herkesi bu okullara doldurmanın mantığı var mı? Elbette herkese yer olsun, elbette ilim öğrenmek isteyen herkese her okul açık olsun, ama diğer öğrencilere yapılan haksızlık ne olacak?

Gecesini gündüzüne katarak “bir tek puan daha başarı sağlayabilir miyim” diye düşünen öğretmenlerin boşa giden emekleri ne olacak? Özel eğitime tabi olması gereken bir öğrenci bile hangi vicdanla bu okullara verilir, merak ediyorum.

**

“İnadına dindar nesil” amacı güdülüyor gibi bir görüntü var ki, herkesin de böyle algıladığı yapılan anketlerle ortaya çıkıyor.

Zaten işin “zorla” olduğu gerçeği de şurada anlaşılıyor; bu okullarda okuyan öğrencilerin en azından yarısının beş vakit namaz kılmasını bekleriz, değil mi?

Dinin direği sonuçta namaz. Duvarını kapısını geçtim, taşıyıcı kolonundan bahsediyorum… Ama araştırın bakın, normal liselerdeki orandan pek farkı yoktur namaz kılan öğrenci sayısının.

Bu da okulların amacından nasıl saptığının en büyük kanıtı olacaktır.

**

Bu işler zorla, göstermelik hareketlerle olmaz. İmam-Hatip Liselerine “kreş” muamelesi yapmayın! Bu okulların da diğerlerinden farklı olmadığı şuuruna yöneticilerin bir an önce varması gerekiyor. Bu okullara da sınırlı kontenjan getirin.

Sırf boşta kaldı diye başarı seviyesi düşük öğrencileri doldurup, başarılı olanlarla aynı dersleri almasını, öğrenmesini, geçmesini, başarılı olmasını beklemek iki tarafa da haksızlık üstelik.

**

Bu sorun her geçen büyümeye, içinden çıkılamaz hale gelmeye devam ediyor.

FETÖ operasyonları yapılmasa, bu akla mantığa sığmayan işin içinde de bunların olduğu düşünülebilirdi ama şimdi kimi kime şikayet edeceksin?

Anlam veremediğim şey, bu durumu kimse görmüyor mu?

Nerede bu STK’lar, siyasete sözüm ona “yön verenler”?

Eskiden dedik ya samimiyet vardı, ihlas vardı; şimdilerde ise “üç ton demir aldım ya”, “dernek kurup boy gösterdik ya” mantığı var.

İmam-Hatip ismini kullanarak siyaseten bir yerlere gelirim diye düşünenler, size sesleniyorum; böyle devam ederse yazık ki onu da kullanamayacaksınız!

En azından şu kontenjan sınırlaması işine bir el atılmalı, hem de ivedi şekilde…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner431