Hz. Ali ve Ehl-i Beyt Sevgisi

Ehl-i beyt, Hz. Peygamber’in ev halkı, aile bireyleridir. Yaygın anlayışa göre

Hz. Peygamber’in eşleri ile kızı Hz. Fatıma, damadı Hz. Ali ve torunları Hz.

Hasan ve Hüseyin ehl-i beyt kapsamına girmektedir. Hz. Peygamber bir

hadisinde,Sizi nimetleriyle ile donattığı için Allah’ı seviniz. Allah’ı

sevmenizden dolayı beni seviniz. Benden dolayı da  ehl-i beytimi

seviniz” buyurmuş (Tirmizi, “Menakıb”,32), istisnalar hariç, bütün

Müslümanlar ehl-i beyti candan sevmişlerdir. Bu çerçevede kültürümüzde

de ehl-i beyt sevgisine özel önem verilmiştir. Onlarla ilgili kitaplar kaleme

alınmış, isimleri çocuklarımıza ad olarak konulmuş, soylarına ayrı bir ihtiram

gösterilmiş, ayrıca tarihte ehl-i beyt neslinden gelenlerin işlerini düzenlemek

üzere Nekibü’l-eş-raflık kurumu tesis edilmiştir.

Hz. Ali’nin Hayatı

Baba adı : Ebu Talib

Anne adı:Fatıma Bint Esed

Doğum yeri:Mekke  

Doğum tarihi: Fil Yılından 30 yıl sonra yani İlk Vahyden 10 yıl önce

Peygambere (saa) olan yakınlığı: Amcasının oğlu, Damadı, Halifesi

Şehadet yılı : Hicretin 40.yılı Ramazan ayının 19.günü(M.28 ocak 661)

Şehadet yeri :Kufe

Şehadet sebebi :İbn Mülcemin secde esnasında zehirli kılıçla darbesi

Çocukluk dönemi

Hz Ali altı yaşına kadar Hz Peygamberin büyüdüğü evde yani babası

Hz.Ebutalib"in himayesi altında büyüdü. Ama Mekke"de kuraklık çıkması

nedeni ile Hz Ebutalib çocuklarının çokluğu nedeni ile onları büyütmeleri

için yakın akrabalarına vermek zorunda kaldı ve Hz. Peygamber çocuklar

arasında Hz Ali"yi seçti bu da O Hazretin Ali(Kv)"a olan sevgisini ve Hz

Ali"nin Peygambere olan yakınlığını gösterir. Hz Ali çocukluk dönemini

şöyle nakleder:Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı;.

beni koklardı; lokmayı çiğner, ağzıma verir yedirirdi. Ben de her an,

devenin yavrusu",nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim;

O her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her

yıl Hıra dağına çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası

görmezdi. Ortalama 4 yıl sonra Allah Resulü"ne ilk ayet nazil oldu ve

HzAli Ona ilk tabi olan kimse idi.O zamanın en zor şartlarındaPeygamber"in

yanında ve Onun emrinde idi Yine İnzar ayeti ismiyle meşhur olan En yakın

aşiretini uyar ayet-i kerimesi nazil olarak Peygamber-i Ekrem yakın

akrabalarını uyarmakla görevlendirildiğinde,Hz. Resul akrablarını toplayarak

onlara: Sizlerden kim, benim bu görevimde bana yardım etmeye hazırdır ki,

benim kardeşim, aranızda halifem olsun? buyurduğunda, onların arasından

yalnızca Hz. Ali (k.v) ayağa kalkarak imanını ibraz etmiş, buna müteakip

Peygamber-i Ekrem de mübarek elini Hz. Ali"nin omuzuna koyarak: Bu

benim kardeşim ve sizin aranızdaki halifemdir; onu dinleyin, ona itaat edin

buyurarak o Hazret"in imanını tebrik etmiştir.. Böylece Ali (a.s) Müslümanlar

arasında ilk iman getiren ve hayatı boyunca Allah"tan başkasına tapmayan ilk

şahsiyet olmuştur.

Hicret

Ali (k.v), Peygamber-i Ekrem"in hicretine kadar devamlı onunla birlikte

olmuş, düşmanlarına karşı onu savunmuş, kafirlerin Allah Resulü"nü katletme

kararı aldıkları hicret gecesi de Ali (k.v), canını feda etmek pahasına,

Peygamber efendimizin yatağında yatmış ve Resul-ü Ekrem bu sayede

gizlice evden ayrılarak emniyet içerisinde Medine"ye doğru yola koyulabil

miştir.Hz.Resulullah"ın emniyete kavuşmasından sonra da o Hazret"in

vasiyeti üzerine,Peygamber-i Ekrem"in nezdinde emanet olan halkın

emanetlerini sahiplerine iade ederek annesini, Resul-ü Ekrem"in sevgili kızı

Fatime-i Zehra"yı başka iki kadınla birlikte alıp Medine"ye doğru hareket

etmiştir.Resulullah (s.a.a)"in Medine"ye hicretinin peşinden Hz. Ali (k.v) da

o şehre gitti. Hicretin ikinci yılında Hz. Fatimet"üz- Zehra ile evlendi. Bir

yıl sonra da ilk çocuğu olan İmam Hasan (a.s) dünyaya geldi. Ali (k.v)

Peygamber"in vefatında otuz üç yaşındaydı. Tüm dini faziletlere sahip olup,

sahabe içerisinde her açıdan en seçkin mevkide olmuştur.

Hilafet

Hz. Ali (k.v) dört yıl dokuz ay süren hilafeti müddetinde Peygamber"in

siretine uyup, hilafet"e inkılâp ve kıyam ruhu verdi. Toplumda çeşitli

ıslahlara başvurdu. O hazret zamanında çıkan fitneleri yatıştırmak için

Basra yakınlarında Ayşe,Talha ve Zübeyr ile savaştı ve bu savaş, Cemel

savaşı adında maruf oldu. Irak ve Şam sınırlarında Muaviye ile savaştı;bu

savaş Sıffın savaşı adını aldı ve bir buçuk yıl devam etti. Nehrevan adıyla

maruf olan muharebesinde de Hariciler ile savaştı.

 Hz.Ali’nin Şehit Edilişi 
Böylelikle o hazretin hilafet müddetice gösterdiği çabaların bir çoğu iç

kargaşaları gidermek yolunda geçti. Çok geçmeden Hicretin 40. yılı M.661

Ramazan ayının 19. günü Kufe mescidinde, sabah namazında, Hariciler

tarafından yaralanıp iki gün sonra şehit oldu. (Menakıb-ı A-li EbuTalib,

c.3, s.312. Fusul-ul Mühimme,s.113-123.Tezkiret-ul Havass,s.172-183.)

Haricilerden (Abdurrahman b Mülcem), Temim kabilesinden Berk b.

Abdullah ve Amr b Bekr bir araya gelerek, Nehrevan'da ölenler için dua

edip ardından "Eğer biz canlarımızı hak yolunda vererek de olsa, hak

yolundan ayrılan liderleri öldürürsek,memleket onlardan kurtulur, biz de

böylece kardeşlerimizin intikamını almış oluruz " diyerek Hz Ali,

Hz Muaviye ve Amr b Âs'ın öldürülmesine karar verirler Hz Ali'yi

İbn Mülcem, Hz Muaviye'yi Berk, Amr b Âs'ı da Amr b Bekr öldürecektir

Bunun üzerine her biri zehirli kılıçlarını alıp, ilgili şehirlere hareket eder

Kûfe'ye gelen İbn Mülcem niyetini hiç kimseye açıklamaz Hz Ali'yi

takip etmeye koyulur Nihayet Hicri 40 yılında Ramazan ayının 17

gününde perşembeyi cumaya bağlayan gece,HzAli sabah namazı için evinden

çıktığında, zehirli kılıcı ile Hz Ali'nin başının ön tarafına vurur Onun mübarek

sakalı ­dediği gibi­ başından akan kanlarla boyanır, İbn Mülcem saldırı

esnasında "Emir ve hüküm sadece Allah'a aittir Ey Ali! Sana ve arkadaş

larına değil!" diyerek haykırır Sonra katil İbn Mülcem yakalanır Hz Ali,

"Bunu hapiste tutun ve orada iyi davranın Eğer yaşarsam ne yapacağımı

düşüneceğim Bağışlarım veya kısas yaparım Eğer ölürsem, bir can

karşılığında sadece bir tek can alınsın ve ona müsle (Organ kesimi cezası)

 yapılmasın!" der   21 Ramazan M.661 yılında Pazar Günü 63 yaşına vefat

etmiştir. Hz. Hasan,Hz.Hüseyin ve Abdullah bin Ca’fer tarafından yıkanmış

ve cenaze namazı Hz. Hasan tarafından kıldırılmıştır.

Hz. Ali’nin Özellikleri:

1,Peygamberimize ilk iman eden ve onunla birlikte ilk namaz kılanlardandır

2.Hiç putlara tapmamış ve cahiliye adetlerine uymamıştır. Bu yüzden ona

Keramellahü Vechehü duası yapılır

3.Hicret enasında peygamberimizin yatağına yatarak ölümü hiçe saymıştır.

4.Tebük savaşı hariç bütün savaşlara katılmış ve üstün kahramanlıklar

göstermiştir (Tebük savaşına Medine’de Peygamberin yerine vekil olrak

bırakıldığı için katılamamıştır).

5.Uhut savaşı günü İslam’ın sancağını taşıyan Mus’ab bin Umeyr şehit

olunca Bayrağı Hz Ali almıştır ve ondan sonra hep o taşımıştır.

6.Medinede Ensar ile Muhacir arasında kardeşlik tesisi yapılınca Hz

Peygamber Hz Aliyi kendisine kardeş ilan etti.

7.Mekke ve Medinede ki putların kırılması vazifesini de Hz Ali yerine

getirmiştir.

8.Hz Peygamberin naşını da Hz Ali yıkamıştır.

9.Hz Osman ı öldürmek için gelenlere karşı oğulları Hz Hasan la Hüseyini

görevlendirip onu korudu.

10. Hz Osman şehit edilince M.656 yılında 4.Halife olarak göreve başladı.

11.Hilafeti boyunca 656 yılında Basrada cemel vakası ile Hz Ayşeye karşı,

657 yılında Sıffin savaşı ile Hz Muaviyeye karşı savaşmak zorunda kaldı.

12.Hz Ali vahy katirliği ve Peygamberimizin özel katipliğini yapmıştır.

13.İslam hukuku konusunda ashabın en bilgilisi kabul edilirdi.

14.Kur’anı kerim her şeyi bana sorun diyecek kadar alimdi.

15.Vefeet ettiğinde 600 dirhem gümüş paradan başka serveti yoktu.

16.Hz Ali Dünya da iken Cennet le müjdelenen 10 Sahabeden biridir.

17.Hakkında Kur’anı kerimde 3 Ayet nazıl olmuştur:

    a) Bakara/207: Hicret esnasında Peygamberin yatağına yattığı için

    b) Bakara/274: Sahip olduğu 4 dirhemi gece- gündüz, açık-gizli

olarak dağıttığı için

    c) Al-i İmran/61:Mübahale ayetinde İsmi geçtiği içinYani Hicrî 9.yılda

Necran Hıristiyanlarını temsil eden 70 kişilik heyet, başlarında dinî ve

dünyevî liderleri de olarak Medine’ye gelip Peygamber Efendimiz (sas) ile

Hz.İsa Aleyhisselam hakkında tartışmışlardı.

 

Neticede Efendimiz (sas) “Artık sana bu ilim geldikten sonra, kim seninle

İsa hakkında tartışmaya girerse de ki:‘Haydi gelin oğullarımızı veoğullarınızı,

hanımlarımızı ve hanımlarınızı ve bizzat kendimizi ve kendinizi çağırıp, sonra

da gönülden Allah’a yalvaralım da bu konuda kim yalancı ise Allah’ın

lânetinin onların üzerine inmesini dileyelim.” (Al-i İmran, 61) ayetine

dayanarak, delilden anlamayan bu insanlara, mübâheleyi (yani hangi taraf

yalancı ise Allah’ın ona lânet etmesini bütün kalbiyle istemeyi) teklif etti.

 

Bunun üzerine Hz. Peygamber’den (sas) düşünmek için mühlet istediler.

Bunu kendileri için tehlikeli bulup kabul etmediklerini bildirmek üzere Hz.

Peygamber’in yanına geldiklerinde baktılar ki, Resulullah (sas)Hz.Hüseyin’i

kucağına almış, Hz. Hasan’ın elinden tutmuş, Hz. Fâtıma ile Hz. Ali’yi

arkasına almış “Ben dua edince siz de ‘Amîn’ dersiniz diyor.Heyet başkanı

mübâheleyi kabul etmeyip cizye vererek İslâm hâkimiyeti altında yaşamayı

benimsediklerini bildirdi. Hz. Peygamber de onlara bir emânnâme yazdı.

İşte bu olayda Hz.Ali bizzat Peygamber tarafından mübahaleye taraf olan

kişilerden yani kendi ailesinden sayılmıştır. 

Hz.Ali gibi büyük şahsiyetler hepimizin ortak değeri olup dini yönden birlik

ve beraberliğimze vesile olmaları gerekir.Allah şefaatlerine nail eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
TEVFİK AYYİLDİZ 4 yıl önce

Düşünceden ziyada bir gerçeği aydinliğa çikarmak çikmasina vesile olmak ehlibeytin hizmeti mukabilindedir diye düşünürüz hizmetinizin daim olmasini temenni eder sağlikli nice yillar dileriz

Avatar
Kartepeli 4 yıl önce

Sayın hocam Hz Peygamber Miracı Ruyasında yaşamışır..? Mıraçta ALLAH cc ile görüşmemiştir..? Mucize ve keramet diye birşey yoktur diye Kartepenin camilerinde ve köseköyde itikadı bozuk Fazlurrahmancıları neden hala konuşturuyorsunuz.Siz nasıl sorumlu baş imamsınız bu milletin kıldığı namazı boşa gidiyor bu itikatsızların arkasında yazık değilmi