Aile ve Sosyal Yardımlaşma Bakanlığı'nın ismine yakışır bir kurumu var.

Tüm illerde ve ilçelerde sosyal yardımlaşma vakfı adı altında kurulan bu yapı temel olarak darda kalmış vatandaşları tespit ederek sorunlarına, sıkıntılarına ve  yaralarına merhem olma adına kurulmuş.

Bizim medeniyet köklerimizin içinden çıkmış tamda bize uygun bir yapı.

Kimler yok ki bu heyetin içerisinde.

Bu vakıfa en yüksek mülki amir olan Kaymakamlık başkanlık ediyor.

Milli Eğitim Müdürü’nden Müftü’ye, Emniyet Müdürü’nden Tarım Müdürü’ne, muhtarlardan, STK’lardan ve vatandaşlardan da bir temsilci yer alıyor bu heyette.

Diğer ilçelerde durum nedir yakinen bilmiyorum fakat Kartepe'de bu yapının bir ayağı eksik.

Topal bir yapıdan bahsediyoruz yani!

Bu rutin toplantılara Kartepe Belediyesi adına Şükrü Bey’in veya onun seçeceği bir ismin çok uzun bir süredir katılmadığını öğrenince insan ister istemez şaşırıyor.

Böylesi hayra vesile olacak bir heyete neden Şükrü Bey katılmaz veya bir isim göndermez anlamış değilim.

Belirli aralıklarla toplanan bu heyet karınca kararınca Kartepe’de tespit edilen mağdur vatandaşların  sorunlarını gidermeye çalışıyor.

Herkes kendi zaviyesinden bir katkıda bulunuyor.

Ayni ve nakti yardımdan tutun, ihtiyaç sahibi vatandaşın evinin tadilatına kadar farklı farklı çözüm yolları sunuluyor.

Bundan daha güzel bir yardım çalışması, hizmet ve gönül alma nasıl olabilir?

Tıpkı atalarımızın yüzlerce yıldır gittikleri her yerde meydana getirdikleri sosyal yapılara benziyor.

Ancak Şükrü Bey belediyeyi temsilen ortalıklarda yok. En mağdur Kartepeliler’in sorunlarına çare aranan meclise bir kere bile gelmeye tenezzül etmiyor. Artık sebebi ne ise… Hani bir laf vardır tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış diye, Şükrü Bey’in ki aynı o hesap işte!

Günde beş defa düğün dernek gezip takı takacak vaktin çok cüzi bir süresi, Allah’ın rızasını kazanmak için harcanabilirdi oysa. Ama öte yandan birde bakıyorsun billboardlarda devamlı bir haller olup duruyor. Afişler bir bir ardına, reklamın biri bin para… Kent oluyoruz, marka oluyoruz, birlikte oluyoruz, en son hatta mutlu bile oluyoruz ama bir babanın vali olan oğluna söylediği o sözden olamıyoruz maalesef! Başta da dediğimiz gibi böyle bir yapının tam olarak bir anlam ifade etmesi için Puzzle'yi meydana getiren taşların eksiksiz olması gerekiyor.

Burada en önemli taşlardan biri maalesef yok. Dolayısıyla bu yapı Kartepeli’nin sorunlarını çözme noktasında zorlanıyor.

İcranın başında olanların bu toplantılara karşı adeta sağır ve dilsizi oynamasından kaç mağdurun sorunu çözüme kavuşamıyor, kaç ihtiyaç sahibi ortalıkta kalıveriyor Allah bilir!  Şüphesiz kalan kadro elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıp sorunlara titizlikle eğiliyordur. Ama  o yörenin şehir emini olana bitene kayıtsız kalınca yapılabilecekler sınırlı kalıyor.

Açıkçası ammeye hizmet edecek bu yapıya neden belediyeden bir yetkili dahi gönderilmesine izin verilmez onu da hala anlamış değilim. Hadi sen devlete küstün ee garip gurabaya da mı küstün?  Kendiniz tenezzül etmiyorsunuz, peki yerinize başka bir kişiyi neden görevlendirmiyor sunuz? Şaşılacak şey doğrusu. Böyle mi yakın olundu vatandaşa, bu şekilde mi mutlu oldu vatandaş? Böylesi hayır kurumlarına bırakın amiri memuru herkesin gücü yettiği ölçüde katkıda bulunması lazım. Çünkü bu insanlar yardım bekliyor, hizmet bekliyor. Kimisi yetim çocuklarına bakıyor, kimisi çocuklarını zor şartlarda okutmaya çalışıyor, kimisi kışı soğuk odada geçirmek zorunda, kimisi hasta ve bakıma muhtaç, kiminin hiçbir geliri yok.Yani bu insanlar toplumun en düşkün en zorda olan kesimi. Kişisel meselelerini neden bu sahaya taşıyorsun? Sormazlar mı adama nedir bu kayıtsızlık diye?

Kartepe'de yaşayan daha doğrusu yaşam mücadelesi veren insanlara bir nebzede olsun katkı sağlamaktan insanı ne alıkoyar acaba?

Cevabını bilen varsa lütfen söylesin. Çünkü ben bunu anlamış değilim.
 
Sevdiğim sözler

“Sizden biri bir kötülük gördüğünde, gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin. Yetmezse diliyle düzeltsin. Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin. Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir." (Hz. Muhammed S.A.V)

 Yazıyı Kocaeli Gazetesi'nde okumak için tıklayın

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
anti tez 5 yıl önce

yine kimyasını bozacaksınız birilerinin ama gerçeklei yazabilme cesaretinmizden dolayı sizleri kutluyorum. Allah razı olsun.

Avatar
kevser 5 yıl önce

Hasan bey sayet yazilanlar dogru ise tek kelime ile yaziklar olsun.

Avatar
burak yaşar 5 yıl önce

''Dini yalanlayanı gördün mü? İşte, yetime fena muamele eden, yoksulu doyurmak için başkalarını teşvik etmeyen odur. Vay hallerine o namaz kılanlara ki, namazlarından gafildirler. Riyakârlık ederler, zekât vermeyi de men'eylerler''

birde hadisi şerifle bitirelim madem öyle rüşvet alanda verende cehennemdedir!!!

Avatar
fritolayın oralarda yaşayan 5 yıl önce

rüşveti hak bilip her dakka hile yapıp yapıp inkar inkar ettim ise yuh...anlayana