Yeni yıla sakin giren Kartepe’de; iş kazaları, intihar olayı ve yaralama derken epey hareketli bir hafta yaşandı.

Karın yağmasıyla bembeyaz bir sayfa açarak girmiştik yeni yıla. Yaşanan acı olaylar, ne yazık ki içimizi kararttı. Bir vatandaşın “Bu ne ya böyle, her haber adli vaka! Kartepe’de hiç mi iyi bir şey yok” şeklindeki isyanı uzun süre düşündürdü beni. Ne KOÜ’nün yaklaşık 8 bin metrekare alanı kültürel tesis olarak belediyeye vermesi, ne de binlerce vatandaşın ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanması… Hiçbiri o vatandaşın dikkatini çekmemişti. Nasıl çeksin ki? Tamam bu tür adli olaylar daha ön plandadır ama ilçede yaşanan güzel gelişmeleri de insanlara anlatmak gerekmez mi?

Yapılan çalışmalar basitçe geçiştirilip yeterince anlatılmazsa, bu tür haberler doğal olarak öne çıkacaktır. Tarihi su değirmenin restore edilmesi için yapılan hamle çok önemliydi bence. Belki bazıları için anlam ifade etmeyebilir ama tarihimize ve değerlerimize sahip çıkarak, günün modern teknolojisiyle onu harmanlayabilme düşüncesi oldukça değerli. Ama sorsanız kimse bu konuda ne yapıldığını bilmez! Günlerce insanların gözleri önüne “Kartepe’de intihar, yaralama, iş kazası” gibi haberler serilirse, kimin aklına huzurlu bir ilçe gelir ki? Birkaç adli vaka beyazın, yeşilin ve mavinin her tonunu barındıran bu ilçenin önüne nasıl geçebiliyor? Şükür ki İstanbullu vatandaş yerel gazetelere filan bakmıyor. Doğa içerisinde balık yenen, eşsiz manzaraya sahip, kışın kayak yapılan yer diye biliyor da kalkıp gezmeye geliyor. Yoksa bu kadar kötü habere Kartepe’ye bu ilgi mümkün olmazdı.

Kartepe zabıtasının başarılı çalışmaları ile biraz serinlesek de, “P.R” çalışması açısından bunlar yeterli değil. Dağ eteklerinde kalan bölgeler için “uyuşturucu kullanımı çok yaygın” algısı yıllardır zihinlerde yer etmiş durumda. Bu algıyı değiştirmek için de uzun bir zaman ve sıkı çalışma gerekiyor. Korkum o ki, bu tür adli haberlerin de alttan alta insanların zihnine yerleşeceği ve herkesin gerçeğinden farklı bir Kartepe hayali kuracağı. Umarım olaylar böyle gelişmez…

 

Helal olsun Kartepe Emniyeti’ne

Son aylarda Kartepe Emniyeti’nin başarılı çalışmalarını hepimiz yakından takip ediyoruz. Uyuşturucu tacirlerine göz açtırılmıyor. Operasyon üzerine operasyon yaparak vatandaşa güven veriyor. Birçok isim tutuklandı, onlarca hap, paketler dolusu uyuşturucu, kenevir ele geçirildi. Üstelik operasyonlar öyle göstermelik filan da değil. Uzun süre takip altına alınan kişilere yönelik öyle baskınlar yapılıyor ki, suçlular adeta “kıskıvrak” yakalanıyor. Yıllardır nasılsa kimse bir şey yapmıyor gibi düşünen kişiler yakayı ele verince, bir çok isim de uyuşturucudan uzak durmak zorunda kaldı. Bir işi ne kadar kararlılıkla yaparsanız, başarıya o kadar yakınsınız demektir. Yeter ki siz “bu işin kökünü kazıyacağım” deyin. Gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Bir kez daha tüm Kartepe Emniyeti çalışanlarını ve amirlerini gönülden tebrik ediyorum.

 

Bir başarı öyküsü

Doğukan Yavuz. 25 yaşında, Kayserili. Kendisini sosyal medya aracılığı ile tanıyorum. Birkaç kez sohbet etmişliğim var. “Hezarfen” isimli dergiyi de çıkartan Yavuz, Kayserili olduğu için haliyle ticarete de meraklı bir isim. Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü’nü bitirmiş. Yani Uçak Mühendisi. Öğrencilik yıllarından kalma alışkanlığını profesyonel hale getirerek ticarete atılmaya karar vermiş. Önce eş dost derken yavaş yavaş büyüme trendine girmeye başlamış. Şu an Kartepe’de bir imalathanesi bulunuyor. Özel geliştirdiği soslar ile ürettiği kısırı sadece Türkiye’ye değil, önce Endonezya’ya, daha sonra ise Ortadoğu pazarına sokmak istiyor. 25 yaşında ve dünyaya açılmaya çalışan, vizyon sahibi gençleri gördükçe biraz daha umut doluyorum. Bugün ne yazık ki, teknolojinin gazabına uğramış gençleri bir de “4 yıllık oku da ne olursa olsun” anlayışı çevreleyince, çoğu maalesef aptallaşıp kalıyor. Sosyal medyada fenomen olmaya çalışan gençler ne iş beğenirler, ne de kendilerini yetiştirip ülkeye faydalı olmayı düşünürler. İşte bu ortamda Doğukan Yavuz gibi geçlerin fikir üretmesi ve projelerini hayata geçirmesi, üstelik “uçak mühendisi oldun kısır mı satacaksın?” benzeri baskılara rağmen bir şeyleri başarması, gerçekten takdir edilmesi gereken bir davranış. Kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.