Öne Çıkanlar gizem özdemir harç isu kartepe harcansın alındı

Bu haber kez okundu.

SİRMEN; KOMPLE BIRAKIP GİTSİNLER
 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin ilimizdeki duayen ismi Sefa Sirmen, 1 Kasım seçimleri ve sonucunun kritiğini gazetemize yaptı, çarpıcı iddialarda bulundu, bir takım öneriler getirdi.

Sirmen, “Bütün olumsuzluklar, bütün şartlar bizim lehimize olmasına rağmen biz ilerleyemedik. Onun için daha fazla zorlamanın bir mantığı yok. Bu genel başkanın da hayrına, partinin de hayrına, herkesin hayrına” dedi.

Sirmen, partisinin yerel örgütlerine de eleştiriler getirdi.

Sirmen’in bu konuda en çarpıcı ifadesi ise şöyleydi: “Kocaeli tamamen başarısız. Türkiye ortalamasının 3-4 puan altında kalındı. 4 vekil almamamız mümkün değildi. 5 de olabilirdi. Önündeki tabloyu okumak, tedbirini almak gerekirdi. En azında burada 1 vekil arttırma şansı vardı, tersi yaşandı.”

Baykal hakkındaki fikrini de söyleyen CHP’ye genel başkan olma konusunda da bakın ne söyledi?

 

 

1 Kasım seçimleriyle ilgili genel ancak özet bir takım şeyler söylemeniz istenirse veya mesela ‘Hiç böyle bir sonuç bekliyor muydunuz?’ gibi bir soruyla karşılaşmış olsanız cevabınız ne olurdu?

Neredeyse karşılaştığım herkes zaten bunu soruyor. Cevabım belli. Bu seçim, aslında sonucu belli bir seçimdi. Sonucu belliydi çünkü 7 Haziran genel seçimlerinde bu toplum, mevcut iktidarın 13 yıllık icraatlarının hesabının sorulmasını istedi. ‘Gidin hesaplaşın, hesap sorun’ dedi. Bunun için yetki verdi. Seçmenin çoğunluğu, yüzde 60’ı bunu talep etti. Bu yüzde 60 çoğunluğu maalesef kullanamadık. Seçmen, AKP’nin içinde olduğu bir koalisyon zorunluluğu doğacaksa neden doğsun dedi, Türkiye daha istikrarlı yönetilir diyerek AKP’ye yetki verdi. Sonuç belliydi, çünkü muhalefet ne meclis başkanlığında, ne hükümet kurma çalışmalarında hiç bir başarı gösteremedi. Bunu Tayyip Erdoğan da, AKP de çok iyi kullandı.

 

5 VEKİL BİLE ÇIKARILABİLİRDİ

Kocaeli yereline indirgersek, peki buradaki siyasi sonucu CHP açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Kocaeli tamamen başarısız. Kocaeli’de Türkiye ortalamasının 3-4 puan altında bir sonuç alındı. Burada 4 milletvekili almamamız mümkün değildi. En az 4, hatta 5 bile olabilirdi. Çünkü haziranda bir seçim olmuş, önümüzde bir tablo var, önümüzde sıcak bir örnek var. Bu örneği çok iyi okuyabilmek ve tedbirlerini de almak gerekirdi. En azından burada 1 milletvekili artırma şansı olabilirdi. Tam tersi oldu, oylar daha da düştü.

 

Peki sorumlusu veya sorumluları kimdir, kimlerdir sizce?

Sorumlu parti yönetimidir. Çünkü burada bir önseçim yapılmadı. Önseçim yapılmamış olması Kocaeli’ye başlı başına bir haksızlıktı. İstanbul’da ön seçim yapıyorsun, Ankara’da önseçim yapıyorsun, İzmir’de yapıyorsun Kocaeli’de yapmıyorsun. Hatta Bursa’da yapıyorsun, Kocaeli’ye emsal birçok ilde önseçim yapıyorsun, Kocaeli’de yapmıyorsun. İşte bu tavır, Kocaeli tabanını da örgütlerini de rahatsız etti. Ne kadar iyi liste yaparsan yap, ne kadar iyi kadrolar oluşturursanız oluşturun o durum rahatsızlık vericiydi. Bugünkü durum o uygulamanın neticesidir.

 

1 VEKİL KAFADAN GİTİ

Milletvekili listesindeki isimlerden veya sıralanışından yana bir sıkıntı mı yaşanıyordu veya yaşandı?

Bu listede olanları ben eleştirmiyorum. Listedekiler gayet düzgün isimler. Ama yanlış olan yöntem. O listeye girecekleri genel merkezin belirlemesi yanlıştı. Bana göre bu durum kafadan zaten bize 1 milletvekili kaybettirdi. Tersi, eğer önseçim yapılmış olsaydı, buradan 2 vekil daha alınabilirdi. İlçe başkanları, il başkanları önseçim olmalı diye karar aldı, genel başkana taleplerini iletti ama genel merkez bu talebi reddetti. Yanlıştı, sonuca da yansıdı.

 

Seçim süreci ve seçim sonuçlarının ardından genel merkez yönetimine bakışınız nasıl?

Seçim sonuçlarının birinci derecede sorumlusu genel merkezdir. Bu kötü sonuçlardan genel merkez yönetimi sorumludur. Genel başkanın yakın mesai arkadaşları, bu 7 Haziran seçim sonrasını yönetememişlerdir. Bir sürü hatalar yapılmıştır ve bu hatalar kasım seçimlerinde de kendini göstermiştir. Yoksa ana muhalefet partisi dünyada her zaman iktidarın alternatifidir. İktidar kötü giderse yerini ana muhalefet partileri alır, bu dünyada böyledir. Bizde nasıl olmuş, biz son yıllarda 4 seçim geçirdik yine yerimizde sayıyoruz.

 

ŞANSINI YETERİNCE KULLANDI

Bu yerinde sayma konusunda Kemal Kılıçdaroğlu’na pay çıkartıyor musunuz hiç?

Olayı salt genel başkana bağlamak doğru değil ama genel başkan da şansını yeteri kadar kullanmıştır. Kadrosu ki zaten kendisi de kadro oluşturamamıştır. Devamlı değiştirmiştir, bir türlü aradığı kadroyu bulamamıştır. Kadroları genel başkana uygun servis yapamamıştır. Koalisyon görüşmelerinde bana göre 1 ay boşa zaman harcanmış, hatalar yapılmıştır, ilk çıkışta hatalar olmuştur, sonra düzeltmeler olmuştur ama iş işten geçmiştir.

 

Peki sizce bundan sonra hem genelde, hem yerelde neler yapılmalı?

İster genelde, isterse yerelde, ikisinde de yapılması gereken yenilenmedir. Bir kere örgütler kendini yenilemeli, yeni kadrolar, heyecanlı, taze, güçlü kadrolar göreve gelmelidir. Bu aynı şey genel merkez için de geçerlidir. Genel başkan da dahil parti yönetimi komple görevden ayrılmalıdır. Tabi ki genel başkan yeni kadrolara yer açmalıdır bunu da kendisi destek vererek olmalıdır. Yani parti içinde yeni bir yarış bir kavgaya fırsat vermeden genel başkanın da destek verdiği bir kadronun oluşmasına destek verilmeli. Olmuyor, yürümüyor. Topluma güven verilemiyor.

 

CHP’nin içerisinde böyle bir kadro var mı, arzu ettiğiniz biçimde bir kadro oluşturulabilir mi, mesela bu kadroya kim başkanlık edebilir, Kılıçdaroğlu bırakırsa kim genel başkan olabilir?

CHP’de kadro olmaz mı hiç. Çok. Hem de çok güzel kadrolar var. Bunlara kim başkanlık eder, şuanda bir isim telaffuz etmek istemem ama var yani. Bir sürü isim var hem de.

 

BAYKAL MI SİRMEN Mİ?

Baykal olabilir mi? Baykal’ın tekrar genel başkanlığına nasıl bakarsınız?

Yok yahu Baykal olur mu, Baykal’dan olmaz artık. Deniz Baykal artık bu partide abilik yapacak. Aynı şekilde genel başkan Kılıçdaroğlu, o da ayrılacak onursal başkan olarak partiye desteğini sürdürecek.

 

Peki siz CHP genel başkanlığını hiç düşündünüz mü?

Bizden geçti. Yeni kadrolar, yeni liderler olmalı. Benim birikimlerimi, tecrübelerimi partim için kullanmayı çok isterim. Ama şuanda benim öyle genel başkanlık filan asla böyle bir düşüncem yok.

 

O halde anladığım kadarıyla genel başkan yardımcılığı, Parti Meclisi üyeliği ya da MYK üyeliği sizin sıcak baktığınız hizmet noktaları, öyle mi?

Konusu açılmışken söyleyeyim; genel başkan yardımcısı olan insanlar bölgesinde sevilen isimler olmalı. Bölgesinden aday olabilmeli. Adam Diyarbakırlı ise Diyarbakır’dan, Nevşehirli ise gidecek Nevşehir’den adaylığını koyacak. Örneğin şimdi Kocaeli dışında bana Ankara’dan, İstanbul’dan yer veriyorsa olmaz bu. Alın size Sezgin Tanrıkulu, alın size Bekaroğlu. Adam Rizeli, koy Rize’den birinci sıraya, gelsin genel başkan yardımcısı olsun. İşte genel başkan oturacak bunları değerlendirecek. Hem gençleri seviyorum diyeceksin, hem genç kadrolar diyeceksin, sonra gidip emeklilerle çalışacaksın. Olmaz böyle.

 

KENDİNİ ESKİMİŞ BULMUYOR

Partiye ömür vermiş kimseleri dışlıyor musunuz, kendinizi bu gruba koymuyor musunuz yoksa?

Emekliler yönetmemeli. Emekliler yöneltmeli. Siyasetçi dediğin kolay yetişmiyor. Siyasette tecrübe çok önemli. Her yetişmiş insanı ‘bu eskidi’ diye atamazsın. Siyaset eskimez, siyasette yenilenme olur, çağa ayak uydurursun. Ancak tecrübeleri bir kenara atamazsın. Sen atma, o zaman atılacaksa atılır. Nasıl atılır, halktan desteğini kaybedersin, saygınlığını yetirirsin, halkta karşılığın yoktur, çekilirsin. Ben şimdi hem Kocaeli genelinde hem de İzmit’te yüzde 42 oy aldım. Bu demektir ki halkta benim bir karşılığın var. Dolayısıyla bana eski gözüyle bakamazsın, öyle göremezsin. Daha çok değer vermelisin, daha çok görev vermelisin. Bilgin var birikimin var, partin için bölgen için, ülken için kullanmalısın, siyasetçinin görevi budur. Bizim bu güne kadar beni partide birinci derecede sorumluluk alanlar kendi yakın çevresinde beni görmek istemediler görmek isteselerdi davet ederlerdi, görev verirlerdi, biz de yapardık.

 

Açıkça davet mi bekliyorsunuz. Bu ifadelerinizden algıladığım şey, kendinizi genel başkan yardımcılığına, PM üyeliğine ya da MYK üyeliğine uygun vasıflarda buluyorsunuz. Aday olacak mısınız bu mevkilere?

Ben kendiliğimden aday olmam. Partiyi yönetmeye talip olan genel başkan derse ki senden yararlanmak istiyoruz, bilginden tecrübenden yararlanmak istiyoruz; işte bu parti görevidir. Zaten parti görevinden de kaçılamaz.

 

Gönlünüz kimin genel başkan olmasından yana? Siz kime genel başkan yardımcılığı yapabilirsiniz mesela?

Var benim kafamda bir sürü isim var ama şu anda benim bunu telaffuz etmem yanlış olur. Partinin başında bugün bir genel başkan vardır. Burada şu anda genel başkanın kararı önemli. Genel başkan önce kendi bir değerlendirme yapacak. Yani 2 vekil artırmak, partide başarılı olmak değildir. Veya başka bir partinin puanını düşürmesi karşısında bizim yerinde saymamız başarı değildir. Bütün olumsuzluklar bizim lehimize olmasına rağmen biz ilerleyemedik, onun için daha fazla zorlamanın bir mantığı yok. Bu, genel başkanın da hayrına partinin de hayrına, herkesin hayrına. Ama tabi ki burada en büyük sorumluluk, genel başkanın, bu kararı kendisi verecek ki sağlıklı olacak.

 

 

İYİ NİYETLİ ÇALIŞMA YÜRÜTTÜ

Tekrar yerele indirgersek, il başkanı Cengiz Sarıbay ve ekibinin performansını nasıl buldunuz?

Şu kısa zamanda yapılacak fazla bir şey yoktu. İl başkanlığına atama çok daha vakitlice yapılmalıydı. Sarıbay’ın gelişi, gecikmiş bir hamleydi. Önceki il başkanı zaten haziran seçimlerinin öncesinde ayrılmalıydı. Önseçim yaptıramadılar, destekledikleri isimlere listelere sokamadılar, heyecanları kaçtı, bir de çok parçalı bir yönetim yapısı vardı; soğukluklar, ortak hedefte buluşamama gibi olunca şevk kalmadı. Ben o zaman da söyledim, yeni kan, yeni heyecan gelsin dedim. Seçime son 20 gün kala bunu yaptılar. Cengiz bey kötü değil. Bir kere Cengiz bey iyi bir kadroyla iyi niyetle çalışma yürüttü. Partide birliği, bütünlüğü sergileyecek görüntü vermeye çalıştı, bunda da başarılı oldu. iyi bir kadrosu vardı. Ama zaten burada yerelde örgütlerin çalışması çok fazla etkili olmayacağı zaten belliydi. Ankara’nın rüzgarı önemliydi. Burada da maalesef Kocaeli Türkiye ortalamasının altında bir sonuç aldı.

 

Sizce Cengiz Sarıbay il başkanlığına devam etmeli mi?

Devam etmeli, etmemeli mi buna örgüt karar vermeli. Şuanda genel kurul takvimleri işliyor. Yani Cengiz bey aday olur mu olmaz mı onu da bilmiyorum. Buna örgütler karar verecek.

Yeşil Kocaeli

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.