Öne Çıkanlar sistem yıkımı kartepe doğal güzellikleri Diledi dersi

Bu haber kez okundu.

NCITY’ye hayat veren adam
 Bu hafta iç mimari alanında NCITY gibi önemli bir projenin altına imza atmış bir isimle birlikteyiz…

Sektöründe çok yeni olmasına rağmen kısa zamanda önemli projelerde bulunmuş bir isim olarak öne çıkıyor Emrah Sarı.

Kendisiyle sektörün iç mimari alanında yeni gelişmeleri, inşaat sektörünün gittiği noktayı ve gelecekte yapmak için hazırlıklarına şimdiden başladıkları projeleri konuştuk.

NCITY projesinin kendisine kattıklarının da çok önemli olduğunu düşünüyor Emrah Bey…

Uzun soluklu röportaj dizimizin bu hafta sektörle ilgili tespitleriyle dikkat çeken konuğu Emrah Sarı’nın önemli açıklamaları sizlerle..

İşte o röportaj…

 

Emrah Bey kentimizin gizli kalmış, çok ön plana çıkmayı tercih etmemiş ve piyasada yeni isimlerden bir tanesisiniz. Sizi biraz tanıyalım istiyoruz, kimdir Emrah Sarı?

- Tabi, Designes İç Mimari isimli iç mimarlık firmasının sahibiyim. 2012 yılında kurulmuş bir firma Designes İç Mimari. O dönemden beri de faaliyetlerine devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü burslu olarak bitirdikten sonra doğduğum şehirde bazı ticari faaliyetler göstermek üzere geri döndüm. Bazı mimarlık ve iç mimarlık ofislerinde kısa süre çalıştıktan sonra kendi firmamı kurarak ticari serüvenime başladım.

 

Evli misiniz peki?

-Nişanlıyım ve ağustos ayında düğünüm var.

 

Size yeni başlayacak hayatınızda mutluluklar dileyelim ve sektörünüzle alakalı sorulara geçelim isterseniz… Bildiğimiz kadarıyla içerisinde çalıştığınız ilk önemli proje NCITY projesiymiş? Firmanız yeni ama böyle de bir durum var?

-Evet, çok uzun bir geçmişi yok firmamızın, çok taze bir firma piyasada… Mezun olduktan sonra çok kısa bir iş tecrübesiyle, hayatımda dönüm noktası olarak adlandırabileceğim NCITY AVM’nin yangın olayı gerçekleşti. 2012 yılının ocak ayında gerçekleşmişti. Yangın atlatıldıktan sonra inşaat işlerinin başlamasıyla birlikte, mimar ve proje müdür yardımcısı olarak NCITY’yi bir an önce ayağa kaldırmak için göreve başladım. Tabi çok büyük bir tecrübe oldu benim için. Bir yıl içerisinde çok önemli bir projeye imza attık diyebilirim.

 

İNSANÜSTÜ ÇALIŞMA

Çok önemli bir yangındı kent açısından, ilk olarak neyi hedeflediniz projeye başlarken?

-AVM’yi bir an önce ayağa kaldırmaktı ilk amacımız. 1 yıl boyunca açıkçası insanüstü bir çalışma anlayışı sergiledik. İki yılda bitmesi gereken bir çalışmayı bir yıl içerisinde tamamlayarak, hem buradaki esnaflar için hem de kentin merkezindeki bir yapının bir an önce ayağa kalkabilmesi için önemli bir işe imza attığımızı düşünüyorum. Çok büyük bir tecrübe oldu.

 

Çok da hızlı bir giriş olmuş aslında…

- Evet… Benim mezun olduktan sonraki düşüncem, mezun olup sonra üç-beş sene çalışır ve yeterli tecrübeye ulaştıktan sonra piyasaya yine kendi ticari girişimimle girmek şeklindeydi ama NCITY’nin hayatıma girişiyle birlikte planladığım gibi olmadı. Tabi bu durum kendime güvenmemi de sağladı bir noktada. Pratik anlamda oldukça fazla tecrübe kattığını söyleyebilirim.

 

Kendi firmanızı kurmanız hangi arada oldu peki?

- NCITY projesinin bitmesiyle birlikte kendi firmamı kurmaya karar verdim ve serbest anlamda iş hayatına da bu şekilde katılmış oldum. 2012 yılının sonlarına doğru askere gidip geldim ve ardından kendi faaliyetlerime başladım.

 

Bildiğimiz kadarıyla birde Irak’la ilgili bir projeniz olmuş firma olarak…

-Evet, Irak’ta bir projemiz oldu. Irak’ın Basra kentinde, yani ülkenin güneyinde. Bir konut projesi gerçekleştiriliyordu ve bu anlamda projeyi çizmek konusunda katkı sundum bende. Projeleri hazırladık ve orada sunumunu yaptık. Çok beğenildi. Projenin uygulamasını ise yine orada bir Türk firması yaptı.

 

Fikir aşamasında da bir şeyler üretmeye daha çok meyilli bir firma yani Designes İç Mimari?

-Tabi. Firma olarak proje aşamasında bir şeyler üretiyoruz ve müşterilerimizin talebi doğrultusunda uygulamasını da yapabiliyoruz.

 

PROJE SATMAK ZOR

Zaten proje şeklinde satışlar yapmak yurt dışında kolay ama kentimizde bir hayli zor olsa gerek…

-İzmit’te proje satmak oldukça zor, haklısınız. İç mimarı danışmanlık hizmeti vermek, İstanbul gibi büyükşehirlerde olduğu gibi kolay değil. Ülkemizin pek çok yerinde insanımız henüz proje hizmeti satın alacak bilince sahip değil. Sosyoekonomik seviye anlamında İstanbul’a ulaşmamıza biraz daha var gibi geliyor bana. Büyükşehirler gibi olgunlaşmadı ama bir plan dahilinde Kocaeli için de her şey çok güzel olacak diye düşünüyorum.

 

Neden peki, sosyoekonomik seviye neye göre gelişecek?

-Konut satışları her geçen gün artıyor ve bu konuda insanlar artık bir kültüre, bir bakış açısına sahip oluyor. Bu bakış açısıyla da pek çok şey gelişecektir diye düşünüyorum.

 

Konut satışları demişken Türkiye genelinde bir ‘’balon’’ tartışması başlamış durumda. Siz ne düşünüyorsunuz, sizce konut sektöründe bir balon var mı, çok mu fazla konut yapıldı?

-Konut ihtiyacı bitmez diye düşünüyorum ben. Devamlı bir yeni jenerasyon oluşuyor ve bir insan sirkülasyonu söz konusu. Çok göç alan bir yer burası. Nitelikli konut açısından bir balon olabilir. Akıllı ev anlayışı kentimizde tam anlamıyla oturmadı ve oturmasına da biraz daha var diye düşünüyorum. Ancak temel ihtiyaçlara yönelik konutlarda fazla olduğunu düşünmüyorum. Kendimden örnek vereyim mesela. Yeni evleneceğim için Bağçeşme olarak bilinen bölgede kendim için bir ev aradım ama ev bulmak çok mümkün olmadı açıkçası. Konut fazlası olmuş olsaydı benim orada çok rahat ev bulmam gerekirdi bu gün. Bahçecik tarafında ev bulabildim. Konut fazlası yok gibi geliyor bana ama amaca yönelik konut yapılmasında fayda var diye düşünüyorum.

 

Türk insanının gelecekte yaşayacağı evlerde bugünküne ek olarak ne olacak. Akıllı ev teknolojileri geliyor mu?

-Bir aplikasyon vasıtasıyla akıllı cep telefonlarından yönetilebilen ev teknolojileri dünyanın pek çok bölgesinde ve bir miktarda İstanbul’da başladı aslında. Şimdi müteahhitlerin ticari amaçlarla yaptığı ve bir an önce satabilmeyi hedeflediği, makul fiyatlı konutlar var. Akıllı ev dediğimiz teknoloji ise İzmit’e farklı bir şekilde geldi. Led ışıklı tavan, ankastre mutfak olduğu zaman biz buna akıllı ev demeye başladık burada. Akıllı ev bu değildir aslında. Akıllı ev, evde olmadığınız zamanlarda da yönetebildiğiniz ev demektir. Bu şimdi burada bize farklı yorumlandı.

 

Yapılmamasının sebebi ne olabilir sizce akıllı evlerin…

-Bunun sebebini tam olarak bilmemekle birlikte, ticari kaygıdan kaynaklı olarak, satılamaz korkusu olduğunu söyleyebilirim. Müteahhit bu konuyla ilgili çekingen davranıyor gibi geliyor bana. Temel ihtiyaçlara yönelik evler, bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

 

HAREKETLİ BİR SEKTÖR

Ne yapmak istiyorsunuz şirket olarak peki, ne planlıyorsunuz gelecek ticari yatırımlarla ilgili?

-Aslında çok uzun vadeli planlar yapmıyoruz diyebilirim. Çünkü hiçbir zaman gidişata göre uyduramıyoruz o planları. Bizim sektörde planların tutmaması olayı biraz daha çok gerçekleşir. İnşaat sektörü çok hareketli bir sektör. Gelecek beş yılda ofisi kurup, bulunduğu durumda daha ileriye götürecek bir plan yapabilirsiniz ama sektörün gidişi pek çok şeyi değiştirebilir. Kent için yaptığınız bir plan bir süre sonra şehir dışına çıkma gerekliliği sebebiyle iptal olabilir.

 

Anlıyorum… Sizin de daha önce projeler gerçekleştirdiğiniz Irak başta olmak üzere, Orta Doğu bölgelerinde çok fazla konuta ihtiyaç var mesela…

- Ortadoğu Irak gibi bölgelerde çok fazla ihtiyaç var doğru. Biz nasıl Avrupa’yı yapılaşmamız konusunda kendimize örnek olarak görüyorsak, onlar da bizi kendilerine örnek olarak görüyor ve bizim tecrübelerimizden faydalanma yöntemini benimsiyorlar. Onlar için Avrupa ve Amerika’dan önceki bir adım Türkiye. Buradan özellikle inşaat sektöründen bir uzman oraya gittiği zaman muazzam karşılanıyor. Tavsiyeleri dikkate alınıyor ve değer buluyor.

 

Bizde verilenden daha fazla kıymet veriliyor anlaşılan…

-Mesela şöyle bir kültür var kentimizde: Bir mutfakçıya bir mimarlık ofisine gittiğinizde, atıyorum bir mutfak satın aldığınızda, o iş yeri size iç mimarlık hizmeti hediye ediyor mesela. Verilmese de insanımız bunu bekliyor.

 

SHOWROOM PLANI VAR

Kısa vadede plan ne peki Designes için?

- Kısa vadede planımız, belki farklı ortaklıklar gerçekleştirerek, inşaat sektörüne yönelik yeni çözümler ve dekorasyon pazarlamak olabilir. Bu süreci de önümüzdeki günler gösterecek tabiki. Dediğim gibi İzmit’te proje satmak çok zor. İnsanlar somut bir alışveriş yapmak istiyorlar. Bir showroom planlıyorum ama bu daha önce hiç yapılmadı Kocaeli’de.

 

Yap-sat diye tabir edilen konut sektörüne girme planın var mı peki?

-Hayır, açıkçası aklımda böyle bir plan yok. Arkadaşlarımda çok söylüyorlar aslında. Neden konut sektöründe değilsin, yap-sat yapmıyorsun diye ama benim planlarım dahilinde değil açıkçası. İnsan sevdiği işte başarılı olur. Ben sevmediğim bir işi, sırf ticari kaygılarla, para kazanma hırsıyla yaparsam, mutlu olamam. Mutlu olmadıktan sonrada sevmediğim bir işi yapmak bana ne katar, ya da müşteriyi ne kadar memnun eder bunu iyi değerlendirmek lazım…

 

İç mimari dünyada ne yöne doğru gidiyor, trend ne yönde seyrediyor?

-Bizden çok önde olduklarını söylemek lazım öncelikle. Ütopik işlerle uğraşıyorlar açıkçası. Uzay mimarisi üzerine çalışan iç mimarlar var mesela dünyada. Artık gelecek 50-100 yılın mimarisinin nasıl olacağını tasarlayarak, mimarinin sınırlarını zorluyorlar açıkçası. Trend olarak birbirlerine yakınlar aslında çok bir fark yok ama bizim yapmamız gerekeni zaman zaman onlar daha önce düşünebiliyorlar.

 

Peki nedir bizden önce düşünüyor olmalarının sebebi?

-Çünkü bizde Ar-Ge çalışmalarına bir yatırım yok. Biz bu alandaki yatırımları boşa harcanmış paralar olarak görüyoruz. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterince para harcasak ve bu alana yatırım yapsak dünya ile yarışmak konusunda işimiz çok daha kolay olabilir.

 

Bir projenin başarı kriterleri var mı peki?

-Bir projenin başarılı olabilmesi için estetik, fonksiyonel ve maddi yönden geçerli olabilmesi önemlidir. Bizim ülkemizde maddiyat her zaman ön planda geliyor. Bütçeyi önce belirleyip, sonra diğer kriterleri bu bütçenin içine oturtmaya çalışıyoruz. Bu maddelerin bir kaçı olmadan da olabilir bir proje. Sağlam ve kullanışlı olur ama ucuz olmaz. Ucuz olur, sağlam olmaz. Bu üçlü bir sac ayağı gibidir. Bu maddelerin hepsini barındıran proje kaliteli bir projedir bana sorarsanız.

 

Peki mimari ve iç mimari anlamında artık ne yapmak lazım Türkiye olarak?

-Bence Türkiye olarak tıpkı tarihimizde olduğu gibi evladiyelik ve dünyanın hayranlıkla baktığı yapılara imza atmak lazım diye düşünüyorum. Yurt dışından insanlar geldiklerinde yeni yapılarımızdan gösterebileceğimiz yerler olmalı…

 

EN ESTETİK BİNAMIZ…

İzmit’te var mı peki böyle bir yer?

-Bana sorarsanız kentimizde en estetik bina Sabancı Kültür Merkezi. Dönemin koşullarına göre son derece kaliteli ve iyi bir yapı olarak inşa edilmiş. Çünkü pek çok yapı ticari kaygılarla ve temel işleri yerine getirecek düzeyde yapılmış. Bir görsellik olması lazım. Mesela insanlar Bilbao’ya gidiyorlar şimdilerde Guggenheim Müzesi’ni gezmeye. Guggenheim Müzesi, Frank Gehry’nin bir eseri. Frank Gehry hala yaşıyor. Demek ki günümüzde de yapılabiliyor böyle güzel eserler. Modern yapılar da insanların ilgisini çekebiliyor. Dubai mesela, Dubai’nin şurada 40-50 senelik bir mazisi var. İnsanlar oraya, o yapıları görmeye gidiyor.

 

İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerimizin yeni dönem mimarisiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

-İstanbul’u ben ülkemiz kriterlerine göre değerlendirmiyorum aslında. Bugün baktığınızda İstanbul’da yeni inşa edilen çok güzel yapılar olmaya başladı. Ankara’da da var ama İstanbul kadar değil tabi ki.

 

Peki Kocaeli’nin yönetimini size verseler mimari anlamda nereye neşter vururdunuz? Ne yapmayı tercih ederdiniz?

-Bana böyle bir seçme şansı verilseydi, belediye başkanlarını mimarlardan ve mühendislerden seçerdim açıkçası. Çünkü kent yapılaşması çok farklı bir konu. Kenti yöneten insanların mimariyle ilgili bir öngörüsünün olması gerekiyor. Bu hayal tabi, bu konunun gerçekleşmesi mümkün değil ama en azından imar bölümlerinde hizmet veren insanların işin ehli olmasında fayda var. Mimari çok önemli bir konu. Mesela Viyana metrosu 100. yılını kutlarken, bizim İstanbul’da bu yatırımları yapmaya yeni başlıyor olmamız bir eksiklik. Bu durumun pekçok sebebi var tabi.

 

İç mimarlar odası nasıl peki kentimizde?

-İç mimarlar odası açıkça söylemek gerekirse çok iyi çalışmıyor kentimizde. Özgür Bey var mesela üniversitede ama odamızın çok daha fazla fonksiyonu olabilir. Bu iletişim arttıkça çok daha fazla faaliyet olabilir diye düşünüyorum.

 

Mesela?

-Mesela neden bir bienal olmasın kentimizde diye düşünüyorum. İstanbul’da bu anlamda pek çok çalışma var ama kentimiz biraz geride kalmış durumda.

 

BİZLER ÇABA SARF ETMELİYİZ

Peki oda için ne yapmak lazım sizce?

-Bana sorarsanız oda olarak yapılabilecekler bireysel olarak başlar. Toplumu değiştirmek için bireylerin çaba göstermesi gerekir bence. Dolayısıyla odanın gelişmesi için bireyler olarak önce bizlerin çaba sarf etmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

 

Bir BAŞSİAD üyesisiniz, nasıl bir dernek sizce BAŞSİAD?

- BAŞSİAD’a sevdiğimiz bir arkadaşımız olan Ceyhan Çağlayan aracılığıyla üye oldum. Sonrasında dernekle beraber faaliyetlerime devam ettim. Nasıl fayda sağlayabilirim noktasında bakıyorum ben derneğimize. Henüz yönetimde değilim ama tüm faaliyetleri bir dernek üyesi olarak takip ediyorum. Ancak şunu söyleyebilirim, son derece aktif bir dernek BAŞSİAD. Özellikle yurt dışı çalışmalarında çok etkili buluyorum derneğimizi.

 

Ne kattı BAŞSİAD size ve ticaretinize?

-Her şeyden önemlisi BAŞSİAD’ın bana kazandırdığı çok değerli arkadaşlıklar oldu. Ticari getirilerinden çok bunu daha fazla önemsiyorum ben. Her ay yapılan etkinliklerimize zevk alarak katılıyorum. Dernek yönetimimiz de çok dikkatli ve üyelerine çok sahip çıkan bir yönetim anlayışı benimsiyorlar.

 

GENÇLER, İŞLERİNİ İYİ BİLSİN

Peki artık yavaş yavaş tamamlarken, kişisel hayatınıza geçelim, tatillerde nereleri tercih ediyorsunuz?

-Türkiye’de tarihi geçmişi olan yerler hep ilgimi çekmiştir. Tatillerde paket programları çok fazla sevmem ve tercih de etmem. Kıbrıs’ta okudum ve oranın kültür mirasını çok beğenirim. Çok zengin bir kültür mirası vardır. Salamis Harabeleri, Büyük Han, Vuni Harabaleri gibi pek çok yerleri var gidip görülmesi gereken. Bende ülkemizde tarihi değeri olan yerlere gitmeyi tercih ediyorum.

 

Bu yaz bir plan var mı?

-Evet bu yaz da bir Karadeniz planım var. Düğünün ardından bir Karadeniz turu planladık. Memleketimiz diye burada hep anlatıyoruz ama gidip bir görmek ve o tarihi dokuyu yakından incelemek lazım diye düşünüyorum.

 

Kitap okur musunuz?

-Fırsat buldukça kitap okumaya çalışıyorum. Mesleğimle alakalı yayınları da yakından takip ediyorum.

 

Peki çok yeni başlamış ama kısa zamanda önemli bir mesafe kat etmiş birisi olarak yeni başlayacak olanlara en güzel ve en güncel tavsiyeler sizden gelir diye düşünerek, nedir tavsiyeleriniz?

-Öncelikle yaptıkları işi karşı tarafı ikna edecek düzeyde iyi bilmeleri lazım. Tabi bu işin yüzde 30’u. Büyük oranda şansın da katkısı olduğunu bilmeleri gerekir. Ancak işlerine sonuna kadar sarılmayı ihmal etmemeli genç arkadaşlar.

 

Peki Emrah Bey, çok teşekkür ediyoruz, bize zaman ayırdığınız için…

-Ben teşekkür ederim, çok güzel bir sohbet oldu.

Yeşil Kocaeli

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.