Gölgeler Savaşı,

Dünyanın neresinde olursa olsun savaş varsa savaşanlar hiç kazanmamıştır.

Gerçek kazananlar savaşları başlatan savaş rantiyeçileridir.

Silah, yiyecek, giyecek, ilaç satıp kandan para kazananlardır.

İnsan hayatı hangi dinden, ırktan olursa olsun yücedir.

Çanakkale savaşında düşman yenildi.

1919 da bir Almanlar’ın tezgahıyla Osmanlı yenilmiş sayıldı.

Beş yıl İngiliz Fransız İtalyan Rus ve Yunanlı işgalinde koskoca Osmanlı kaldı.

Osmanlı’nın hatası neydi.?

Üç sac ayağını Müslümanlaştırıp Türkleştirmediği için.

Bu üç saç ayağı Din, Asker ve Ekonomi .

Cumhuriyetten önce ve sonra devlet içersinde yabancılar tarafından ele geçirilmek istenen en güzüde ve kritik makamlardı bunlar.

Bizler ne yapmaktayız sadece olaylara göre tavır alınmakta.

Aslında yapılması gereken olayları olmadan bilmek yönlendirmek yapılması gerekeni yapmaktır.

Ermeniye, Yahudiye kızmakla vatanseverlik veya müslümanlık olmaz.

Önemli olan uyanık olup oyuna gelmemektir.

Adam gelip senin devletinde vahabi tarikatını kurup sırtından vururken, abdestsiz yatağından kalkmayan Abdulhamit hanı şeriat istiyoruz diyerek tahttan indirirken, koskoca Osmanlıyı kimse yıkamaz deyip yangelip yattığımız için tabi ki Abdulhamit han işini yapmaya çalışıyordu.

En büyük hatası ise herşeyi bilip olayları kadere bırakmaktı.

Yani devesini sağlam ağaca bağlamamaktı.

Geleceği tahmin etti ama gereğini yapmadı.

Çok bilgili, çok akıllı olmanın yanında çesaretli olmak da gerekmektedir.

Hem Osmanlı’yı hem de kendisini perişan etti.

Liderlik gerektiğinde devletin geleceği için öz evladını bile feda etmektir.

Kanuni Sultan Süleyman olmak Fatih Sultan Mehmet olmak öyle kolay olmasa gerek.

Son iki yüz yıldır ülkemizde ajanlar cirit atmakta.

Bu gün bile 20’ ye yakın devletin 3500’ e yakın ajanının ülkemizde olduğunu gazetelerden öğrenmekteyiz.

Artık akıllı olmak lazım.

Savaş kapıya dayandı.

Ülkemizde Kürt-Türk, Şii-Sunni diyerek bir projeler hazırlanmakta.

PKK’ nın arkasında ki devletleri hepimiz biliyor onlarla dostluk yapıyoruz.

Kendi askerimizi, polisimizi şehit eden PKK ile dost olan devletlerle ne dostluğu yapıyoruz onu anlayabilmekte zor.

İslam coğrafyasında Şii-Sunni yani İran bloğuna karşı Türkiye savaşa mı hazırlanıyor?

İsmail Ağa cemaatinin yedi sekiz tane bölge sorumlularıyla tatilde denk geldik.

İran’ın en büyük kafir devletten daha tehlikeli olduğunu söylediklerinde çok şaşırdım.

Nedenini ise Osmanlı’ya sefer düzenlediler. Hz Aişe ve Hz Ömer’ e küfür etmekteler dediler.

İran’ı kimse onlara sev demedi. Bende sevmem.Ama düşman da olmam.

Yani İsrail’den daha tehlikeli olduğunu söylemeleri çok enteresan.

Mahmut Efendi’nin bilgisi var mı dedim veya böyle bir fetvası var mı dediğimde yok dediler.

Yani yaşları 25 ile 35 yaş arası belli zaafı olan bu kardeşlerimiz yönlendirilmekte demek ki.

Bu gün savaş yasası geçti yurt dışında herhangi bir devlete sınır harakatı yapma yetkisi.

Suriye ölmüş eşşek durumunda kurttan neden korksun belki bilinçli savaş çıkartmakta.

İran, Rusya, Çin bloğunu kendi tarafında savaşa sokup kurtulmak isteyebilir ya da İsrail ve ABD bu savaşı isteyip Türkiye ile İran savaşı hatta Rusya savaşı isteyebilir.

En az on tane öneri sayabilirim hepsine evet olabilir denilecek tarzda.

Basit bir soru vardır.

Bu savaş olursa kim kazançlı çıkar, kim kazançsız çıkar?

Suriye zaten bitmiş neyi kazansın.

İran topraklarında bölünme tehlikesi var enerji ve teknolojik gelişim için zamana ihtiyacı var.

Savaşta kazançsızlar gurubunda .

Rusya turuncu devrimlerle sınırına dayanan yeni bir bölünme istemez.

Peki bu savaş kime yarar?

Türkiye’ye yarar mı?

Şu anda zararı kapıdayken başladı.

Bu zamlar kendi vatandaşının kursağından kesip bir şehir büyüklüğünde insan topluluğunu bakmakla başladı.

Tam büyümeye başlamış genç dinamik bir yapısını savaşa neden sürsün.

Dolar ne olur turizm veya içte bir bölünme olur mu?

Yani anlayacağınız Türkiye kazançsız çıkar.

Neticede Saddam’ın, Kaddafi’nin veya bir başka devletin altınları ganimet alınmadı.

Ya işe girmeyecektik yada ganimetler alınmalıydı. Bu ganimetlerle muhalifler desteklenmeliydi. Bunu dış işlerimiz ne yazık ki öngöremedi.

Arap baharının zulmü bizim, ganimeti yabancıların oldu.

Bu gün Suriye’ye bomba attık.

Rusya ve İran açık tavır alırsa ‘ABD VE NATO’ bizi koruyabilir mi?

Gürcistan’ı hatırlayın kimse korumadı.

Bizler tarihi olan bir milletiz.

Hiç bir devletin ne dostuyuz ne de düşmanı.

Çıkarlarımız kimle uyuşuyorsa onunla dost olunur.

Kim de bize zarar verir veya bölmeye kalkarsa düşmanı oluruz.

Savaş baronları avuçlarını kanla yıkarken bizim kaşımıza gözümüze kimse hasret değil.

Büyük devlet, gereğini kararlılıkla yapan devlettir.

Esad çakalını bahane edip bizi tuzağa mı çekiyorlar?

Gerçek savaşın masada olduğunu sahada ise savaşanların gölgeleri olduğunu unutmamalıyız.

Biz güçlü bir devletiz.

Güçümüzün dünya farkında ama biz farkında mıyız onu bilemiyorum.

Aslında Suriye’yi bahane ederek içerdeki ajan ve hainleri temizlemek gerektiğine inanmaktayım.

Perdenin arkasında ki gölgenin gerçek sahipleri bizi kaybetmeyi göze alamazlar.

Çünkü bizi kaybeden bu gölge savaşını kaybeder.

Dünya gelecek yüz yılda da buna göre şekillenir.

Tek yapmamız gereken kendi oyunumuzu kurup oynamak.

Yoksa bizi kullanarak bizi yok ederler.

Figuran değil oyunu kuran olmalıyız.

Yapmazsak Allah yardımcımız olsun.

Allah’a emanet olunuz.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.