Ülkenin özel sektör ve devlet borçlanması karşılığı dış borcu 500 Milyar dolara yaklaştı,. Halkın ise bankalara olan borcu 500 milyar dolara ulaştığı açıklandı. Türkiye'de yaşayan her yüz kişiden 95`i borçlu, 30`u borcunu ödemeyi hayal bile edemiyor..

Gümrük Müşteşarlığı`nın Ekim ayında açıkladığı rakamlara göre, 2010 yılının sadece ilk 10 ayında Türk Halkı ürettiğinden 55 milyar dolar fazlasını harcamış. Özel sektör ve kamu borcunun toplam 580 milyar doları aştığı dillendiriliyor. Herşeyi dışardan alıyor. 2 keçi bir koyun bile yetiştiremiyor ithal ediyoruz. Kazandığından fazlasını harcayan insanın zenginleşiyorum diye övünmesi ne ise hükümetin yaptığı da odur! Çocuğun bile anlayabileceği yalın gerçek, Türkiye`nin fakirleştiğidir. Bu durum ne kadar sürdürülebilir?


Herşeyden önce şunu samimiyetle belirtmek istiyorum: Ak Parti İktidarı`nın memleketimize büyük faydaları olmuştur,Pek çok atılım, devrim niteliğinde işler yapılmıştır.
Daha önce hiçbir iktidarın cesaret edemediği bir çok ilklere imzasını atmıştır.Ve Ak Parti`nin şu anda ciddi bir alternatifi yoktur.

Bu seneki dış ticaret açığı rakamlarının 70 milyar doları, cari açığın 45 milyar doları bulması bekleniyor.
''Özel sektörün borcu ile devletin borcunu karıştırmayın ''deniyor.Oysa dış kredilerde her doların muhattabı dolaylı olarak devlet.



ABD bile benzer durumu sürdüremedi:

Amerika`da ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen son kriz Amerikan Devleti borçlu olduğu için mi çıktı?
Yoksa Amerikan Halkı`nın aşırı tüketim eğilimi ve borçlanması sonucunda mı ortaya çıktı?

Amerikan dış ticaret açığı devasa boyutlara ulaşmıştı. Bedava para basarak dünyaya kullandırtan ABD bile dış ticaret açığını ve hane halkı tüketim çılgınlığını sürdüremezken Türkiye bu işi ne kadar sürdürebilir?

Ama artık, hiç ekonomi dersi almamış insanlara da gerçekleri anlatmak gerek:
Türk ekonomisine, dışardan, örneğin borç yolu ile bir miktar para girdiğinde, Gayri Safi Milli Hasıla, kaçak oranı denilen bir parametreye de bağlı bir oranda artar.
Çok detaylarına girip insanların kafasını karıştırmak istemiyorum. Fakat, Türkiye`de 1 milyar dolar borç aldığında, GSMH 2.5 milyar dolar artacaktır.


Yani borç bulduğunuzda işler bu kadar kolaylaşıyor. Dışardan 10 milyar dolar getir, GSMH 25 milyar dolar artsın. Dışardan 100 milyar dolar bul, GSMH 250 milyar dolar artsın. Sonra da, borcunu bu şişirilmiş GSMH`ye göre oranlayarak söyle ve "borcu azalttık" diye milleti kandır!

Sizi dışardan birileri beslediği sürece, GSMH ile, göstermelik bir refah unsuru olarak hava atabilirsiniz. Fakat aslolan, aldığınız o borcu gerçek üretime dönüştürüp dönüştüremediğinizdir.TÜİK ve Merkez Bankası`nın resmi rakamlarının anlattığı korkunç gerçek ise, Türkiye`nin aldığı borcu har vurup harman savurduğudur. Hem de senede 70 milyar dolar!

TÜİK`in 2010 verilerene göre, Türkiye, ihtiyacı olan ayçiçeğinin yüzde 54`ünü, kırmızı mercimeğin yüzde 55`ini, yeşil mercimeğin yüzde 35`ini, pirincin yüzde 35`ini, mısırın yüzde 20`sini ithal ediyor.

2008-2009 dönemlerinde Türkiye, 3 buçuk milyon tondan fazla buğday ithal etmişiz. Torunlarımızı bile borçlandırdık. Ak Parti`nin torunlarımıza "Ödediğiniz borçlarla mercimek ve buğday ithal ettik" demesi kendilerine ait en büyük madalyadır.

Sıcak para ciddi bir tehlike, cari açık ve daha da önemlisi, dış ticaret açığı ülkemizin kabusudur.
Bu konuyu görmezden gelmenin vebali büyüktür. Bu millet eninde sonunda gerçekle yüzleşecek ve kendisine kim yalan söyledi ise, faturasını önüne koyacaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kartepe gençlik 7 yıl önce

durmak yok yontmaya devam, koyunları gütmeye devam......