İspanya; Avrupa'nın güneybatısında, İber Yarımadası'nda bulunan, güneyde ve doğuda Akdeniz'e, kuzeyde ise Atlantik Okyanusu'na kıyısı bulunan,   batıda Portekiz (  Portekiz , İspanya'nın Olivenza bölgesindeki egemenliğini tanımamaktadır da tanıyan çok olunca sorun kalmıyor tabi , eee demokraside tam da bu değil mi zaten...), kuzeyde Fransa ve Andorra ile güneyde ise Birleşik Krallık'a bağlı Cebelitarık ile komşu bir Akdeniz ülkesi.( bu arada İngiltere ile Cebelitarık sorunu çözülmüş değil) Bitti sandıysanız hop diyelim, Akdeniz'de Bolear Adaları, Atlantik Okyanusu'nda Kanarya Adaları ve Kuzey Afrika'da bulunan Ceuta ve Melilla adlı iki özerk şehirde babadan miras yoluyla İspanya'ya kalmış topraklardır diye ekleyelim de tam olsun ( Fas, İspanya'dan Afrika kıyılarında bulunan Ceuta ve Melilla şehirlerini istemektedir de alabilecek mi göreceğiz, isteyenin bir yüzü vermeyen zenci misali... ). Bizim miras dediğimiz topraklara siz elinde tutmayı başardığı sömürgeleri de diyebilirsiniz ya neyse...

Parlamenter demokrasi biçiminde örgütlenmiş olsa da halen monarşi rejimiyle yönetilen sözüm ona demokratik bir Avrupa Ülkesi, " Yaşasın Kral 6. Felibe " demek demokrasiyle çelişmezse tabi. Eee bir yerde demokraside babadan oğula geçmiyor mu zaten baba Bush'tan oğul Bush'a misali...

1986'dan beri AB ve 1982'den beride NATO üyesi bir ülke. Anlaşılan "önce güvenlik sonra demokrasi" anlayışı her yerde aynı, tabi AB'siz demokrasi(!) mümkünse başka. Nüfus mu? 47.190.493 yani yaklaşık 50.000.000 ve %96'sı Katolik bir de hemcins çiftler evlenme hakkına sahiptirler bu medeni(!) memlekette... ( sapıklığa yol vereceksin ki medeni(!) olasın bir yerde ve siz medeni(!) olmaya ne dersiniz.)

 

İspanya çapına bakmadan " bende adamım " der misali arada sırada ülkemize atarlanmaktan çekinmeyen ve fevkalade çok kaşınacak yere sahip bir ülke, neden mi? 17 özerk bölgeden oluşuyor da onun için ve 2 tane de tımarlanacak özerk şehri olduğunu da unutmayalım bu demokrasi havarisinin. Hoş, demokrasinin kralına tanık olmuştur bu topraklar Endülüs Dönemi'nde de neyse, şimdi   batının değişmez hatta değiştirilmesi dahi teklif edilemez algısına dokunmayalım öyle ya hiç Müslüman'dan demokrat olur mu arkadaş! Oysa hem ilmi hem medeni gelişimini borçludur İspanya Müslümanlara ama boş verin siz Müslüman = Taliban ya , sanki gerçeği kendileri bilmiyormuş gibi. Yeri gelmişken İspanya Kralı'nın=hükümdarının maddi desteğiyle Amerika kıtasını keşfeden Kolomb'un yakın arkadaşının oğlu Bartolome De Las Casas'ın 1542 tarihli " Kızılderililer Nasıl Yok Edildi" kitabında " Amerika yerlilerinin Hristiyanlara karşı giriştikleri savaşta haklı olduklarına yüzde yüz eminim. Öte yandan Hristiyanlar onlarla tek bir haklı savaş yapmadı. Tam tersine savaşları dünyadaki hiçbir zorbanın olamadığı kadar şeytansı ve haksızdı. " demesinden İspanyolların bir avuç altın için medeniyeti kısa süreli bir tatile gönderdikleri sonucunu çıkarsam ayıp olmaz di mi? Yoksa medenidirler, demokrattırlar canım ...

5. Kol kavramını bize armağan eden Franco'nun vatanı, en anlamlı(!) sporlardan boğa güreşlerinin mucidi  ve kırmızı pelerinli matadorlardan teşekkül bir millet. Boğaları kılıçlayan - mızraklayan hayvan severler(!) ve onları çılgınca alkışlayan tribünler. Arkadaş hayvanları çılgınca sevmek bu olsa gerek yoksa mantıklı bir insan sevgisini böyle mi gösterir? İslam dininde eşeğe bile taşıyamayacağından fazlasını yüklemek caiz değildir ama boş verin siz, çılgınca sevmek istiyorsan sapla kılıcı olsun bitsin ve bu kesmediyse sal boğaları koş önünde koşabildiğin kadar hızlı. Medeniyet sen nelere kadirsin(!)...

Allah'ın sopası yok derler ya başlar akmaya kanlar İspanyollardan, siz buna boğaların ahı da diyebilirsiniz tabi...

Franco diktatörlüğüne karşı 1959 yılında bir örgüt kurulur. Bask ; "Bask Vatanı ve Özgürlük", Basklılar buna "Euskadi Ta Askatasuna" derler ya neyse ( ETA, baş harflerinden gelir ) bölücülük yapmayalım şimdi  nemelazım Franco amcamızın kemikleri  sızlamasın...

ETA; İspanya'nın kuzeydoğusundaki ve Fransa'nın güneybatısındaki Bask Bölgesinin bağımsızlığı için 1959 yılında kurulan fakat 1968 yılından buyana kültürel hakların savunuculuğu düzleminden silahlı mücadeleye yönelen ve BASK için tam bağımsızlık isteyen bir örgüt ( ulan bir yerlerden tanıdık geliyor bu başlangıç, yılanın başını küçükken ezeceksin mi, olmadı büyükken koparacaksın mı  neydi ) Fransa'nın ev sahipliğinde tabi. İspanya da eylem yap Fransa'ya kaç kurtul. Ver Fransa teröristleri ikimizde medeniyiz kardeş deyince, nanik nanik yapan Fransa'ya karşı , " dişe diş, kana kan, intikam intikam" mantığıyla, emekli(!) subaylardan oluşturduğu ( tabii ki devletin bilgisi dışında canımmm! Sizde şimdi... ) GAL adlı örgütle Fransa'da eylemlere girişip ETA militanlarını avlamaya başlayacak kadar da cüretli bir ülke, enteresandır medeni bir şekilde ETA üyesi teröristleri iade etmeyen Fransa'nın zoru görünce iadeye başlaması " medeniyet de bir yere kadarmış, zor oyunu bozarmış " dedirtmiyor değil hani. Eğer siz İspanya'nın BASK (ETA) teröründe 30000 insanını kaybettikten sonra  böylesi bir mücadeleye giriştiğini sanıyorsanız aldanırsınız ( arkadaş! teröre 30000 şehit veren bir ülke hatırlıyorum sanki ) , ETA terör örgütünün 1968-2011 yılları arasında toplam 829 kişinin ölümünden sorumlu tutulduğunu hatırlatalım ve arkadaş bu Avrupalıların canı ammada tatlı, 829 kişi için Fransa'da sen tut cadı avı başlat ve istediğini almayı başar emi. Ulan bir de İspanya'ya küçük devlet demezler mi , büyüklük bizde kalsın da bozmayalım ağzımızı...

Meseleye geri dönersek; ETA sorununu İspanya nasıl çözüyor dersiniz, üstlerine boğa salarak ya da eline kılıç verdiği kırmızı pelerinli Matadorları göndererek değil elbet, teröristleri silahlarını bırakmaya medeni(!) bir şekilde ikna ederek. Neymiş, Fransa'yı İspanya " pis kınarmış " vesselam...

Dedik ya 17 özerk bölgesi var diye 1'i gitti kaldı 16 ve diplomaside sıkıştırırsa "Matador" seni, al kaşağıyı eline vur boğanın beline... Ne ETA'sı biter ne de GAL'ı dünyanın ve öyleyse diyelim ki;

ETA'dan korkanın GAL'ı çıksın, yoksa!...

Gürkan Karaçam


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.