Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir. Bir anlamda tez ve antitez diyebiliriz. Erkek ve dişi. Artı ve Eksi olarak da düşünebiliriz. Bu iki ayrı uç bir araya gelmeden üreme ve de büyüme mümkün değildir. Diyalektik ülkeler içinde geçerli bir kavramdır. Ülkeleri yönetmek içinde geçerli kavramdır. Ülkeleri insan vücüdüna benzetirsek insanın beynini devlet olarak düşünürüm. El ve ayakları ise silahlı kuvvetler ve polis teşkilatı olarak düşünürsek. 5 duyu organımız ise istikbarat teşkilatlarıdır. Göz görür, kulak duyar, dil tadar, burun koku alır, ten ise hisseder. Kalp ise millettir. Mide ise fabrikalar tarım yani üretimdir. İnsan vücudunu böyle düşündükten sonra ise eş devreye girer. Yoksa yaşayamaz buda diyalektiktir. Devletler içinde böyledir. Devletlerin büyüyüp gelişmesi için de zıt kutba ihtiyaçları vardır. Bunu bilen Dünya güçleri yani dış güçler ve içerdeki hainlerce kötü de kullanılmıştır. Sağ-sol, Alevi-Sunni, Laik-Anti Laik olayları gibi. Günümüzde ise Kürt-Türk kavgasını başlatmak istemektedirler. Kardeşleri birbirine vurdurmak isteyen güçler İhtilaller ve Muhtıralarla bu devleti en az 10 yıl yoğun bakımda bırakmışlardır. Yani Diyalektik bu işin kullanıcıları beyinlerce hem iyi hem de kötü olarak kullanılır. Sonuçta çok başarılı bir tekniktir. Dünyada tüm ideolojiler diyalektikdir. Zengin varsa fakirde olmak zorundadır. Bu her alanda böyledir. Sanayide Ekonomide diyalektik felsefesi vardır. Dünyayı dizayn edenler güçler tüm yapılanmalarını buna göre tasarlamışlardır. 

 Yıllarca ABD ve RUSYA karşıtlığından bahsedilmiştir. Aslında birlerine karşi olarak birbirlerini güçlü kılmışlardır. İkisi de süper güç ve Dünyadaki diğer ülkeleri etraflarında toplayarak son yüz yılda Dünyayı yönetmişlerdir. Bunda ise en çok istikbarat ve askeri güçlerini kullanmışlardır. Bu gün Dünyanın her yerinde vardırlar. Hatta çoğu 3. Sınıf ülkelerin liderlerinden tutun ekonomilerini bile yönetmektedirler. Diğer taraftan Cıa ve Kgb çok güçlü.  Biz ise yıllarca Yunanistan ile düşman olduk. Yani bizim diyalektiğimiz Yunan’dı. Bop projesinden sonra Yunan size ufak kalır dediler. Arap devletleriyle uğraştık. Diyalektiğimizden ayrılan Yunanın fişi çekildi işi bitti. Destek veren büyük güçler senden bir numara olmaz deyip kenara attılar. Türkiye’nin diyalektiği Esad mi. Böyle düşünen varsa gerçekten gülerim. Esad sayesinde büyük İsrail için Kürtlere kanton açılıyor yoksa 1 saatte işini bitirirler. Peki sizce İsrail olabilir mi? Bence  olabilecek en son olasılık. Neden mi İsrail bizim Türk Yahudiler tarafından kurulmuş bir ülkedir. Yani Hazar Devletinden kopan Avrupaya yerleşen Türk Yahudiler Ispanyada ve Avrupadaki baskılardan Osmanlıya sığınmışlardır. Bir babanın İki oğlunun biri Müslüman biri Yahudi gibidir. Din bağı yoktur ama yönetici kısmında kan bağı vardır. Hangi şart olursa olsun. Hiçbir şekilde karşı karşıya gelmezler. Birbirlerine savaş açmazlar. İsraili yobaz Yahudiler yönetip her ramazanda Müslüman Filistinlileri şehit edip yüreğimizi yakıp nefret duygularını üstüne toplasa da yeri geldiğinde Ermeni veya Kürt kartını oynasa da İsrail Türkiye’nin diyaliktiği bence değildir. Hem Türkiyeye çok hafif kalırlar. İsailin diyalektiği İrandır. Ermenistanın ise  diyalektiği var soydaşımız dindaşımız  Azerbaycan. Bize kim kaldı AB… Abd ve Rusyanın gizli düşmanları. Bence AB ile diyalektiğiz. ABD ve RUSYA kontrolunde el altından da desteklemelidir akıllı olurlarsa. Bu benim kendi düşünçem farklı düşünen de olabilir. AB’nin kendi içinde de Almanya ve Ingiltere bir diyalektiktir. Fransa ise İngilizlere daha yakın olduğundan Arap devletlerinde çetvelle çizdiklerinden ülküleri aynıdır. Almanya ise aslında bu iki devletle de idealleri de çok farklıdır. Halkları da birbirlerini hiç sevmez. Alman ile İngiliz kolay kolay evlenmez birbirlerinin  gittikleri eğlence yerlerine bile gitmezler. Türkiye olarak Rusya ile yapılan anlaşmalara AB hayır dese de Abd de işi bilenler olumlu bakmakta. Yoksa Abd ye rağmen çok zor.Çünkü içerde çok yere nüfüs etmişlerdir. İş dünyası basın devlet hatta belki en kritik yerlere bile sızmışlardır. AB nin karşılarına süper güç olmaması için  karşısına TÜRK kartını sunmuşlardır. Hatta Türk devletleri kartı. Rusya için ise sıkıntı yok. Çünkü musluk onlarda ve Dünyada kendilerine güçlü bir Türkiyeyi partner yaparlarsa kendileri çok güçlenir. Türkiye açısından ise bir vesile ile tam bağımsızlığımıza kavuşmuş oluruz.

     Bunlar olurken biz hep içerde yıpratılıyoruz. Devlet Bahçelinin güzel bir sözü var. Sevgide serbesiyet. Saygıda Meçburiyet vardır. Hiç kimsenin haddine değildir Devlet kurumlarını ve makamlarını küçültmek. Bir insan şahısları sevmeyebilir. Ama kesinlikle MİT tırlarını durdurup kötülemek bunları Dünyaya yalan yanlış lanse etmek en hafifi ile vatan hainliğidir. Başbakanlık, Genelkurmay başkanlığı, Çumhurbaşkanlığı ve diğer devlet kurumları bunlar bizim için çok yüce makamlardır. Siyasete alet edilemez kimse yıpratamaz. Şahıslar gelir geçer makamlar ise kalıcıdır. Osmanlının son zamanlarında devlet kurumları halkın gözünden düşürülüp güveni yok edilmişti. Bu kadar İhtilal olmasına rağmen yapanlara hain denmiş olabilir ama kuruma kesinlikle kimse toz kondurmamıştır. Devlet içersine sızmış çocukluktan özel yetiştirilmiş veya para, makam, kadınla satın alınmış insanlar olabilir. Ne olursa olsun Allah, Vatan, Bayrak ve Toprak Annelerimiz gibi özeldir laf söyletmeyiz. Kenan Evren şahsen çok büyük hatalar yapmıştır. Bu kurumun değil onun hatasıdır. Netice de gün gelmiş hak yerini bulmuş yargılanmıştır. Yanlışa yanlış diyeceksin ama kesinlikle hakaret olmaz. Biz Dünyada hedef büyütmüşken dikkat etmemiz lazım. Bir ABD vatandaşı Cıa yı kötüler veya zor duruma düşürür mü. Böyle bir hainlik yapsa ne olur. Hatta tam tersi över. Tüm Abd filimlerinde askerlerini istikbaratlarını devlet başkanlarını tüm kurumlarını överler. Doğrusu da budur. Gelişmiş devletler bu işi çok iyi bilmekte. Şuan  Cumhurbaşkanlığı sarayını çoğu gazeteçi ve dış basın kötülemekte. Çok yanlış. Siyaseten insanları sevmeyebilirsin. Ama Devlet zarar görecekse dikkatli olmalıyız. Başka ülkemiz yok. Zarar verdiğimiz bizim çoçuklarımızın devletidir. Bu devlet bize tombaladan çıkmadı. Dedelerimiz can vererek kan vererek. Can alarak kan dökerek bizlere değil bizim torunlarımıza miras bıraktı. Dikkatimi ise bir şey çekmekte. Rıza Sarraf diye bir adam var ne yapmış Türkiye’ye para kazandırmış bütçeyi denkleştirmiş. Burada enteresan olan şu nur yüzlü paralel Cıa ajanları ve 4 bakan parayı götürme derdinde olabilir. Ama bu adam Türkiye’ye para kazandırmış bizden para çalmamış bu gün Türkiyenin kanını emen iş adamlarına laf söyleyen yok. Bir geçede devlet hazinesinden aldıkları dolar bir gün sonra üç katına çıkmış devlet zarara uğramış soran yok. Yıllarca Müslüman Türk kızlarını satan pezevenk Manukyana plaket verenler nerde.Buna neden kimse ses çıkarmadı. Adam karı mı sattı eroin mi sattı. Sarraf adam gibi İranala ticaret yapmış bu memlekete para kazandırmış bir iş adamı. Kardeşim bu memlekete gerçek manada faydalı kim varsa büstünü dikeceksin. Bu mahalle baskısı yemez. Ne yazık ki çiğ yiyenler adamla fotoğraf çektirmeye korkuyor. Gelsin gardaşım ben fotoğraf da çektiririm arkadaşlıkta yaparım tiçarette. Haliçteki Simonlar Türkiyenin kanını emen vampirler, kedi gibi hem yerler hem miyavlarlar.

    Konumuza gelirsek K.Kore ve G.Kore bazen öyle olur ki. Savaştırıp sonrada geleçek te süper güç olmasını engellemek için iki kardeşi bile diyalektik yaparlar. Pakistan Hindistan örneği de vardır. Süper güç olmalarını engellemek için şu an diyalektikten ayrıldılar dost oldular. Düşünmek lazım Osmanlının diyalektiği Bizans olmasaydı. Bu kadar büyüyebilirmiydi ve neden yıkıldı. Fazla rahatlık, rehavet yapar. Tavizleri görmezden gelirsin. Sonra da yok olursun. Allaha emanet olunuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.