Hukukun tam olarak işlemediği bir ülkede ne devlet otoritesi sağlanır, ne de ülkede huzur olur.

Ülkenin bir bölgesinde kolluk kuvvetleri kendilerine tanınan hakları çok rahat kullanabiliyorken, diğer bölgesinde kullanmakta tereddüt ediyorsa, o ülkede devlet 
otoritesinden söz etmek mümkün değildir.

Defalarca televizyon ekranlarından seyrettik, seyrediyoruz da; ellerinde molotof kokteylleriyle kamu araç-gereçlerine zarar veren vandalları. 

Polis de az ileride olan biteni seyretmek durumunda kalıyor!

“Aman çözüm sürecine zarar gelmesin”, “aman yanlış anlaşılmasın” diye diye gelinen nokta işte ortada.

Ülkenin özellikle güneydoğusu, elbette ki hassas bir bölge. Yıllardır devlet eliyle yapılan haksız hukuksuz işler, bölge insanını fazlasıyla devlete düşman yaptı. 

Birçok noktada kendilerine hak vermemek elde değil. Ancak demokratik olarak katedilen onca mesafeye rağmen, nasıl oluyor da bu devlete ve bu millete düşmanlık yapılabiliyor, anlayabilmiş değilim.

Aynı şekilde batıda da vandallık diz boyu!

Dün ağaç kesmeyi bahane ettiler, bugün de Işid’in saldırmasını!

Hedef aynı…Ülkeyi karıştırıp kaosa sürüklemek.

O kadar rahatlar ki, asgari ücretlinin maaşından kesilen vergilerle yapılan onca tesisi kolaylıkla yakıp yıkabiliyorlar. 

Okulları, otobüsleri, spor kompleksleri, aklınıza ne geliyorsa…

Yetmiyor, sırf sakallı diye adam öldürebiliyor, kendileri gibi düşünmüyor diye apartmandan aşağı atıp linç edebiliyorlar!

Bunu yapanların vicdandan, yetim malını zayi etmekten, haram-helal kavramlarından hiç mi haberi yok?

Veya neye inanıyorlarsa artık, hiç mi insani değer taşımıyor bunlar?

Hiç kimse “devlet zulmediyor” masalının arkasına saklanmasın.

O işler yirmi yıl öncesinde kaldı.

Sorun artık kimlik meselesi olmanın çok çok ötesine geçti. Bugün en büyük sorun, devletin güneydoğuda otoritesini tartışılır hale getirmesidir.

PKK yol kesip kendine göre mahkemeler kurabiliyorsa, orada kimse devletin varlığından bahsetmesin.

Halk, devleti değil de PKK’yı otorite olarak görmeye başlamışsa, yöneticilerin politikalarını gözden geçirmesinde fayda var. 

Bu boşluğu fırsat bilen provokatörler de, elbette ki hem polisi hem de askeri takmaz!

Nasıl olsa o beğenmedikleri ülkede hâlâ demokrasi var, özgürlükler var, daha da önemlisi bir “çözüm süreci” var. En fazla yakalanır, birkaç güne salıverilirler!

Bunların rahatlığından istifade ediyorlar zaten. Bunu yapanların aklında eminim ki devlet korkusu diye bir şey yok. 

Tüm bu olan bitenleri anlamak için strateji uzmanı filan olmaya gerek yok. Her şey ayan beyan ortada.

Denilebilir ki, “Vatandaş devletten korkmalı mı?”

Tabii ki de korkmamalı. Namuslu, haysiyetli, işinde gücünde olan vatandaş devletten kesinlikle korkmamalı.

Fakat başkaldıran, yakan yıkan için devlet, hukuki olarak da korkutucu ve caydırıcı olmalı. 

Hukuksuz yapılan her işin kimsenin yanına kâr kalmayacağını da göstermeli.

Hükümet bile baktı ki olacak gibi değil, geç de olsa polisin, daha doğrusu kolluk kuvvetlerinin yetkilerini arttırdı. 

Çünkü hainlik yapana iyilikte bulunmanın maraz doğuracağının farkına varıldı.  

Devleti yönetenlerin, Hz.Ali’nin şu sözünü ilke edinmesinde fayda var; “Kendine yapılanı affet fakat milletine yapılanları asla!”

Olay bu kadar basit!

Bunun için demokrasiden de vazgeçme, özgürlüklerden de. Avrupa veya Amerika’daki kolluk kuvvetlerinin yetkilerini bizimkilere de ver, sonra takipçisi ol!

Bakalım bundan sonra da bu kadar rahat millete zarar vermeye devam edebilecekler mi, göreceğiz. 

Gerçekten merak ediyorum, yüzü kapalı elinde molotofla gezen biri, son düzenlemeden sonra karşısında polisi görünce ne yapacak? 

İnşallah yapılanların bir göz boyama ve göstermelik olmadığını gösterirler.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özer karslioglu 3 yıl önce

kardesim bu devlet maalasef bu düsünce ve cizgi ile otoriteyi saglayamaz cünki kendileri kendilerine inanmiyorlar artik.halk onlarin devlet mallarini nasil talan ettiklerinide cok iyi biliyorlar ama en azindan simdilik sesini cikarmiyorlar.ayni halk nasil bastaci yapmissa ayaklarinin altina almasinida bilir.saddam ve kaddafi örnekleri yakin zamanda gördük yasadik.hükümetin ilk önce inandirici adimlar atmasi lazim nedir bu adimlar.mesela benim topraklarimdan dün bana kursun sikan cakal sürüsü ayni mehmetciklerin silah arkadaslari tarafindan emir verilerek korunuyor bu türk halki icin utanc verici bir olaydir.eskiden düsmanlarimiz derdi savasmanin zevkini almak istiyorsan türkler ile savasmalisiniz,simdi ise durum ortada.türk halki bu kadar hipnotize nasil oldu cebi bir kac kurus para gördügü icinmi ne oldu ize ne zaman uyanacak bu halkimiz,ben umudumu yitirmedim sevr anlasmasi ile lozan anlasmasini karislastiralim 3-4 sene icinde ne duruma geldigimizi görürüz.saygilarimla...