2500 kullanıma hazır stratejik nükleer ve buna ek olarak her an aktive edilebilecek 2500 nükleer başlık daha,( sadece kıtalararası bilinen 5000'e ek olarak kısa menzilli 500 tanede taktik nükleer başlık da cabası) ne dersiniz karadan,denizaltılardan ve bombardıman uçaklarından atılabilen , bilinen 5500 nükleer bomba-füze, ABD'yi dünyanın her yerine demokrasi(!) iteleyebilecek entelektüel(!) bir ülke yapmaya yeter mi? Kıtalararası demokrasi başlıklı füzeleri dışında bir de 5500 km menzilli 450 adet minuteman ıı füzesi de olmasına rağmen Vietnamlıların hakkından gelemeyişlerini " en güçlü nükleer başlık yüreklerdeki vatan sevgisidir" cümlesiyle bir yere kadar izah edebilir miyiz ki? ( Çinin ve Rusyanın nükleer, pardon, diplomatik karşılık verebileceğini hesap ettiği için fire! dememiş olabilir tabi)  Bir de buna 113 savaş gemisindeki 60 kadar bombardıman uçağının  nükleer misyonunu eklersek ," ulan demokrasi uçabildiğin gibi yüzerek de gelebilirmişsin meğer" der misiniz? 1.477.896 aktif 1.478.500 yedek toplam 2.946.396 profesyonel(gay-mey boş verin profesyonel(!) onlar) asker, 56.269 kara silahı ( tank-top-füze vs...) , 18.234 tane savaş uçağı (ülkemizde 1000 civarı), 15.097 aktif havaalanı, uçak gemisi kılı-tüyü vs..

Balistik füzelerden daha az güce sahip olan, sahada taktik hedefleri destekleyen kısa menzilli ( 5m değil tabi) nükleer=demokratik  Tomahawk vs gibi 500 kadar nükleer başlıklı füzesini de başta Avrupa olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında , referandumla(!) elde ettiği üslere de yerleştirmiştir bizim Sam Amca(!) ya da anne tarafından Fransa'dan veya baba tarafından İngilter'den , hasılı dedelerinden miras da olabilir bu üsler. Dünya onca üssü ABD'ye niye vermesin ki di mi? Çocukken başlarız amerikanlaşmaya , He-Man, Woltran , Süpermen, Temel Reis derken zımparalanır zihnimiz ve Tom ve Jery ile devam ederiz hayran hayran oy vermeye ve bir zamanlar aferin Jery nasıl da hakkından geldin Tom'un derken ulan Tom ne çektin şu Jery'nin elinden demeye başlarız da çoktan geçmiştir iş işten...( kim demiş filmlerle propaganda yapılmıyor diye) Üs dedikte nerelerde var bu üsler, birkaçını söyleyelim. Bahreyn, Güney Kore, İngiltere, İspanya, İtalya, İzlanda, Japonya, Küba( Guantanomo), Puerto Rico, Almanya, Avustralya, Panama, Belçika, Türkiye, Portekiz, Suudi Arabistan ve Hollanda bunlardan sadece bazıları... Bir tür "Amerika sen bizi kendinden koru" yaklaşımı galiba...

Güçlü bir ordun oldu mu ver elini demokrasi ihracatı ve gelsin paracıklar... Çok daha fazla askeri gücünü sayılarla ortaya koyup sizi yormak istemiyorum. Her zaman söylediğimiz gibi yenilemez ordu , ezilemez güç, geçilemez ülke yoktur deyip sadede gelelim ve bakalım bizim(!) demokratörün insanlık anlayışına...

2. Dünya Savaşı sırasında Pearl Harbor'daki ABD donanmasının savunmasız kalarak Japon hava taaruzuna davetiye çıkaracağı mealinde üst üste raporlar veren genarali görevden alan ABD, süpriz(!) Japon saldırısını savaşa girmesine gerekçe, kamuoyunu oluşturmada argüman olarak kullanınca bizde bunu ''yar bana bir gerekçe'' duasının kabulü olarak mı algılamalıyız sizce?

 Peki Vietnam savaşının başlama gerekçesi olan ABD Savaş Gemisi Moddox'a ateş açılmasının düzmece olduğunun çok sonra ortaya çıkışı da zihin aynı zihin yeni bir şey yok dedirtmiyor mu? Irak'ta Saddam'ın başına gelenleri (etme bulma dünyası biraz da...) söylememe bilmem ne kadar gerek var?

CIA'in ''her meyveye bir kurt yerleştirme'' politikasından sizce ne anlam çıkartmalıyım? Sakın bu "yarat uydu devletini tavaf etsin hep seni" demek olmasın?...

Angola'da iç savaş, Dominik Cumhuriyeti'nde darbe; söz konusu ülkelerin vatandaşlarını  birleşik devletlerin aşkla sevmesi ya da şevkle yüceltmesi midir?

Nikaragua diktatörü Somoza için '' Somoza o... çocuğu olabilir ama bizim o... çocuğumuz '' diyen ABD başkanı Roosevelt'in bu cümlesini sizce demokrasinin neresine koymalıyım?

AP'nin 1988 raporunda, ABD Avrupa'daki telefon, faks, e-posta dahil iletişimin yüzde doksanını denetliyor tespitini ( yıl 2014 durum nedir sizce ) özel yaşama saygı, devletlerin içişlerine karışmama vs... kavramlarını, ne kadar da evrensel değerlermiş bunlar diye yorumlamak için kullanabilir miyim?(AP=Avrupa Parlemantosu)

Ne dersiniz masum(!) lider Hitler'i finans eden tröstlerin CIA ve diğerleri ile organik ya da inorganik bir bağı var mıdır? Veya Stalin'in "standart oil" ve kuyruklarının mal varlıkları dışında her şeyi devletleştirmesinde birilerine ayrıcalıklı davranılmasını, insanlığın gelişimi adına pozitif ayrımcılık olarak mı değerlendirmeliyim?

Panama'da 1960-1970 yılları arasında ABD ordusu tarafından kurulan ve deşifre olunca Fort Benning'e taşınan ' school arnericos ' un mezunlarının masum(!) icraatlarından ötürü adı ' diktatörler okulu ' na ya da bazılarına göre de ' katiller okulu ' na çıkmış olabilir mi? Ne dersiniz bu okulunda gayesi küresel eğitime katkıydı da yine yaptım mı yapacağımı eğitim düşmanlığıyla...

Ne diyordu başkan Kennedy Dominik Cumhuriyeti hakkında '' üç ihtimal var. Temiz bir demokratik rejim, Trujilo rejiminin devam etmesi, Castro rejimi. Biz ilkinin olmasını amaçlıyoruz ancak üçüncüsünün olmayacağından emin olmadan ikincisinden vazgeçmeyiz ve pratikte birinci şıkkı hiç denemedik. Sonuçta ABD ile işbirliği içindeki bütün ülkeler Trujilo rejimine ya da onun yerine kurduğumuz rejimlere benziyor '' daha ne kadar dürüst olabilirler ki?

98'de Sudan da bir silah fabrikasını bombalarda bizim Sam Amca daha sonra başına demokrasi(!) konan fabrikanın aspirin ürettiği ortaya çıkar. Sonra ABD ne mi yapar? En içten duygularıyla pardon... Yok canım pardon-mardon da demez tam gaz yola devam ...

Tayvan-Çin probleminin ağır abisi, Rus-Japon barışının biricik sevgilisi(kuril adaları...), IRA-İngiltere anlaşmazlığının sorun gidericisi,yazı atlayıp sonbahardan sekerek kışa dönen arap baharının senaristi, "okyanuslara hakim olan tüm dünyaya hakim olur" sloganının bir numaralı tatbikçisi bir küresel barış meleğidir(!) ABD...

Her türlü ticaretinde tekelidir bir yerde, uyuşturucu-silah vs...

Dünyaya silah satar da , millet kendini savunsun diye sanar bir yığın zevat... Renkliye geçtiğinde elindeki siyah beyaz televizyonları kakalamaktan farksızdır anlayışı. Füzeyi verse teknolojiyi vermez, uçağı verse kodlarını. Tank-uçak modernizasyonu denilen de ABD'nin haraç tahsilatının maskesidir belki de öyle ya en yeni teknoloji ürünü silahların ve uçakların tam donanımlı satışını yapmaz efendi uşak, uşak kalsın diye...

Resmi dili İngilizce mi biliyorsunuz ABD'de, yazık! ,resmi dili yok görünse de gavurca, de facto, bizce fiili olarak=kullanılan anlamında ingilizcedir konuşulan dil. Sanki Sam Amca ne yaparken resmiyet aradı ki dil de arasın dimi? Ama belirtmekte yarar var ki 30'u aşkın eyaletinde resmi dil İngilizce olduğu gibi tüm resmi işlerde de İngilizce kullanımı zorunludur.( mahkemeler-yazışmalar vs...) Eee!  kıtada ana dili olan yerli kalmayınca getirdiğin dille devam edersin tabii...

Afroamerikalılar-Avroamerikalılar tamamda, orijinalamerikalılar nerde mi dediniz, onlarıda demokrasi ham etmiş amcası...

Gürkan Karaçam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
???? 3 yıl önce

so what...

Avatar
bilal sert 3 yıl önce

yerel yazılar yaz biraz arkadaşım.bize ne amerikadan rusyadan.onları yazan adamlar var zaten.sen birz bizi bilgilendir kocaelide ne oluyo ne bitioyr