Bizi “biz” yapan değerlerden uzak, yaşanan olaylara duyarsız, etrafındakilere karşı sorumluluk almadan yaşıyoruz ne yazık ki çoğu zaman. Tüm ülkenin üzerine ölü toprağı serpilmiş o halimiz yok mu… İnsanın içini acıtıyor.

İlla ki beklenmedik bir olay olması, bir felaket yaşanması gerekiyor kendimize gelmemiz için. Hep böyle olduk. Yaşadığımız her bir toplumsal travma bizi kısa sürede özümüze döndürdü. Tecrübeyle sabit, herkes bunu yaşıyor ve görüyordur.

Ne zaman kenetlenmemiz gereken bir durum meydana gelse, üstümüzdeki ölü toprağını silkeliyor ve hep birlikte ayağa kalkıyoruz. O zaman hatırlıyoruz birbirimizi. “Buluşmaz, görüşmez” dediğimiz tüm kesimler o zaman geliyor bir araya. Kaskatı olan gönüller o zaman açılıyor gönüllere. Yumruklarımızı değil, avuçlarımızı değdirebiliyoruz o zaman birbirine. Şairin de dediği gibi; “bir orman gibi kardeşçesine” yaşayabilmenin önemini işte o zaman anlıyoruz. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi…

Toplumun tam da yukarıda bahsettiğimiz gibi kötü bir durumu yaşadığı, maddenin manaya üstün tutulduğu, insanların birbirinden ümidi kesmeye başladığı bir dönemde yaşadığımız malum darbe girişimi, adeta bizi kendimize getirdi. Özgürlüğümüz var, nefes alıyoruz, neyi paylaşamıyormuşuz diye sorduk kendimize. Belki bugün hayatta olmayacağımızı, açlık, kıtlık ya da savaş ortasında olabileceğimizi düşündük; sahip olduklarımızın ve birbirimizin kıymetini anladık. Hem de ne acı bir tecrübeyle…

Süreç içinde, şer gibi görünen olayların hayra dönüştüğüne tanık olduk. Gitgide kızdığımız, karamsar olduğumuz milletimiz, bu olayla bir kez daha özüne döndü. Her gün ekranlarda o geceye ait yeni yeni destansı kahramanlıkları gördükçe, duyduğumuz gurur katlanarak artıyor. Hem de ne gurur… Bir milletin vatanına, bayrağına, meclisine, askerine, polisine, değerlerine nasıl sahip çıktığına, bu uğurda gözünü kırpmadan canını nasıl feda edebileceğine şahit olduk.

Tüm bu yaşananlar, devletin zirvesinde de, en alt kademedeki yöneticide de, vatandaşta da büyük bir kenetlenmeye neden oldu. Artık Akif’in de dediği gibi, Türk Milleti’nin yürekleri toplu vuruyor ve o yürekleri kimse sindiremeyecek… Yeter ki bu birlik ve beraberlik bozulmasın. Yeter ki ortak kaygımız hep “vatan” olsun. Yeter ki ne olursak olalım, “vatan haini” olmayalım!


Mitingler sona ererken…

Vatan nöbetleri yarın Türkiye’nin 81 vilayetinde yapılacak mitinglerle sona erecek. 24 gündür süren nöbetlerde heyecan hep ilk günkü gibi... Eline Türk bayrağını alan binlerce vatandaş sabahın ilk ışıklarına kadar vatan nöbeti tutuyor. Dualar, ilahiler, türküler, ezgiler eşliğinde dimdik ayakta duruyor. Dosta düşmana gösteriyor gücünü. Bir araya gelince daha güzel oluyor bu millet!

Nöbetlerin bir güzel tarafı da toplumun birbiriyle kaynaşması oldu muhakkak. Siyasi görüşü, fikri ne olursa olsun isteyen her insan nöbette kendine yer bulabiliyor. Çok renkli ve samimi bir ortam oluşu da cabası… Şimdiden birçok vatandaş nöbetler bitince hayatında büyük boşluk olacağını dillendirmeye başladı bile… Ulvi bir amaç uğruna bir araya gelen binlerce insanla her akşam paylaştığın o ortamı ve aldığın manevi hazzı orada bırakıp, evde pijamalarla televizyon izlemeye alışmak pek de kolay olmayacaktır zaten.

Her yıl bu günlerde, bu meydanlarda yeniden toplanmak gerek. Hafızalarımızı tazelemek, ne büyük bir millet olduğumuzu hatırlamak, duyarlılığımızı artırmak, “Demokrasi Bayramı”nı kutlamak için…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.