Değişmeyen Hakikat! İt İtliğini, Kurt Kurtluğunu Yapar

Hürriyet; en temel anlamda bağımsızlık anlamına gelir ki, özelde ancak iki yönlü olarak değerlendirebileceğiniz bir kavramdır. Hasılı maddi hürriyet ve psikolojik hürriyet olarak da somutlaştırabiliriz bunu...

Bir şahsın hürriyetinden ya da bir düşünceye sahip olmasından bahsedebilmek için ise mutlak surette kişinin irade sahibi olması gerekir ki o da sağlıklı karar verme ve kararının arkasında durabilme gücü olarak özetlenebilir. Günümüzde ise hürriyet-bağımsızlık-özgürlük ve özgür düşünce gibi kavramlar, tek elden "demokrasi" denen torbaya boca edilmiş ve son trend moda şekliyle insanlar, demokrat-anti demokrat olarak kategorize edilir olmuştur.

Peki, maddi özgürlüğünü kazanamamış devletler-milletler veya bireyler özgür düşünebilirler mi? Borç batağına saplanmış ya da bu tuzağa düşürülmüş devletlerin demokrasi anlayışı; alacaklılarının taleplerini yerine getirmede kullandıkları bir kılıfın ötesinde bir şey midir? Dahası psikolojik özgürlüğünü nereye kadar kazanabilir veya koruyabilir böylesi devletler-bireyler ya da milletler?

Maddi sıkıntı içerisine düşmüş-düşen bir insanın-milletin psikolojisi sizce ne kadar düzgündür? Böylesi bir sıkıntıya düşen bir millet-insan veya toplum, çok farklı algı yönetimi yöntemlerine maruz kaldığın da bir yığın safsataya umut bağlamaktan kendini kurtarabilir mi?...

Avrupaya kaçan "Genç(!) Osmanlılar" , hürriyet hürriyet diye inleyip Abdülaziz'in ipini çekince, peşi sırada 93 Rus Savaşına sebep olarak Rumelinin yarısının kaybedilmesine sebep olunca mı gelmiştir hürriyet? Ya da özgürlük(!) sevdalısı Jön Türkler, bir yığın farklı milletten oluşan koskoca Osmanlı Türk İmparatorluğuna Meşrutiyet dayatınca çözülmüş müdür sorunlar? Yoksa daha da içinden çıkılmaz bir hal alıp, otuz küsür yıl imparatorluk olarak nefes alıp veren devleti 10 yılda hiç mi etmişlerdir?

İkinci Abdülhamit'e " Müstebid Padişah " diyenler iktidarı ele geçirince, Ulu Hakan'ı  aratır politikalar uygularken anlamışlar mıdır hürriyetin sorunu çözmediğini yoksa bir kurgunun gönüllü oyuncuları mıydılar taaa en başından?

Hürriyet, özgürlük gelecek tüm dertler bitecek miydi yani? Hürriyetle bir ülkenin borçları ödenebilecek miydi? Demokrasi bir ülkenin silah sanayisini kurabilecek miydi? Eğitim de tanınan özgürlükle eğitim de birlik mi sağlanacaktı? Hasılı; dilde , fikirde , iş de özgürlükle millet de birlik nasıl mümkün olabilir?

Demokrasi dağdakini indirecek, terörü ovada yapsın diye mi? Demokrasi hainin dilini çözecek, topluma nifak soksun-kin eksin diye mi? Demokrasi milliliği hüp edecek, toplum milliyetini kaybetsin diye mi?

Fransa da bir emekli general yazdığı bir kitapta, Fransa'nın Cezayir bağımsızlık savaşında direnişçilere işkence yaptığından söz ettiği için Fransa kitabı toplatır ve hem yazara hem de yayıncıya para cezası verir de adı demokrasiye darbe olmaz fakat bizde bir yazar güneydoğuda yakalanan teröristlere işkence yapılmıştır dese, bırakın konuşsun di mi? Fransa 1992 yılında anayasasının 2. maddesini " Fransızca, Cumhuriyetin ana dilidir" şeklinde değiştirirken faşist olmaz da ana dilde eğitim teranelerini eleştiren-kınayan-ihanet sayan yiğit bizde faşist olur iyi mi?

Tekelleşmiş medya ile sürekli algılarıyla oynanan bir milletin iradesi ne kadar özgür olabilir? Asgari ücret dayatması ve geçim sıkıntısı "Şükür" perdesi ile kaderi kılınmak istenen Türk evladı, olup biteni ne kadar sağlıklı analiz edebilir ki?

Bir de bir başka ülkenin bizi bizden çok düşündüğü , yatıp kalkıp bizi nasıl kalkındıracağına kafa yorduğu masalı vardır ki sormayın gitsin. Allah aşkına bir ülke bir başka ülkeyi niye yüceltmek ister ki çıkarsız, hakikat! o ülkeye çökmeden?...

Millet bilincimizi yok etmek, Milli Ülkülerimizi tırpanlamak isteyenlerin, İslam da milliyetçilik yoktur telkinleri de cabası. Arkadaş, emperyalistler istediği zaman Arap Birliği kuruluyor ve faşist olmuyor da Türk Birliği mi faşist veya imkansız oluyor?... Burada bir slogan da biz atalım. " İnancını yitirme, Türk Birliği seninle"

Ekonomisini,eğitimini, halkını millileştirememiş devletleri demokrasi kurtarabilir mi? Saldırılamayacak kadar güçlü bir orduya sahip olamayan bir ülkede demokrasi ayrışmanın,ötekileştirmenin en temel argümanı değil midir? Bırakın okulları, Hollanda da bir Hollanda vatandaşı sokakta başka bir dille konuşabilir mi?

Olmamış zihinlerin hakkımızda  gri propaganda yapmalarının önüne geçmek, akli melekeleri oturmamış zevatın işbirlikçi söylemlerinin önüne set çekmek ve hakkımızdaki en temel gerçeği haykırmak için belirtelim ki;

Hürriyet perver, demokrasi aşığı, Cumhuriyet sevdalısı bir Türk'üz elbet fakat diyoruz ki fikri hür vicdanı hür bireyler ancak ve ancak tam bağımsızlığını kazanmış devletlerin vatandaşlarının arasından çıkar ki bunlar da sinesi ortak bir ülkünün heyecanıyla çarpan, ekonomik bağımsızlığını ve kalkınmasını kendi öz kaynaklarıyla elde etmiş milletlerin içerisinden çıkar...

Sonuç;

Biz biliriz ki köpek korktuğu tarafa bakarak havlar

Değişmeyen hakikat! it itliğini, kurt kurtluğunu yapar...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.