10 Ağustos akşamı kesinleşen, Amerika, İsrail, Pensilvanya'yı ve Türkiye'deki uzantılarını üzen! Fakat halkımızı sevindiren Cumhur’un Başkan’ lığı seçimi gerçekleştirilmiş ve sonuçları itibariyle Türkiye’de eski dönemin kapanıp yeni bir dönemin kapılarının açıldığı bir döneme girmekteyiz. Bu seçim sadece Cumhur’un Başkan’ lığı seçimi değil bir referandum niteliğindedir.

Cumhurun başkanı seçilen Sayın ERDOĞAN bu müslüman halkın umudu olmuş ve müslüman halkın oyları ile BAŞKAN seçilmiştir, BAŞKAN ERDOĞAN’ın en önemli görevlerinden birisi yeni bir anayasa yapılmasına öncülük etmesidir.

Evet, yeni bir ANAYASA, peki bu anayasa nasıl olmalıdır, bu ülkenin halkı ezici çoğunlukla müslümandır, %99 u müslüman olan bu halk elbette’ki müslüman olmalarından dolayı kendilerine âlemlerin rabbi olan ALLAH tarafından gönderilen ANAYASA kitabı, yönetim kitabı, KUR’AN’ı KERİM’in emirleri ile yönetilmek ister, müslümanlar bütün meselelerinde KUR’AN ahkâmı ile yargılansınlar, yahudiler her ne kadar tahrif edilmiş olsada muharref Tevrat ile yargılansınlar, Hıristiyanlar yine tahrif edilmiş İncil ile yargılansınlar ve hayatlarını sürdürsünler, yeni İSLAM’i ve İNSAN’i bir ANAYASA kaçınılmaz bir gerçektir, asla geri bırakılacak bir konu değildir, BAŞKAN ERDOĞAN’ın ilk yapacağı iş ANAYASA OLMALIDIR, eğer yeni bir ANAYASA hayat akışımızın içine girmez ise Sayın BAŞKAN ERDOĞAN’ın cumhurun reisliğine çıkmış olmanın hiçbir işimize yaramayacağı gibi, eskinin borazanını öttürmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır. 

Küfür ve şirk’in temsilcileri olan ve Kemalizm’i temsil eden statüko ( mevcut siyasi ve hukuksal sistem )  partilerinin adayı % 38 oy alırken, statüko’dan ( mevcut siyasi ve hukuksal sistemden ) muzdarip ve bu güne kadar Kemalist rejimin zulmüne uğramış, Müslümanların ve diğer ezilmiş halkların cumhurbaşkanlığı seçimine giren temsilcileri halkımızdan % 62 oy alarak sistem ile ilgili olarak görüşlerini ortaya koymuşlardır. Bu şu  anlama gelmektedir, bu halkın % 62'si Türkiye'de baskıcı katliamcı, insanlarımıza nefes aldırmayan, âlemlerin rabbi olan ALLAH’ın emirlerine ve hukuk sistemine karşı olarak kurulmuş KEMAL’İST bir rejim istememektedir, cumhuriyet, demokrasi vs yutturmacaları arasında Atatürkçülük dayatmasını asla istemiyor ve bu seçimde bunu açıkça ortaya çıkarmıştır.

Bu seçim sonucu ile halkımızın nezdinde şaibeli bir duruma gelen baskıcı, dayatmacı katliamcı KEMAL’İZM rejimi için de derhal referanduma gidilerek, halkın fikri sorulmalıdır. Halkın büyük bir çoğunluğu KEMAL’İST rejimi istemediğini ve daha insancıl, insan haklarına saygılı bir düşüncenin ve sistemin ortaya çıkacağına inanmaktayım.

Referandumda bu yolda bir sonuç çıktıktan sonra şeytanın ve batının sistemi KEMAL’İZM hızla tasfiye edilmeli, Anayasa’dan! Devletten, okul kitaplarından kaldırılmalı, heykelleri       ( putları )  ve resimleri sökülüp pis bir çöp tenekesine atılmalıdır. Rusya'da nasıl halk komünizmi istemediği için Lenin heykelleri sökülüp atıldıysa!, aynı olay Türkiye içinde gerçekleştirilmelidir.

Kaldı ki Kemalizm’in adayına oy veren % 38 azınlığın içinde cahil ve bilgisiz bırakılmış birçok insan olduğunu tahmin ediyorum. Onlar aydınlatılıp, putperest KEMAL’İSTsistem anlayışının şirk ve küfür olduğunu ve Müslümanım diyen bir kişinin putperestliğin ve KEMAL’İZM sisteminin sevilmesinin, çıkmamak üzere cehennem azabına girmesine sebep olacağı anlatıldığı takdirde inanıyorum’ ki statüko partileri bu Müslüman halktan % 10-15 oranında dahi oy alamayacaklardır!

Eğer bu ülkede iddia edildiği gibi gerçekten cumhurun ( halkın ) Cumhuriyeti ( yönetimi )  varsa, cumhur yani ( halk ) % 38 azınlığın istekleri doğrultusunda Cumhurun yani ( halkın ) çoğunluğunun istemediği Kemalist rejimle yönetilemez.

Bu Cumhurbaşkanlığı seçimi bir dönüm noktası olmuştur. Seçim sonuçlarına rağmen yine bu halka KEMAL’İZM dayatılıyorsa bu da ülkede cumhuriyet değil, KEMAL’İST Atatürkçü diktatörlüğün olduğu, Cumhurun yani ( HALKIN )değil KEMAL’İST minik azınlığın iktidarın sahibi olduğunu ortaya çıkaracaktır ki !, bu halk yani ( cumhur ) açısından kabul edilemez bir durumdur. Cumhuriyetlerde çoğunluk,  asla azınlığa ve onun ideolojisine boyun eğemez.

Devlet halka hizmet için var olan bir yapıdır, devletin görevleri arasında, CHP'nin putperest Kemalist ideolojisini halka zorla dayatılması gibi bir görevi olamaz. 

Eğer bu ülke laikse, devlet tüm dini anlayışlara eşit mesafede olduğu gibi Kemalizm dinine ve inancına da eşit uzaklıkta olmalıdır. Atatürkçülük, bu inanç mensupları ile idolleri arasında bir vicdan bağı olmalı ve halka zorla dayatılmamalıdır.

Kemalist Atatürkçü olanların, taptıkları ( putlarını ) heykellerini evlerinde dikip, önünde inanç ve tapınma uygulamalarına, eğilip kalkıp saygı ve sevgi gösterisinde bulunmasına asla karışmayız onlara yanlış yolda gittiklerini ve bu şekilde devam ederlerse cehenneme gideceklerini anlatırız sonrası KEMAL’İST putperestlere kalmıştır.

Bu onların inancı ve tercihidir, istedikleri gibi evlerinde putlarına ibadet etsinler, öldükten sonra sonuçlarına katlanacak olduktan sonra kendilerinin bileceği iştir. Fakat İnsan Hakları Savunucuları Derneği olarak, anayasadaki “din ve vicdan hürriyeti” maddesine rağmen, “hiç kimseye bir inancın zorla dayatılamayacağı” maddesine rağmen, Atatürkçülüğün bu Müslüman halka zorla dayatılmasını reddediyor ve bir insan hakları ihlali olarak görüyoruz.

Eğitim sisteminden, devletteki işleyişine kadar,  bu Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçları da dikkate alınarak artık Kemalist anlayışa son verilmelidir. Halka bu saçma sapan cehennemlik ideolojiyi istemediği halde zorla dayatmak insafsızlıktır ve kabul edilemez bir durumdur.

Bir başka önemli konuda, Türkiye'de adam mı kalmadı ki? Lozan görüşmeleri, Yahudi Haim Naum tarafından yürütüldü. İngilizler Anadolu'dan ve İstanbul'dan tek kurşun atmadan çekilip giderken, Kemalist rejimi geride bırakırken islam ümmetinin yönetim merkezi olan Hilafetin kaldırılmasını şart koştular. Sonra da yönetimsiz halifesiz, başıboş bir şekilde kalan ümmet topraklarında Yahudiler devlet kurdular.

Bu Anadolu'nun Müslüman halkına ve İslam ümmetine yapılmış en büyük ihanettir. Şu an Kemalist rejim ve İngiliz hükümeti konuyla ilgili arşivleri halka açmamaktadır. Fakat bu arşivlerde halkın eline geçip açıldığı zaman İngilizlerin savaşmadan Anadolu'dan giderken geride bıraktıklarının,  başta Hilafetin kaldırılması olmak üzere İngilizlerin isteklerini harfiyen yerine getiren memurlar olduğu ortaya çıkacaktır. Müslüman halktan saklanan bu gerçekler ortaya çıkartılmalı ve gizli arşivler derhal halka açılmalıdır.

( İHSD ) İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI DERNEĞİ GENEL BAŞKANI: ALİ AKBAŞ.
ihsd@hotmail.com 05352344479 aliakbasmsn@hotmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.