Büyük bir iştah ve inanç ile üç yıldır “Çözüm” adı altında yürütülen süreç ne yazık ki bu ülkeyi vahim bir kaosun içinde sokmuştur.

Devletin karşısına muhatap olarak alınan yapının bir terör örgütünün uzantısı olduğu bilinmiyormuş gibi onca zaman boşa heba edilmiştir.

Peki, geçen onca zamandan, harcanan bunca emekten sonra bu Ülke ve bu toplum ne kazanmıştır?

Maalesef ki son dönemde yaşananlar buna çok acı bir cevap vermiştir.

Koskoca bir Hiç!

Öyleyse toplum adına kazanım sağlamak amacı ile hayata geçirildiği söylenen ve ısrarla savunulan bu süreç kime ve neye hizmet etmek için başlatılmıştır.

…?

Aslında bir siyasi fantezi olduğuna inandığım bu süreç millete çok ağır bir bedelle fatura edilmiştir.

“Çözüm” denilerek gaflet ve delalet içinde yapılanlar sineye çekip, söylenenler kulak arkası edilince, bir avuç çapulcudan ibaret bu örgüt ve uzantıları kendilerini olmadıkları bir noktaya getirmişlerdir. 

 

Kendi içlerinde dağınık ve iyi organize olamamış bu sapkın ideoloji, geçen bu sürede dış kabuklarından sıyrılarak halkın arasına girmiş yalan ve tehdit ile bir kitle oluşturulmuş ve son derece etkili bir yapıya bürünmüştür.

Halkın bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde kendisine çıkış umudu olarak gördüğü bu oluşumlar maalesef ki toplum için hiçbir zaman çözüm üretme mercii olmamışlardır.

Derdi millet olmayan, kin ve nefretten beslenen bu örgüt uzantıları, siyasi aktörler ve sermaye babaları bugün gelinen noktanın asıl mimarları değil midir?

Şimdi boşa harcanmış onca zaman ve emekten sonra bugün hala bu örgüt ve uzantılarını ciddiye alıp onları bir taraf ve muhatap kabul etmek sizce de bir akıl tutulması değil midir?

Oysa bu süreç en başından bu kadar uzatılmamalı oturup adam gibi ucu muallakta olmayan kararlar alınarak çözüme kavuşturulmalıydı.

Ya işin başında olmaz kardeşim sen benim muhatabım değilsin, ben çözüm mözüm bilmem kimseyle de oturup pazarlık etmem. Herkes işine baksın eğer bir şeyler yapmak isteyen varsa biz iadesi ile karşılık veririz diyecek, terör ve uzantılarıyla mücadeleden vazgeçmeyecektin.

Ya da işi bu kadar uzatmadan bir uzlaşı sağlayacaktın.

Yok, İmralı’ymış, akil adammış, ana dilmiş, sanatçıymış, özgürlükmüş bunlar işin teferruat ve detay kısmıydı.

Şunu iyi bilmeliyiz ki derdi toplum olan çözüm üretir. Ama derdi kendi egoları, çıkarları, hırsları ve sermayeleri olanlar toplum üzerinden kendi emellerini hayata geçirir.

Bir paragraf ta bu süreçte kaybolan Kürt kardeşlerime açmak isterim.

İçinde kardeşlik barındıran bir çözüm varken, hatta bu kardeşlik bağını kuvvetlendirmeye bu kadar yakınken bugün gelinen nokta hangimizin yararınadır.

Su götürmez bir gerçek var ki kendi egolarını, ideolojik hırslarını ve çıkarlarını topluma savunucu rolü üzerinden kabul ettirmeye çalışan bu örgüt ve uzantıları aslında toplum için değil kendilerine yüklenen misyon gereği sermaye babalarının buyruğu doğrultusunda hareket etmektedir.

Bir düşünelim, benim seninle, senin de benimle bir derdin var mı? Yok. Ben bu kaotik ortamı istiyor muyum? Hayır. Sen üzerinde ki bu baskıdan kurtulmak istiyor musun? Evet

E öyle ise bu ortamı kim karmaşa içine sokup buradan besleniyor?Sen değilsen, Ben de değilsem öyleyse kim?

…?

Yani biz birlikte bir Devlet, bir toplumuz. Lütfen şu iki terimi birbirine karıştırmayalım. Devlet farklı bir şeydir, hükümet ise farlı bir şey.

Derdimiz izlenen siyasi politikaları beğenmeyip değiştirmek ise bunun yolu asla kin ve nefret değildir.

Bilakis kenetlenerek, izlenen yolun yanlış olduğunu ve inandığın doğrular dâhilinde izlenmesi gereken yolu tarif etmekten geçmektedir.

Eğer bir arda aynı Devlet çatısı altında yaşama gibi bir istediğimiz var ve farklı bir düşünce çemberine girmemiş isek o zaman bu kaotik siyasi söylemlerden uzak bir ortamda birbirimizin sesine kulak vermeliyiz.

Gelin elleri kana bulanmış, gözlerini kan bürümüş bu ideolojik yapıyı toplumdan uzaklaştıralım.

Gelin geçmişte olduğu gibi ellerimizi birbirine kenetleyelim.

Geli bizlere dayatılmaya çalışılan bu zorba düzenden ve bizleri temsil etmeyen bu ideolojik saplantıdan kurtulalım.

Gelin son bir kez daha yekvücut olalım.

Kelimelerin ateş pahası olduğu şu güler de bir cümle kurmanın ne denli zor olduğu biliyorum.

Ama gelin avazımız çıktığı kadar sizi (Terör örgütü ve uzantılarını, Sermaye baronlarını ve yandaşlarını, Yalan ve kaostan beslenen siyasi figüranları)  bu ülkede istemiyoruz diye haykıralım.

Selam ve dua ile

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tc.aydınlı 2 yıl önce

Ben varım