“Bir mağlubiyet sonrası bakışları başka noktaya çekmeye çalışmak, bahane üretmek acizlik ve çıkar korkusunun eseridir.”

Cumhuriyet tarihinde ilk defa halkın oylarıyla belirlenen Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası televizyon ve gazetelerde verilen demeçler ve yürütülen kampanyalar, iki büyük muhalefet partisi idarecilerini, halkın ve parti tabanının gözünde komik duruma düşürmeye başlamıştır.

Halkın yıllardır söylediği sözleri doğru anlayamamış, ortaya çıkan resmin tamamını görememiş, sadece kukla gibi burjuva sınıfına kulak vermiş kişilerin, halkın çoğunluğunun ne demek istediğine aldırmadan halen konuşuyor olabilmesi hayrete şayandır.

Hala kendilerini eski Türkiye’de zannedip, televizyon ekranlarında biz doğru olanı yapıyoruz, siz (halk) yanlışsınız demek, hüsranla uğramış akılların bir tezahürü değil midir?  Gelinen bu son noktada bile, omurgasız bir duruş sergilemek ve menfaatleri doğrultusunda çıkış yolu aramak, bu toplumla ve kendilerine destek veren insanlarla alay etmek demek değil midir?

Halka rağmen kendilerine sınırsız destek veren sermaye yandaşları istedi diye saçma sapan cümleler kurarak medya maymunluğu yapmaları ve belirli ortamlarda boy göstermeleri bu davaya menfaat ve çıkar ilişkisi gözetmeden sahip çıkanlara en büyük hakaret değil midir?

Bu güne kadar aldığı hiç bir görevde başarılı olamamış, tabanından sağlam bir güven alamamış ve başarısızlıkları tescil edilmiş kişilerin olayların üstünü örtmeye ve bakışları başka bir noktaya taşıma çabası beni hiç de şaşırtmamıştır.

Beni yaşanan bu olaylar içerisinde asıl şaşırtan, muhalif partilere gönül vermiş kardeşlerimin davranışlarıdır.

Çünkü bu başarısızlığın izahı doğru kelimelerle mümkün değildir.

Muhalif partilere gönül vermiş, bu vatanın ve milletin kalkınması için emek harcayan siz değerli, kardeşlerim! 

Eğer yenilgiye uğrayan pehlivan, erdemli ise sukut eder, bir kenara çekilir. Sonra vicdani bir muhasebe yapar, kendini geliştirir, hesaba çeker ve temsil ettiği kitlenin onurunu zedeleyecek hareketlerden kaçınır.

Fakat şahıs, eğer ferasetten uzak, içinde taşıdığı menfaat ve çıkar güdüleri davasından büyük ise işte o zaman etrafında ki realiteden uzak, erdem sınırlarını kendisinin belirlediği bir dünyada dolaşmaya başlar ve bahaneler üretir.

2002 yılı itibari ile girdiği bütün seçimleri kaybeden hali hazırda CHP ve MHP’nin genel başkanlığını yürüten bu çıkar odaklı kişiler, tabanın verdiği destek sayesin de bu günlere gelmiş iken, tabanının ne istediğiyle ilgilenmeyen bir yapıya bürünmüşlerdir.

Dışarıdan ısmarlama düşünceleri kendi tabanlarına zorla dayatmaya çalışmaları ve bu düşüncelerin taban tarafından benimseniyormuş gibi idrak etmeleri kendilerini karanlık bir çıkmazın içine sokmalarına sebep olmuştur.

Onlarca yıldır çeşitli bahanelerle oyalanmaya çalışılan, kandırılan ve bir kader edası ile yaşananları kabul etmek zorunda bırakılan, tabandaki gönlü temiz kardeşlerime seslenmek istiyorum!

Eğer lider olarak seçtikleriniz ve sizlere önderlik eden kişiler sizleri bulunduğunuz noktadan başka bir noktaya taşıyamıyor ve taşıdığı bayrağı daha yukarılara çekemiyor ise

Girdiği her yarıştan mağlup ayrılıyor ve bu mağlubiyetlerin tamamına bir kılıf uyduruyor ise,

Bahaneler zincirinin ardı arkası kesilmiyor ise

Cebinde bir mazeret listesi ile dolaşıyor ve her fırsatta bu listeden bir mısra okuyor ise

Bu kişiyi lider olarak tanımak ve arkasından yürümek o kitle için sonun başlangıcı demektir.

Bu ülkenin artık güçlü bir millet ve devlet olabilmesi için üreten ve üretenlere sahip çıkan bir iktidara ve onu ürettiği projelerle daha çok çalışmaya zorlayacak iyi bir muhalefete ihtiyacı vardır.

Seçim sonrası davranışlar ortaya bir gerçeği daha çıkarmıştır ki. “Sadece laf üretip, kusur arayanlar; oluşan kargaşa ortamını kendisi için nimet sayanlar, önden yürüyenin ayak izlerini takip ederler, yalnızca varlığı bilinen ama değeri olmayan bir gölge gibidir.”

Gönüllerinde devlet ve millet sevgisi olan siz değerli kardeşlerim; Sizce de kabiliyetsiz ve basireti bağlanmış, gölge sıfatı olmaktan kurtulamamış, kendilerine ait bir misyon ve vizyon geliştirmeyi becerememiş, bu insanlardan kurtulma ve bu külfetten sıyrılma zamanı gelmedi mi?

Saygılarımla
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.