Sevgili Kartepe İlçesi okuyucuları, ikinci yazımın konusu ilk yazının devamı olacaktı.  Ancak 17 Mayıs 2012 tarihinde Kocaeli Kitap Fuarında İzmit Araştırma ve Kültür Vakfı'nın organize ettiği 'Namaz ve Gençlik' konulu konferansında muhterem Abdullah Yıldız ve Ahmet Bulut'un konuşmalarından sonra engelli (özürlü) kardeşlerimizi konu alan yazı yazmaya kendimi mecbur hissettim.

 Konferansın en ilginç konusu bedensel engelli namaz gönüllüsü Sivas'ın uzak köyünde oturan bedensel engelli, 20 yaşındaki Fatma'nın namaz ile tanışması duası ve tüm imkânsızlıklarına rağmen hac yolculuğunu Ahmet Bulut ve Senai Demirci'nin izlenimiyle dinledik, kendimizi sorguladık, nerede olduğumuza baktık...

 Kartepe'de (özürlü!) engelli olmak                                     

            Öncelikle çok yanlış bir algı ve kanıksama var devlet (hükümet) bunu düzeltti. Yerel yönetimler ve biz sade vatandaşlar hala engelli insanlarımıza ''özürlü'' olarak tanımlamakta, sanki onları kusurlu veya eksikmiş gibi görmekteyiz.

 Bu şekilde düşünmesek bile o sıfat onlara yakışmamakta onları incitmektedir.  Bu bakış açısı çok kötü bir davranıştır. Onların hiçbiri ''özürlü'' değil imkân verildiği takdirde engelli olmalarına rağmen neleri başardıkları hepimizin malumudur.

 Bu dünyada engelli olarak hayatlarına devam etmeleri sabır, direnç isyan etmeden hamd ve şükürle hayata tutunmaları takdire şayandır. Onların hiç biri bizler gibi olma şansı ve imkânları yok ama bizler her an onlar gibi olmaya aday olabiliriz. Onun için bu zaviyeden bakıp ona göre değerlendirmeler yapmalıyız.

 Devlet üzerine düşeni yaptı, yapmaya da devam ediyor. Yerel yönetimler için hele yasadığımız ilçenin yerel yönetimi için ne yazık ki aynı şeyleri söylemek oldukça güç. Özürlülerle ilgili ilk düzenleme 1999 yılında yapılmıştır. 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu gereğince, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan bütün bina, yapıların ortak kamu ve yarı kamu yaşam alanlarının 2012 yılının Temmuz ayına kadar engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirilmesi gerekmektedir. Örneklendirme gerekirse İstanbul Büyükşehir Belediyesi çok mesafe kat etmiş, dün (19 Mayıs 2012) ulusal basında çıkan haber beni oldukça mutlu etmiştir. Artık İstanbul’ da minibüslerde engelli vatandaşların rahatça seyahat edebilecekleri şekilde düzenleme yapmalarını aksı halde sefere çıkmayacakları başkan tarafından ifade edilmiştir. Metro ve otobüsler zaten gerekli dönüşümü yapmışlardı. Taksilerde bu şekilde uygulamaya pilot bölge olarak başlamışlar bu sevindirici bir gelişme. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve bizden hariç diğer ilçelerinde gözle görülür bir ilerleme var ama yeterli ölçüde değil. Daha çok yol kat etmeleri gerekmektedir.

 Yaşadığım Kartepe ilçemde ise öncellikle yaşayan engelli hemşerilerimizin envanterinin çıkarılmasını ve bu çalışmanın tek bir çatı altında toplanmasının yararlı olacağı kanaatindeyiz. Bu envanter çalışması sayesinde Kartepe’de engelli bireylere yönelik olarak yapılacak projeler daha verimli olacaktır.

 Kartepe’de yaşayan engelli bireyler ve aileleri ile kamu ve kurum kuruluşlarına destek verecek engellilerle ilgili bir birimin belediyemizde hayata geçirilmesi yine yararlı olacağını düşündüğümüz diğer bir önerimizdir. Kamu ve kurum kuruluşlarında yapılacak fiziki düzenlemeler için kısa, orta ve uzun vadeli eylem planı oluşturulmalıdır. Bu etapta engelli vatandaşlarımızın aileleri, belediyemiz yatırımcı müdürlükleri, ilçemizdeki kamu kurum ve kuruluşları ie sivil topluk temsilcilerine yönelik olarak yapılacak çalışmaların önemi, engellilik ve erişebilirlik konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlenmelidir.

 Kısaca bu bilgilendirmeden sonra kendi yaşadığım ''Doğasıyla yaşanan, dünya ile yarışan Kartepe'' sologanına değil anlam ve içeriğine uygun çalışmaların ilçeler arasında en önce tamamlanmasını arzu ederdim. İğneyi kendimize batırmak öz eleştiri mantığından hareketle burada bayağı bir durmakta yararlı olacağı kanaatını taşımaktayım. Şöyle bir ilçemizin doğusundan kuzeyinden, güneyinden batısına doğru sakin her türlü düşüncelerden, önyargıdan arınmış olarak baktığımızda önce kamu alanları gözümün önüne geliyor.

 Elbette herkesin bir şeklide hizmet aldığı işi düştüğü kamu alanlarıdır. Sonuç ise yazamayacağım kadar içler acısı. Olumlu olanlar yok mu elbette var. Haksızlık yapmayalım. Öncelikle onları anlatarak devam edelim;

 Köseköy ve Suadiye Cemal Doğan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi yetmez ama evet çok güzel. Sayılarının artması gerekir.

 İkincisi belediyemiz üç yılının anlatıldığı  ''Hesabımız Millete'' (kulağa çok hoş gelmektedir) tanıtımında ve son iki yılda yapılacak yatırımlarda engelliler için yapılacak tek satır yatırımın, düzenlemenin bulunmaması mesleği ve altyapısı ''eğitimci'' olan başkanımız için çok acı ironi idi. Bugüne kadar olumlu gelişme yanılmıyorsam iki engelli kardeşimizi işe aldı ve belediye hizmet binasına iki adet özürlü wc düzenledi. Ne yazık ki o hizmet binasına bırakın sevgili başkanımız, başkan yardımcılarımız veya herhangi bir müdürlüğe engelli vatandaşlarımızın ulaşması/erişebilirliği için hiç bir fiziki düzenleme yapılmamıştır.

 Belediyemiz hizmet binasına akıllara zarar aşırı dik rampa yapılmış, büyüklerimizin ballandırarak anlattıkları Sapanca Kalaycı rampasından daha dik. Çık çıkabilirsen dercesine.

 Belki çok zorlarsan bir takviye çıkarsın maazallah dengeyi kaybettin şayet görmüyorsan bir ihtimal gözüne bir şey batar belki körlüğün gider! görmeye başlarsın olur mu? elbette masal ülkesinde yaşıyorsan elbette olur.

 Rampanın iki yanında olması gereken trabzan (korkuluk) yok tam çıktın karşına kocaman bir sütün çıkacaktır. Asla arasından incelmeden geçemezsin. Bunlar işin gerçek ama acı mizansen tarafı. Sadece engelli için değil yaşlı, hamile, bebek arabası taşıyan, hasta bunlar rahatça başkanımızın makamında baş başa bir çay içemeyecekler mi? Mahrem dertlerini yüz yüze konuşamayacaklar mı? Neden bu zevkten, hazdan engelli vatandaşlarımızı mahrum ediyoruz?

 İlçemizdeki tüm kültür merkezlerin durumları hizmet binasından faklı değil. Ortak alanlarımız cadde sokaklarımız, parklarımız engelliler adeta yok sayılmış. Sadece Atakan Caddesi’nde göstermelik rampalar yapılmış. Allah aşkına devlet kanun, yönetmelik standart çıkarmış uzunca bir surede vermiş, insan merak eder bakar nasıl olacağını bulur. Bir cadde de olsa yaptım demek için yapar. Amerika'yı keşfetmek gibi zor işler değil. Neden yapılmıyor inanın anlamakta zorlanıyorum.

 İktidar partisi ilçe ve kadın kolları başkanlarının yaptıkları üç beş özürlüyü ziyarete edip onları taltif edip sonra basında demeç vererek duygu ve düşüncelerini istismar edeceğine, yönetiminde söz sahibi oldukları yerel yönetime görevlerini tam yapmaları hususunda ikazlarını yapsınlar. Çok değil azda olsa Ankara'ya bakarlarsa nerde durdukları nerede duramadıklarını çok iyi görür, belki arlanıp doğru yola, hükümetimizin icraatlarını kendilerine rehber edinerek doğru istikamete ulaşırlar.

 Yerel yönetimin başı, bünyesinde bulunan başkan yardımcıları, alt kademe yatırımcı müdürlerin yasaya standartlara uygun işler yaptırmasını sağlaması bir lütuf değil yapması gereken aslı görevdir. Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Başkanı bu konuda çok eleştirmenin haksızlık olacağı asıl bu konunun takipçilerinin STK'ların sesi ve soluklarının çıkmaması, yadırganacak bir sorumsuzluk örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

  Mahalle muhtarları, mahalle temsilcileri sizin engelli komşularınızın haklarını neden aramıyorsunuz? Nerede siyasi partiler, sivil toplum önderleri, vakıflar dernekler, kent konseyi yöneticileri, belediyemizin seçkin müdürleri, ve Ar-ge yönetimi… Bunların gündemine dahi giremiyorsa kesinlikle sorun var demektir. Biz sorumlu gazetecilik gereği bu toplumsal olayın gündeme getirip takipçisi olacağız.

 Kartepe sınırlarında nefes alıp veren herkes kamusal alanlardan, meydanlardan, caddelerden, sokaklardan tüm resmi ve özel binalara engelsiz özgürce ulaşmalı hizmet almalıdır. En azından bugünden sonra yapılacaklar buna göre yapılmalıdır. Bu bir imtiyaz değil artık yasal bir zorunluluktur. Bugüne kadar belediyemizin düzenlediği yaz okulları, sportif faaliyetler, gezilerde sosyal ve kültürel aktivitelerde, beceri kazandırma kurlarında engelli kardeşlerimiz hep yok sayılmış hiçbir şekilde akıllarına dahi gelmemiştir. Bu çok acı bir durumdur. Görevlerimizden olup ta savsakladığımız işlerden dolayı bir yavrumuzun yerel basının tabiri ile ''sisteme kurban'' vermiş, canıyla ödemiş olması tüm ilçemizin vicdanını kanatmıştır. Aziz ve Celil olan Allah (c.c) o yavruya senin boğulmana sebep olan neydi sormayacak mı sanıyorsunuz..!

 İlçemizdeki engelli sayısı Türkiye ortalamasını baz alırsak D.İ.E verilerine göre nüfusumuzun yaklaşık %12 engelli vatandaşlardan oluşmakta buna yaşlı, hasta, hamile v.s eklendiğinde %25 çıkmaktadır. Aileleri ile birlikte oy potansiyelini bir düşünsün. Üç yıl engelli vatandaşlarımız aklına gelmeyen belediye yönetimi belki uykusundan uyanır. Engelli vatandaşlarımız da uyanırsa tabi bundan sonra yapacakları oy hanesine evet olarak döner mi dönmez mi bilemem ama başlarsa eper yok kat edeceği muhakkaktır.

             Mensubu olduğumuz Yüce İslam Dini açısından olaya bakarsak ayet ve hadis yazmaya kalkarsak inan sayfalar dolar sadece bir örnekle yazıma son vermek istiyorum. Hicret'le birlikte kurulan Medine İslam Devletinin başkanı (maddi ve manevi)  Peygamberimiz Hz. Muhammed A.S idi. Vefat edinceye kadar savaş, sefer, hac ve umre olmak üzere Medine'yi yaklaşık 26 defa terk etmiştir. Sahih İslam kaynaklarından edindiğim bilgiye göre tam 13 defasında ama sahabe (engelli) Abdullah İbn. Ummi Mektum' u kendisinin vekili olarak bırakmıştır. Peygamberimiz yokken devlet ve dinin peygamber vekili olmuştur. Ona ait olan yetkilerini kullanmıştır. Evet, takip etmekte emrolunduğumuz peygamberimizin uygulamalı mütevatir sünnetidir.  Ayrıca Allah Teâlâ'nın hakkında daima okunan ve dünya var oldukça da okunacak 16 âyetli bir sureyi âmâ (engelli) bu sahabe için indirdiği, bundan başka hiçbir sahabe için süre indirmediğini düşündüğümüzde bizler nerede olduğumuzu görüp bir an önce kendimize gelmemiz yapmamız gereken işleri vakit geçirmeden yapmalıyız.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhamet berk Yücasay 5 yıl önce

Değerli yazar teşekkür ederim.
Sayın Belediye Başkanımız, Ankarada Kartepe Turizm Birliği planlarını ısrarla takip ettiği için esas görevlerinden birisi olan engelli vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilenmeye vakit bulamıyor.
O zat oturduğu yerden başkalarının yaptığı işlerden prim toplama peşinde.

Avatar
ismail hakkı 5 yıl önce

teşekkür ederiz. güzel yorum biraz uuzn yazı ama güzel içeriği....kartepede malesef herşey göstetiş olmuş. kimse işin özüne dönmüyor. göstermelik işlerle meşkul adamlar..ehil olmayanlar başta olunca böle oluyo.

Avatar
halim 5 yıl önce

Sayın yorum yapan arkadaş burada büyükşehirden ilçelerden ve yazarın kendisine eleştiriside var. Sonuçta höşgörü ve samimiyetele önyargısız bakmakta yarar olduğu düşüncesindeyim. ortaya yazılmış bir yazı tekrar okunmasında fayda görüyorum. Sonra bunca zaman neden hiçbiriniz bu konuları hiç gündeminize almadınızda şimdi en ufak eleştırıde cıyaklıyorsunuz...

Avatar
AYŞE 5 yıl önce

BAŞKANIMIZ TABİ ÇALIŞACAK ANKARAYA DA GİDECEK ANTALYA YA SEMİNERE (TATİL) BUNDA ŞAŞILACAK YADA FEDAKARLIK YAPIYORMUŞ ANLAMI ELBETTE ÇIKMAZ DİMİ...BİZ ONU YAN GELİP YATMAK İÇİN SEÇMEDİK.....

Avatar
Maşukiyeli 5 yıl önce

Sn. YÜCESAY, sen bizi aptal mı zannederek bizi keklemeye mı çalışıyorsun. Önce işkembeden atıyorsun Kartepe turizm birliği diye bir plan yok. Belediye internet sitesini okursan azda olsa gerçeğini öğrenirdin. Kartepe Turizm Merkezi dır adı öğren bu bir. İkincisi bu planın haberindeki başkanın Atatürk edasıyla verdiği poz ve konu ile alakası çok alakasız. Üç bu planları yaklaşık üç ay önce Kocaeli Büyükşehir onaylattı Kartepe'nin hiç rolü dahi yok. Haber sıkıntısı ve her olumlu işi kendine mal etmedeki hünerinden sahiplenilmiş. Başkanımız teftişten sonra heyetler halinde sık sık Ankara gitmesi doğrudur ama görüşmeler ve konular konusunda tahminde bulunmak bize yakışmaz. Biz yine ilçemizin ali menfaatleri için gittiğini düşünüyoruz. Dört son seyahatte Zafer Arat Hasan Kandaz ın katılması düşündürücü. Maşukiye'li olarak başkan henüz turizmin ne olduğunu bilmezken 1990 yılında mevzi plan yaptırıp il özel idaresine KARTEPE TURİZM MERKEZİNİ onaylatıp bakanlar kurulundan geçirtmiş olduğunu unutma. Bugün tek beş yıldızlı otel ve başkanın her dem övündüğü bu otel o zamanki Maşukiye'li yöneticilerin emeği unutulmamalıdır. Otelin temelini atan Maşukiye'li olan STFA kurucusu merhum Feyzi Akkaya bu arada anmadan geçemeyiz. Maşukiye'nin köylüsü bunları diyorsa okumuşu neler der bunu da unutma. Artık yönetime talip olma vaktı gelmiştir. Bu gidişe bizler göz yumamayız neslimizin geleceği için...