Eğitim, insanın temeli gibidir.

Ne kadar sağlam atılırsa o kadar güçlü ve uzun yıllar yıkılmadan insanı ayakta tutabilir.

Bizim de içinde bulunduğumuz gelişmekte olan ülkeler diliminde, diğer birçok sistem gibi eğitim de sürekli değişkenlik gösterdiği için bir türlü sağlıklı bir yörüngeye oturamıyor.

Bizim herkes tarafından kabul gören bir ulusal eğitim politikamız hiçbir zaman olmadı.

Ne yazık ki ideolojilere kurban edilen sistem, memlekete faydalı olabilecek, ahlaklı nesilleri de pek yetiştiremedi.

Yaşadığımız toplum ölçeğinde de bunu net olarak görebiliyoruz. Öz güvenden yoksun bireylerle, kimsenin kimseye güvenmediği bir ortamda, ön yargıların ve suçların havada uçuştuğu bir dönemi yaşıyorsak, bu sistemin en büyük çıktısıdır bu. Son yıllarda yapılan birtakım iyileştirmeler yerinde çabalar olsa da, bütüncül bir yaklaşımla konuyu ele almak gerekiyor.

Eğitimin ve dolayısıyla toplumumuzun kendine gelmesi için yapılanlar yeterli hamleler değil.

Gün gelir de öğretmen sınıfta olmasa bile öğrenciler kopya çekmeden sınava devam ederse, işte o zaman bir şeyler değişmeye başlamış diyebiliriz. Birbirine ve kendine güven duyan, sözüne güvenilir emin nesiller yetiştirmek istiyorsak işe en baştan başlamalıyız.

Eğri cetvelden düzgün şekil çıkmadığına göre, doğru eğitimle temeli sağlam atmakla ile işe başlarsak arzulanan toplum olma yolunda büyük adımı geride bırakmış oluruz.

Peki bu iş nasıl olabilir? Aslında bunun için biraz zaman ve biraz imkan gerekiyor. “Devletin eğitim politikası böyle, n’apalım” demek ilk akla gelen şey olur muhtemelen. Fakat aklına başka fikirler gelenler de var. Örneğin, KOTO…

Kocaeli Ticaret Odası, geçtiğimiz aylarda Kartepe’de bir okul inşa etti. Bu okul alışık olduklarımızdan pek farklı. Görünüşündeki farklılıktan bahsetmiyorum elbette. Okulun yönetiminde ve işleyişinde öyle uygulamalar var ki, öğrendikçe insan mutlu oluyor, umut doluyor. Örneğin bu okulda kantin var, ama kantinci yok. Nasıl yani? Öyle şey olmaz değil mi? Ama olmuş…

KOTO’nun bu okulunda kantini işleten kimse yok. Açık kasa sistemi uygulanıyor. Öğrenci aldığı ürünün parasını kasaya bırakıyor ve para üstünü alıyor. 120 öğrencinin öğrenim gördüğü bu okulda, bugüne kadar kasada hiçbir açık çıkmamış.

Ne muhteşem bir şey, değil mi? “İlla ki kasayı gören kameralar vardır” diye düşünenlere de cevap KOTO Başkanı Murat Özdağ’dan geliyor; “Evet, okulda tam 120 kamera var ve bu kameralar öğrencilerin vicdanlarında yer alıyor.” İşte bu! Öz güveni yüksek, birbirine güvenen, ahlaklı toplum için basit ama etkili bir adım. Hem de en temelden başlayarak…

Okulda zil diye bir şey de yok. Son yıllarda okullarda dizi müzikleri şeklinde kendini gösteren  ders zilleri, KOTO okulunda yok. Bir insana küçük yaşlardan başlayarak “zaman yönetimi”ni öğretebilmenin bundan iyi yolu olamazdı. Kimse sizi uyarmadan sorumluluğunuzu bilip zamanı geldiğinde derse girmeyi, zamanınızı ona göre yönetmeyi öğreniyorsunuz. Hayatımızda bundan daha fazla işe yarayacak bir başka ders görebileceğimizi sanmıyorum.

İlginç bir de “öğrenci banka sistemi” var okulun. Öğrenciler kendi aralarında para toplayarak bir sermaye oluşturuyor. Toplam 500 TL olan bu para yine okulda bulunan kasaya konuyor.

İhtiyacı olan öğrenci kasadan parasını alıyor ve aldığı parayı ne zaman aldığını ve ne zaman iade edeceğini yazıp imzalıyor. Bu uygulama ile bırakın kasadan para eksilmesini, söz verdiği günden önce getirip ödemesini yapan bile oluyormuş. Nesilleri böyle yetişirse, vicdanıyla baş başa kaldığında hak etmediği parayı almayacak bir anlayış içinde büyürse, gelecek için umudumuz daha da artar.

“Bir çiçekle bahar olmaz, ama her bahar bir çiçekle başlar.” Diyoruz ya, işte bu baharın çiçekleri de Kartepe’de filizlendi ve yavaş yavaş büyüyor. Başta Başkan Murat Özdağ olmak üzere, tüm KOTO yönetimini ve bu zarif projede emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
seray 1 yıl önce

meraba buokula herkes kayıt olabilirmi