Son yıllarda, özellikle çocuk denecek yaştaki gençler arasında kullanımı hızla yaygınlaşan bir uyuşturucu madde var.

Adı Bonzai.

İçeriği ve ucuz maliyeti nedeniyle bu zehir çok daha kolay temin edilebiliyor üstelik.

Kısa bir süre öncesine kadar bu maddeyle alakalı bilgim, medyadan edindiğim izlenimler kadardı.

Fakat yakın çevremde dahi bu maddenin etkilerine rastlayınca, olayın ciddiyetini daha iyi idrak etme imkanım oldu.

Ya yakın bir komşumuzun çocuğu, ya arka mahalleden genç bir arkadaşımız…

Bu illete bir şekilde bulaşıyor çocuklarımız.

Veya bulaştırılıyor…

Özellikle atıl durumda olan parklar ve mezarlıklar gibi mekânlar, bu maddeyi kullananların meskeni olmuş durumda.

Gün geçmiyor ki Bonzai kullanımıyla hayatı kararan bir insan haberi daha gelmesin.

Gözlerimizin önünde genç insanlar ruh gibi dolaşıyor, hissizleşiyor, algıları kapanıyor, kolay yönlendirilebilir hale geliyor.

Diğer uyuşturucu maddelere oranla daha yoğun yaşanan rüya hali neticesinde, kullanan kişinin kendine veya bir başkasına zarar verme olasılığı da çok yükseliyor.

Bu nedenle, ölüm, Bonzai’ye bulaşmış kişiler arasında çok daha hızlı yaşanıyor, daha sık rastlanıyor.

Bu bilinçsizce sürüklenilen hâl hepimiz adına hem üzücü, hem korkutucu.

Tabii ailelere bu konuda büyük iş düşüyor yine.

Çocuklarımıza gerekli ilgi ve şefkati gösterip, onlara yaşamaları ve nefes almaları için gereken kişisel alanları ayırmak gerekiyor.

“Benim çocuğum yapmaz” deyip kontrolü de elden bırakmamak gerek.

Her an dikkatli, gerekirse takipçisi olmalıyız çocuklarımızın.

Maalesef ki gençlerimiz, sonu karanlık olan bu tünele girmiş durumda.

Şu sıralar yüzbinleri bulan ve gün geçtikçe de sayıları sessizce artan madde kullanıcılarını bir şekilde rehabilite etmek ve topluma kazandırmak öncelikli görevimiz olmalı.

En az onun kadar; bu maddeyi temin eden, pazarlayan, aracı olan kişilerin yakalanıp en büyük cezalara çarptırılması da önemli.

Topluma böylesi zehir aşılayanlar cezasız kalmamalı, cezalar da yeni planlardan vazgeçirecek kadar caydırıcı olmalı.

Sapanca Gölü için geç de olsa adım atıldı!

Son aylarda kuraklık sorunuyla karşı karşıya kalan Sapanca Gölü için nihayet bir şeyler yapılmaya başlandı.

Artık gölden kimse izinsiz su alamayacak.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın geç de olsa attığı bu adımı çok önemli buluyorum.

Bilindiği gibi Sapanca Gölü doğal su kaynağı olmasının yanı sıra, yüzlerce canlıyı bünyesinde barındırmasıyla da bölge için büyük önem arz ediyor.

Yani göl yok olursa, koca bir tabiat ortadan kalkacak!

Ekolojik denge zarar görecek, çok insan işsiz kalacak, sebze meyve üretimde ciddi azalma yaşanacak.

Tüm bunların farkına varan Bakanlık, yayımladığı genelge ile gölden izinsiz su kullanımının önüne geçiyor.

Fakat bunun yanı sıra, gölü besleyen dere yataklarındaki şişeleme fabrikaları da kontrol altına alınarak göl kaynaklarının ıslah edilmesi gerekiyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın attığı bu adımı umut verici buluyor, bu vesileyle halkımızı da bir kez daha göl suyunun kullanımı konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum.

Makaleyi Kocaeli Gazetesi'nde okumak için tıklayın
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ismail şahin 3 yıl önce

bu şekilde yorumlansın bu illet sonuna kadar herkez mücadele verir.

Avatar
hakan 3 yıl önce

valla çok beğendim yazıyı aynen doğru kardeşim. gençler sahipsiz onlara yeterli sosyal alanlar yapılmıyo bide toplsana 3-5 kişi tüm toplumu zehirliyo. yokmu akıllı başlı kişiler bu insnların önüne geçsin. geleceğimi kötüye gidiyo bölece. daha bilinçli hareket lazım. çoooooook dikkat etmel lazım çocuğumuza. saygılarımla....hakan aydın

Avatar
melek kanat 3 yıl önce

çok tehlikeli bu dikkat çektiğiniz şeyler. aileler de henüz durumun vehametinin farkında değiller muhtemelen. anne babaları bilinçlenmek, gerekiyorsa belediyelerle bakanlıklarla işbirliği yapıp eğitim seminerleri düzenlemek, kamu spotları yayınlamak, gazetelerin arasına uyarı broşürleri koyarak her eve girmek, bir şekilde bir şeyler yapmak gerekiyor. "yapmaz" deyip konduramamak yanlış, bizim çocuğumuz da yapar. kandırılıyorlar, uyutuluyorlar, herkes yapar. hepimizin başına gelebilir. ama dediğiniz gibi, bu illete bulaşmamaları için çok dikkatli olmamız lazım. bulaştıktan sonrası çok daha zor çünkü..

Avatar
kasap 3 yıl önce

bu demek oluyorki son 12 yıldır ülkemiz günden güne ahlak erozyonuna uğramıştır köşe başlaında esrar içenlerin sayısı günden güne artmıştır

Avatar
geç olmadan 3 yıl önce

heryerde varmış bu illet.kim soktu bunu mwmlekwtimize.acı bit durum.baakanlık acil önlem alsın.okullarda özel anlatışsın bu duurum.geç olmadan

Avatar
Özer Karslıoğlu 3 yıl önce

kardeşim seni tebrik ediyorum..son yıllarda tüm yazarlar içinde okuduğum en anlamlısı ve önemlisi sağlasın.çok acı bir durum maalesef.toplum olarak bu zehiri üzerine gitmemiz lazım.ilk önce aileler sonra görev yetkililere düşüyor.sosyal faaliyetler şart gençlerimiz için.

Avatar
serkan uysal 3 yıl önce

inşallah yetkililerimiz adam gibi önlemlerini alırlar.yoksa çok aile dramı yaşanacak.herkes bu konuda daha fazla duyarlı olmlaı bencede