Benim Belediyem hesap verebilmeli!

Şeffaf Belediyecilik.

Hesap verebilir belediyecilik anlayışı ile bütünleşmiş bir ifade.

Söz gelimi nereye ne alınmış ne harcanmış vatandaşların kalem kalem haberdar olmasıdır.

Toplumun kafasında ki soru işaretlerini kaldırması açısından olması gereken bir uygulamadır.

Ahlaki normları ortalamanın üstünde olan ülkelerde bu işler böyle yürüyor.

Bizim gibi nüfusu hızla iki milyonlar mertebesine ulaşan büyük ve zengin bir kentte bu olmazsa olmazdır.

Çalmayan çırpmayan haksız yere insan kayırmayanlar için ideal olan uygulamadır şeffaf yönetim. Tıpkı geçmişe atıfta bulunup hep övüne geldiğimiz medeniyet havzamızda olduğu gibi.

Peki bu anlayışa uygun şekilde mi yönetiliyoruz?

Ülkemizde sayıları az da olsa hesap verebilen belediyeler var. Gelir giderlerini çok şeffaf bir şekilde vatandaşla paylaşıyorlar.

Elbette bunların sayıları istenen düzeyde değil ama hiç yoktan iyidir! Bu belediyeler bizde ki bazıları gibi kendi reklamını yapmak yerine milletin parasının hesabını veriyorlar.

Herkes çevresine baksın ve kendisine şu soruyu sorsun. Bizim belediyemiz ‘hesap verebilen’ bir belediye midir?

Öyle kapalı kapılar ardında körler sağırlar misali olanından bahsetmiyoruz.

Gerek internet ortamında gerekse belediyeye giden bir vatandaşın rahatlıkla ulaşabilecek  olanından bahsediyoruz.

Çünkü bizim vatandaş olarak şunu bilmemiz gerekiyor. Belediyeye ne kadar para girmiş, nerelere harcanmış, hangi işler yapılmış ve kimler almış.

Bu bilgilere herkes ulaşabilmeli.

Herkes biliyor ki bugün tüm belediyelerde inanılmaz rantlar dönüyor.

Çoğunuzun kulağına az çok bu tür rant paylaşımlarının nasıl birilerine peşkeş çekildiği türü haberler gelmiştir.

Gerçekten hak edenlerin değil de ahbap çavuş ilişkilerine kurban edildiğine olan inanç her daim vardır.

Milletin paralarının kültür, yardım, tanıtım adı altında dalkavuklara nasıl peşkeş çekildiğini duymayanınız kaldı mı merak ediyorum.

Bu tür söylentilerin önüne geçecek tek şey belediyelerin şeffaf  yani herşeyiyle hesap verebilen bir yapıya geçmelerinden geçiyor.

Bunun nasıl ve ne şekilde olacağı konusu hiçte zor değil.

Örnekleri yurt içi ve yurt dışında çok sayıda var.

Bu şekilde hem idarecilerin vicdanları rahat olur hemde kamu vicdanında aklanmış olurlar.

Karga İle Leylek

Bir bilim adamı araştırmasında kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı tür kuşa rastlamış.

Nasıl olurda kendi türleriyle değil de bir başka tür kuş sürüsüyle uçmak istediklerini merak eder.

Bir yanda karga, bir yanda leylek...

O kadar farklıdır ki kuşlar; ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine.

Öyle ya, karga dediğin kargalarla uçmalıdır; leylek dediğinse leyleklerle.

Yaklaşır ve merakla inceler kuşları. Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar.

O zaman anlar ki; birlikte kaçar, birlikte uçar bu beraber yaşamaları beklenenlerin yanında tutunamayanlar.

O zaman anlar; sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır canlıları birbirlerine yakın kıldığını.

Topal kuşlar birbirlerinin “arıza”larını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine.

En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.

Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakınlaştıran, yaklaştıran...

Sevdiğim Sözler

Zaman en iyi yazardır, her zaman en iyi sonu yazar.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rte 5 yıl önce

Allah topal zihinlerin birlikteliginden kartepeyi korusun hasan bey. Guzel yazi.sizi takip ediyoruz