Öyle her şeyde rakı şişelerine sarılmadım ben 
Sakinleştirici haplar almadım, bir psikoloğum da olmadı hiç... 
Elbette bende içtim hatta dağıttığım da oldu kendimi 
Canım yandı kanadı yoruldum yıldım hatta yıkıldım, 
Ama kaçmadım hiç, 
Ve sığınmadım hiçbir şeyin ardına da içine de.
Acının dibine de düşmüşlüğüm var
Mutluluğun zirvesinden düşmüşlüğüm de var benim, 
Fakat hep ayıktım ben... 

Kafam dağılsın rahatlayayım gibi bir düşünce içinde 
Sosyalleşip zamanda öldürmedim 
Ne bir futbol maçına gittim 
Nede bir kahvede saatlerce oyun kağıtlarına esir düştüm 
Şöyle her şeyden uzak deniz kum ve içki olayına da giremedim hiç 
Ya da bir dağ kulübesinde gizlenip saklanmadım ... 
Hep ayakta ve hayatta kaldım en ayık halimle.

Ölmeyi özlediğim anlarım oldu delice
Ama intihar etmeyi kaçmak bildim hep, o yüzden hiç düşünmedim
Yaşamak istedim bende herkes kadar, 
Ama kendime hayatı hırs edinmedim hiç
Öyle ya hayat ne verdiyse ne getirdiyse 
Onu benim bildim ve yetindim...
Ne alabilirim demedim hiç hayattan ya da insanlardan...
Hayata ne katabilirim oldu hep derdim 
Ve hayatımda ki insanları hep çok sevdim 
Hani herkes çok sever ama, 

''Bence insan sevilmeye ihtiyaç duyduğu kadar sever''

Bu tıpkı açlığı gibidir insanın ne kadar acıkmış san 
O kadar yemek yersin misali, 
Tuhaf bir duygudur bu açlık önce doymak adına 
Karşına çıkan neyse aldırmadan yersin 
Büyük bir iştah ile, belli bir doyuma ulaştığın da 
Yediğin şeyin ne olduğu nasıl olduğu gibi sorular cevap bulur kafan da 
Önce yavaşlarsın sonra durur ve bakarsın 
Yediğinden arda kalanlara... 
Ve sonra vücudun bir refleksle istifrar etmeye başlar 
Tasfiye işlemi başlamıştır artık 
Önceler de çok ihtiyacın olduğu 
Ve o baz da bakıldığın da çok güzel gelen o yemekten 
Vücut kurtulmaya çalışır, zira fazlası onu zehirlemeye 
Ve yavaş yavaş öldürmeye başlamıştır. 

Bu vücudumuzun hayatta ve ayakta kalması için tasarlanmış 
İlkel bir zekasıdır, 
ve sadece gerektiğinde devreye girer... 
İşte hayat da yaşadıklarımız da böyledir insanlar tanırız 
İhtiyaç duyduğumuz sevgiye orantısız olarak sever ve yaşarız
Fazla gelmeye zehirlemeye hatta öldürmeye başladığın da 
Uzaklaşırız, buda ruhun ve yüreğin ortak ilkel zekasıdır 
Ve buda ihtiyaç olduğunda devreye girer...

Velhasıl bir şairin dediği gibi 
''Hayat insana dersini yaşatırken verir''der ya 
Bende öğrendim işte... 
Hayat denen bu şeyi iliklerime kadar yaşayarak 
An be an durmadan kaçmadan...

Şimdilerde ne ferrarisini satan bir bilgeyim 
Nede hayattan her şeyi öğrenmiş 
Yaşlı ve yalnız bir alim... 
Zira benimde isyanlarım oldu küfre düştüğümde 
Ama yaşadım öğrendim ve geçti işte... 

Hayat öğretti bana da içime ede ede 
Yaşamayı ve her şeye rağmen ayakta kalmayı... 
Ama öğrendiğim en güzel iki şey var ki değişmem hiç bir şeye;
Yüreğinde imanını koruyacaksın ki,gerçekten sahipsiz kalmayasın. 
Ve arkadaş bu hayatı ayık yaşayacaksın ! 

Evet zor olacak bu ikisi de ama inan bana hayatta ve ayakta kalacaksın...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.