Yerel yönetimler kendi kendilerini yönetme becerisi ile sosyal ve ekonomik bakımdan büyümede başarının vazgeçilmez bir parçası olarak görülmektedir.

Bu nedenle belediyecilik, hizmetin getirilme ve uygulanma noktasında da merdivenin birinci basamağında yer almaktadır.

Halka en yakın ve halkın en kolay ulaşabileceği birim olarak bilinen belediyeler, yaşamın sosyal sorunlarına ilk elden ulaşmanın en önemli unsurudur.

Bu bağlamda yerel yönetimler ile halk arasında yakınlaşmayı sağlamak, oluşan sorunlar karşısında çözüm üretmenin en pratik yoludur.

Belediyelerin belirlediği hizmet anlayışı, bireylerin yaşam kalitesini belirleyen unsurların başında gelmektedir.

Katılımcılık noktasında daha şeffaf, eşit ve adaletli bir anlayış içinde halkı ile bütünleşen bir belediyecilik anlayışı, o toplumun refahı için biçilmiş bir kaftandır.

“Önce insan” ilkesi ile halkıyla bütünleşen, hizmet anlayışında öncü, yaşamı kolaylaştıran, şehircilik bilinci yüksek ve çağın hayat standartlarına uygun bir stratejik anlayış belirlemek, yerel yönetimleri başarıya götüren en büyük faktördür.

Temel misyonunu bu ilkeler üzerine kurulmuş olan belediyelerin bu görevlerini etkin, verimli ve kaliteli bir biçimde gerçekleştirebilmeleri çağdaş bir belediyecilik anlayışının da bir gereksinimidir.

Belediyelerin otonomisi vatandaşın refahı üzerinden sahip oldukları bağımsız etkiye bağlıdır. Çünkü belediyeler belde halkının ortak ihtiyaçlarını belirlemek ve karşılamak üzere kurulmuş kamu oluşumlarıdır.

Gelişen ve kendini yenileyen Kartepe’mizin ihtiyaçları hızla değişkenlik göstermekte ve çeşitlenmektedir. Ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak halkın talepleri de fazlasıyla artmaktadır.

Bugün öncelikle kentimizi yönetenler beldenin ve belde halkının ortak ihtiyaçlarını sürdürülebilir bir anlayışla ele almalıdır.

Ellerinde ki kısıtlı imkânlar ile yıllardır birikmiş bu sorunlara her ne kadar hızlı bir cevap üretecek güçte olmasalar da, bu ihtiyaçların çözümü noktasında tasarrufa ve alternatif kaynaklara yönelme zorunluluğu doğmuştur.

İşte bu yüzden sağlıklı ve sürdürülebilir bir hizmet anlayışı oluşturulabilmesi için kentimizi yatırımcıların cazibe merkezi olarak gördüğü bir yapı haline getirmek gerekmektedir.

Çünkü sağlıklı kentleşmenin ve başarılı bir kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi ancak belirlenen planlı ve sürdürülebilir yatırımların kentimize gelmesiyle mümkün olur.

Etkin bir kalkınmanın ana damarını oluşturan stratejik planlamaya ve başarıya giden yola ancak bu şekilde ulaşabiliriz.

Kalkınma hamlesini belirleyen unsurlar, insan odaklı olmalıdır.

Bugüne kadar yapılan ve sadece Salt büyümeyi amaçlayan politikalar izlemek, büyümenin bireylere ve topluma nasıl yansıdığını gözlemlemeyen bir anlayış içinde olmak yeterli değildir. Hizmet hamleleri mümkün olduğu kadar çeşitli kitleleri kapsayıcı ve eşitlikçi bir anlayış üzerine kurulmalıdır.

Çünkü kalkınma; ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel olarak çok boyutlu bir süreçtir.

Ana başlıklarını belirlediğimiz bu dört önemli boyutun belediyeler üzerine yüklediği misyonu şöyle açıklayabiliriz.

Ekonomik olarak;

Bulunduğu bölgenin doğal, sermaye, teknolojik ve insani tüm kaynaklarını akılcı bir şekilde ve belirli önceliklere göre toplumun refahını artıracak şekilde kullanmak.

Sosyal olarak;

Topluma eşitlik, paylaşım, dayanışma, gönüllülük, ortak gelecek, ortak sorumluluk gibi değer ve kavramları yerleştirmek. Bunları yaparken de tüm Vakıfları, Dernekleri, İrili ufaklı oluşumları sürecin içine katmak.

Siyasal olarak;

Tüm belde halkını etkin bir biçimde karar alma mekanizmaları karşısında ilgili olmaya ve bilgilendirme noktasında daha katılımcı, saydam ve hesap verilebilir bir süreç içine sokarak, karşılıklı güven kazanılan bir yapı haline getirmek.

Kültürel olarak;

Beldede ki ırk, dil, din ve kültürel farklılıkları ötekileştirici, ayrıştırıcı birer unsur olarak kullanılmasının önüne geçerek, birleştirici, yakınlaştırıcı sosyal ilişkilerin çoğalmasını sağlayacak politikalar uygulamaktır.

Yıllardır Kartepe’ye bir üvey evlat muamelesi yapan siyasetçi ve idareciler on yılardır kalkınma hamleleri yapmak, kenti geliştirmek yerine borç edebiyatının ardına sığınarak, rant kavgasına tutuşup, halkından kopuk birer bürokrat olarak bu kenti yönetmeye çalışmışlardır.

 

Yönetenler ile yönetilenler arasında güven bağı zedelenmiş ve bu kentin insanlarını birbirinden kopuk yaşayan bir kitle haline getirmiştir.

Yaşanan bu süreçler toplum kültürümüzün oluşmamasına, sorunların çözümü noktasında sahiplenme duygusunun yok olmasına neden olmuştur.

Bu bağlamda yaklaşık olarak yedi aydır iş başında olan Kartepe Belediye Başkanı Sn. Hüseyin Üzülmez ve ekibinin bu süreçte izlediği yol haritası incelendiğinde, belirledikleri politikaların hiç de fena olmadığı görünmektedir.

Fakat şunu da belirtmeliyiz ki bu yapılanlar asla yeterli değildir. Bu kentin daha çok yatırıma, dayanışmaya, daha çok kültürel birliğe, kaynaşmaya ve İnsan refahı odaklı hayat politikalarına ihtiyacı var.

Çünkü coğrafi yapısı bakımından bu bölgenin, iyi bir planlama ile kentleşmeye, turizme, sanayileşmeye ve tarıma çok müsait, uygun bir konuma sahip olduğuna ve bu ilçenin daha fazlasını hak ettiğine inanıyorum.

Selam ve dua ile
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.