Bir bayramı daha geride bıraktık. Hacı olanlar, kurban keseyim derken kendini kesenler, kalp krizinden ölenler, kaçan boğalar, hatta boğayla karate yapanlar… Bu görüntülere her yıl şahit oluyoruz. Fakat bu bayramı diğerlerinden farklı kılan şeyler var. Nedir onlar? Elbette yakın zaman içinde yaşadığımız darbe girişimi ve sonrasında yaşanlar bayramı farklı kılan önemli etkenlerdi. On binlerce insanın kamudan ihraç edilmesi, kimilerinin tutuklanması, yurt genelinde yapılan operasyonlar bayramın ve sohbetlerinin öne çıkanları oldu. Bu arada Başbakan Binali Yıldırım’ın gösterdiği sempatik tavırlar da bayramda sohbetleri tatlandıran büyük bir detaydı diyebilirim.

Sohbetleri bir kenara bırakırsak, ihraç edilenlerle ilgili kamuoyunda oluşan endişeler hakikaten insanı tedirgin etmeye başladı. Darbe girişiminde bulunanların veya bir şekilde bu örgütün içinde bulunanların ceza almasına kimse karşı çıkmaz. Ancak “ee canım kurunun yanında biraz yaşlar da yanacak…” rahatlığıyla bu işlerin yürütülmesini kimse doğru bulmuyor.

Öncelikle bu alımların neden tabandan, memurdan başlandığına anlam veremiyorum. Neden tepeden aşağıya doğru inilmedi sorusu eminim herkesin zihnini meşgul ediyor. Yakın bir ilde, görevden alınacakların belirlendiği komisyonun başında bulunan üst düzey bir bürokrat, bir-iki hafta önce tutuklandı. Ne kadar ilginç değil mi? Önce sorgulayanların temizlenmesi gerekmez miydi?

Başarılı bir memur olabilirsiniz, fakat koltuğunuzda gözü olan birilerinin şu dönemde attığı bir iftiraya kurban gidebilirsiniz. Ya da biri sizin için ihbarda bulunsa ve haksız yere açığa alınsanız, yeter de artar bile. Bu zor dönemde suça karışmış olanla masum olanı ayırabilen gerçek yöneticidir. Kolundaki serumun bitmesini beklemeden yapılan tutuklama, zor yürüyen teyzeyi karga tulumba gözaltına alma gibi örnekler, işi sulandırmaya çalışmaktan başka bir şey değil. Bu tip olaylara müdahale edilmezse, toplumda bu operasyonlara karşı büyük bir endişe oluşacak ve güvenilirlik kaybolacaktır. Bu durumdan da en fazla hükümet zarar görecektir.

Dolayısıyla önce bir an evvel “tepedeki” temizlikler yapılmalı. Hepimiz adalet terazisinin daha hassas işlemesini, haksızlık yapılanların haklarının iade edilmesini ve özellikle örgütün siyasi kanadındaki uzantılarının ortaya çıkartılmasını bekliyoruz. Şayet bayram sonrası AK Parti içinde yapılması beklenen operasyonlar ile vatandaşın beklentilerine cevap verilmezse, inanın büyük hayal kırıklıkları olacaktır. Cumhurbaşkanının “Ucu bana dokunuyorsa beni de alın!” deyişi kriter olarak alınırsa, bu işin içinden çıkılır. Aksi takdirde, herkes birbirine kalkan olacak ve bu iş geçiştirilecekse, durum hiç de iyiye gitmez.

CHP’den bir ilk…

15 Temmuz darbe girişimi sonrası oluşan “Yenikapı ruhu” her yerde kendini göstermeye devam ediyor. Bir arada görmenin pek mümkün olmadığı iktidar ve muhalefet partilerini artık bayramda seyranda yan yana görmeye başladık. Bu görüntüler belki çok uzun sürmeyecek ama yine de tadını çıkartmak gerekir. CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar ve teşkilatı bayramlaşmaya katılınca, bir önceki bayram katılmamasını gerektirecek ne olmuştu diye düşünüyor insan. Hakikaten bu tür organizasyonlara niçin katılmıyorlar? İnsan kanlı bıçaklı bile olsa bayramın hatırına orada bulunur ve o coşkuya ortak olur. Biz vatandaşlar AK Partili, CHP’li, MHP’li, hepimiz birbirimizle bayramlaşıyoruz. Siyasilerin, vatandaşın vekillerinin ne sebebi olabilir ki bayramlaşmamak için? Her ne olursa olsun, 15 Temmuz sonrası muhalefet ve iktidarı halkın içerisinde görmek herkesi mutlu ediyor. Bu arada MHP’nin bayramlaşmaya neden katılmadığını da açıkçası çok merak ediyorum. Hem de AK Parti - MHP yakınlaşmasının en üst seviyede olduğu şu dönemde…

Gaza basmak gerekiyor

Kurban bayramı sonrası yapılması beklenen ayıklamalar artık son olsun! Hani demokrasi nöbetleriydi, OHAL’di filan derken, epey zamandır heyecan veren işler yapılmıyor. Şu da bitsin, bu da geçsin diye diye zaman hızla akıp gidiyor. Kimi sağlık yatırımı, kimi sosyal tesis, kimi yol, kimi vizyon projesi, kimi meydan düzenlemesi. Herkes iş yapılmasını bekliyor. Her bölgenin kendine göre acil ve öncelikli ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçların çözümü için de bir an evvel harekete geçmek gerekiyor. Soruşturmalar bir yandan devam ediyor diye kurumlarda tatil havası olmamalı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.