13 yaşında bir kız çocuğun henüz beden ve beyin gelişimi tamamlanmamışken ''Kendi rızası'' ile başlayan bu beraat kararı milletimizi yaralamıştır..

Bu kararı veren hakimler, N.Ç. kendi kızları olsaydı, bu karara ne derlerdi?
Kendileri de hakim olsaydı acaba bu kararı savunabilirler miydi?

Bu kararı eleştirenlere, '’Yaygara yapanların, yaygarası kararı değiştirmez'’ deme cüretini gösterebilirler miydi?

Bir karar bu kadar çok tartışılıyorsa yanlışlığı tartışılmazdır. Bu noktada bu kararın hukumuzu lekelediğini, vicdanları rahatsız ettiğini,türk adli tarihinde''Ayıplı kararlardan''biri olarak yer aldığını düşünüyorum.

Umarım karar düzeltme süreleri geçmemiştir,
Yargıtay bu yanlışı düzeltirse büyük bir yanlışlıktan dönülmüş olur.

Bu çirkin ve toplumun reddettiği bir olayda,bu kadar adi bir suçlamada mahkeme üst sınırdan ceza verseydi kamuoyu bu eleştirileri yapmazdı.
Bu anlamda yasalarda eksiklikler varsa bu düzeltilmeli ve adalet haklı ile haksızı adilane ayırabilmeli toplum vijdanını rahatlamalıdır.

Bu kararda  ''Takdir hakkı ''mağdur N.Ç.’den yana değil de sanıklardan yana kullanan mahkemenin büyük kusuru vardır.

Bu davada ''Yüce Türk Milleti adına'' sözü ile başlayan mahkeme kararlarının açıklanmasında  bu kararı verenlerin, bu kararın arkasında Yüce Türk Milletinin olmadığını kuş beyinlerine sokmaları gerekiyor..Saygılarımla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.