Küreselleşme, ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin değiş-tokuşundan doğan bir 

uluslararası bütünleşme süreci olarak yedirilmek istense de kota engellemeleri , vize problemleri, 

terörist yaftalamaları, karşılıklı eşitliğin söz konusu olmadığı gümrük uygulamaları düşünüldüğünde 

bir ambalaj-maske olduğu şıp diye anlaşılan, küre merkezine imtiyaz-üstünlük ve ayrıcalık 

kazandırabilmek için uydurulmuş yeni(!) bir propaganda yöntemi diyebileceğimiz, ‘’at mandanın 

boynuna çek getir ahırına’’ doktrininin kavramsal bir halidir…

Küreselleşmenin çarpıcı özelliklerinden biri de olası etkilerinin çok sayıda ve çeşitli olduğu izlenimini 

küresel medya ve ekonomi  ağını kullanarak (ki her ağ örümceğine hizmet eder)  mavi gezegenin her 

yanına yaymasıdır…

Küreselleşme; Yeni Dünya Düzeni aldatmacası, Modern Dünya kandırmacası, Demoratikleşme 

Paranoyası, Kapitalizmin Dinleştirilmesi, bencilliğin pikleştirilmesi gibi farklı varyasyonları olsa da 

bu hapın, susuz yutamayan ülkelerde sosyolojik ısınmayı sağlayıp  bir bardak soğuk suyla 

kakalanan her derde deva ilaçtır kimilerine göre…

İmkân dahilindeki ticarî aktivitelerin sınırlarının genişlemesi dediklerine de bakmayın siz çünkü ‘’o 

imkanlar bende yok ki arkadaş’’ dediğinizde de ‘’çalış seninde olur’’ mavalıyla aşağılarlar sizi 

olamayacağını bilerek…

Küreselleşmenin gladyatörleri; modern dünyada şuna yer yok, buna yer yok masalı anlatmayı bir 

kenara bırakıp, bu modern dünyanın kurallarını hangi devletin-kimin koyduğunu söyleyebilirler mi 

dersiniz…

Ayrıca, küreselleşme mavalı okuyanlar bu kürenin merkezinde hangi devletin olduğunu bize neden 

söylemezler acep…

Kimin uydusu olmamızı istediklerini bizden saklamaya çalışan bu zümre Türk Çocuğu’nun 

saklambaçta ne kadar iyi olduğunu unutmuş olabilir mi sizce...

Küreye en bilinen örneğin top olduğu gerçeğinden hareketle, Küreselleşmeyi ‘’Toplaşmak’’ olarak 

ifade etsem edepsiz olur muyum…

Yaklaşık 5 milyar yaşında olan dünyanın neresi yenidir ki düzeni yeni olsun ve düzeni güç 

kurduğuna göre düzene uyanlar zayıflıklarını da kabul etmiş olmuyor mu ve bunlar cesaretten dem 

vurduğunda ‘’korkaklardan cesaret dersi alacak değiliz’’ dediğimizde zorlarına gider mi ki…

Yeni Dünya Düzeni’ymiş…

Modern Dünya’ymış…

Medeniyetler İttifakı’ymış…

Efendimizle Asr-ı Saadet Dönemi’nde ittifak yapmayan medeniyetlerin ittifak yapacağı mı tutmuştur…

Nükleer Silahlarının olmadığını bile bile Irak’a çakan Modern Dünya değil midir…

Kırım’a bodoslama dalan ‘’AYI’’  Yeni Dünya Düzeni’nin gereğini yapmamış mıdır…

Bir varmışşş bir yokmuşşş…

Bak efendi! Küreselleşme; ‘’at Manda’nın boynuna çek getir ahırına’’ dan başka bir şey değildir 

bilesin…

Gürkan KARAÇAM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.