Akıllı Bisiklet Projesi ve Kartepe

Şu sıralar İzmit’te bisikletler cirit atıyor.

Kentin belirli noktalarına kurulan istasyonlarda bulunan akıllı bisikletler halk tarafından çok sevildi. 

Öyle ki, daha ilk haftasında binlerce kişi kullanmaya başladı bu bisikletleri.

Avrupa ülkelerinde sıklıkla kullanılan bisikletler, ülkemizde sadece çocuklara alınan karne hediyesinden ibaret.

Gerçi son yıllarda karne hediyelerinin de oyun konsolu, bilgisayar, telefon gibi elektronik eşyalardan oluştuğunu düşünürsek, bu alanda da bisikletin varlığını yitirdiğini söyleyebiliriz.

Bisikletin etkili bir spor aracı olduğunun da, ulaşım aracı olarak kullanılabilirliğinin de henüz pek farkında değiliz.

Hâl böyleyken; büyükşehir belediyesinin “Akıllı Bisiklet” uygulamasını devreye sokması, bisiklet kullanımının yaygınlaşmasına da ön ayak olacaktır.

Hem beden sağlığımız, hem de çevre sağlığı için oldukça faydalı olan bisikletleri kullanmak için 5 TL’lik kart almak yeterli.

Üstelik zaman içerisinde kredi kartı ve Kent Kart ile de yükleme yapılabilecek.

Yahya Kaptan’dan Plajyolu’na kadar belli noktalarda kurulan 15 istasyonda, toplam 120 adet bisiklet bulunuyor.

Vatandaş bu istasyonlarda bisiklet bulamama gibi bir sorunla karşılaşmayacak.

Herhangi bir istasyondaki bisiklet sayısı 3’e düştüğünde, merkeze giden sinyalle o istasyona bisiklet takviyesi yapılıyor.

Böylelikle dileyen herkes dilediği istasyondan bisiklet kiralayabiliyor.

GPRS sistemi ve kameralarla takip edilen akıllı bisikletlerden faydalanmak için tek şart 18 yaşın üzerinde olmak.

Gerek şehir trafiğini rahatlatmak, gerekse çevresel ve sürdürülebilir bir ulaşım aracının kullanılmasını özendirmek amacıyla hayata geçirilen bu projeyi olumlu buluyorum.

Ancak; yürüyüş yolunun önemli kısmını oluşturan ve ve günde yüzlerce vatandaşın yürüdüğü Köseköy mevkiinde bu istasyonlardan kurulmamasını ciddi bir eksiklik olarak görüyorum.

Projenin İzmit Belediyesi sınırları içerisinde hayata geçirilmesi planlanmış olsa bile, bisiklet yolunun devamlılığı ve Kartepe’den İzmit yönüne yürüyen sporsever potansiyeli düşünülseydi, bu kısma da en azından bir istasyon kurulurdu diye düşünüyorum.

Yürüyüş yolunun Köseköy İstasyon Mahallesi’nden Yahya Kaptan’a kadar olan kısmı yaklaşık 3 bin metre.

Bu da demek oluyor ki; bisikletlerden yararlanmak isteyen Kartepeli vatandaş, 3 bin metre yürümek zorunda.

Zaten yürüyüş yolu toplamda 8 bin 100 metre.

Yahya Kaptan ile Plajyolu arasındaki 15 istasyon kurulan mesafe ise; 5 bin 100 metre.

Yani ortalama 340 metrede bir akıllı bisikletler için istasyon kurulmuş. 

Bisikletli ulaşım yalnızca motorlu taşıt trafiğine alternatif olarak sunulmadığı için, Kartepe’de trafik yoğunluğunun azlığı ilçenin de projeye dahil edilmemesine bir sebep olamaz.

İstasyonların en azından bir ayağının da Kartepe’de olması hem bölgeden İzmit’e günde yüzlerce bisikletli insan taşıyacak, hem de projenin bütünlüğünü sağlamış olacaktır.

Yetkililerin bu konuda küçük bir adım atması yeterli olacaktır. Dilerim yakın zamanda bisikletli yaşam Kartepe’ye kadar uzanır.

 


Sapanca için önlemler alınıyor ama…

Sapanca Gölü için yetkililer nihayet bir şeyler yapmaya başladı.

Biraz geç de olsa, her aşamada alınacak her önleme ihtiyaç var. “Zararın neresinden dönsen kârdır” derler ya, o hesap.

Hatırlarsınız, geçtiğimiz haftalarda da bu konuya sıklıkla değinmiştik.

Sapanca Gölü, “göl” olmaktan çıkmaya başladı; kısa zamanda su seviyesinde metrelerce çekilme oldu.

Gölün su yüksekliğinde yaklaşık 3 metrelik bir azalma söz konusu.

Öyle ki; gölde küçük adacıklar oluşmaya başladı, gölün içindeki tarihi yapılar gün yüzüne çıktı.

Böyle giderse Sapanca Gölü diye bir şey kalmayacak.

Bilinçsiz su tüketimi, besleyici derelerin ıslah edilmemesi, üstelik fabrikaların göl suyunu hoyratça tüketmesi, gölü adeta yedi bitirdi.

Son yıllarda etkili kar yağışlarının olmaması ve kurak geçen sezonlar derken…  Göl iyice kurudu!

Ülkemizin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş da suyunu Sapanca Gölü’nden alıyordu.

Üstelik yüzlerce insanı beslemeye yetecek olan miktardaki suyu tek başına kullanıyordu.

Gölün içler acısı halini gören yetkililer, en azından Tüpraş’ın elini gölün üzerinden çekmesi için önemli bir çalışma başlattı.

Körfez Evsel Atıksu Arıtma Tesisi’nde bir süre önce uygulamaya konulan “suyun geri kazanımı” projesinin bitmesiyle, günde 40 bin metreküp su dönüştürülmüş olacak.

Buradan elde edilen geri kazanım suyu ise Tüpraş’a verilecek.

Bu sayede hem gölün suyunu kurtarma adına önemli bir iş yapılacak, hem de geri dönüşüm suyu faydalı bir amaçla kullanılacak.

Hayata geçirilen bu ve benzeri projeler sayesinde kente ve doğaya sahip çıkmaya devam etmek ümidiyle…

Yazıyı Kocaeli Gazetesi'nden okumak için tıklayın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.